Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

10 Ocak 2018 Çarşamba

CUmHUriYet öLürKen!!

Sol duyumun dediğidir.

   Zaman akar, zaman geçer zaman zaman içinde:)))
 Ne hoş sölerdi vicdansız, ama efendim mevzu o değil:) Bakın mevzu ne:)
 Şimdi sizi, peşime takıp, morarşinin kafasını koparan, cumhuriyetin hikayesine götüreceğim.
 Zaman aktı zaman geçti .M. S 8 yüzyılda durdu.
     Tüm medeniyetlerin, yapı taşı olan yunanlılar, demokrasi kavramının, doğuşuna da tanıklık ettiler.
Eski yunan kent devletlerinde, bir kral ve onun fikir danıştığı yaşlılar meclisi vardı.Kral büyük toprakların sahibiydi. Tanrı kraldı net. Ama ticaretin gelişmesiyle birlikte zenginleşen, soylu sınıf bir süre sonra, kralın yetkilerini, budamaya başladı. Bir süre sonra kral, soylular meclisi tarafından seçilen bi kamu görevlisi durumuna geldi ki; al işte sana ilkel bi demokrasi ve akabinde cumhuriyet:))
Fakat cumhuriyet tiranlar tarafından, bi süre sonra yerle yeksan edildi.Tarihin tozlu sayfalarına gömüldü.Yazık tabi.(

Kaydı zaman M.Ö 753 yılında durdu.

  Romus ve Romulus adlı kardeşler tarafından, tahminen M.Ö 753 yılında kurulan roma şehri, Roma krallığına ev sahipliği yaptı.
   Etrüksler, Romanın kurucularıdır. Buncağazımların Türk olduklarıda iddia edilir, ama efendim mevzu o değil:)
    Etrüks kralı adı lazım değil, M.Ö tahminen 509 yılında, kendini Tanrı ilan eder.Haliyle Tanrı olmak,  dünyanın tüm nimetlerinden max. fayda sağlamayı gerektirir ki, bu noktada dünyanın ilk kapitalistlerinin "krallar" olduğunu belirtmeden geçemiyeceğim:)her kral aynı zamanda bir kapitalisttir, net.Haliyle kral, günümüzün kapitalistler gibi hissediyordu. Bütün ülkeleri fethetmek, bütün yemekleri yemek, haliyle bütün kadınları da, m..kmek istiyordu.
 Taki soylu bi kadın olan, Lucretia'ya kadar. Bu kendini beğenmiş kadın, ne yaptı dersiniz!!! Tanrı kralı red etti. Buna çok fena bozulan tanrı kral, derhal adamlarına emir verdi, kadını kaçırtıp tecavüz etti.
Soylu Lucretia bu olaydan sonra bir mektup bırakıp intihar etti.
Bu noktada kısa bi es verip, şunu söylemek istiyorum:))Kadınların makus talihi hiç değişmiyor valla:)Yıl M.S 2018 aynı tecavüz ve şiddet devam ediyor:) yazık tabi.)

Neyse efenim mevzu o değil, bakın mevzu ne:)
        Kız kardeşinin, intiharı üzerine kinlenen, abi,Publius , bir ordu toplayıp kralın üzerine yürüdü. Ve sonunda, monarşinin kafası, artık bir çift omuz üstünde değildi.)))ha ha çok hoş.)
  Romada cumhuriyet M.Ö 509 da kuruldu.2 konsül seçildi ve bunun yanında bir de senato.Elbette cumhuriyet kavramı eski yunan kent devletlerinden Publius'un, belleğinde yer etmiş bi yönetim biçimiydi.Romada cumhuriyet tam 500 yıl hüküm sürdü. Hiç kimse cumhuriyetin yıkılacağından şüphe bile duymuyordu.
 Ama 500 yıl sonra Sezar adlı bir hain, kendi tiranlığını ilan edip cumhuriyetin temellerini dinamitledi. Elbette roma senatosu, bu kendini tanrı ilan eden, ahmak adamı, senatonun ortasında delik deşik etti.Cumhuriyetin bıçak darbeleri, monarşinin kafasını bi kez daha kopardı. Ama gelin görün ki, Marcus denen köpek, cumhuriyetçileri yakalayıp kılıçtan geçirdi. Ve monarşi tekrar şahlanırken, cumhuriyet, tarihin tozlu sayfalarına saklandı.

Ta ki, 1789 Fransız ihtilaline kadar.

      Pariste Maria Antoina'nın, Versaydaki sarayını gezerken,  bu kadının makus talihinin, benim yaşam döngümü nasıl etkilediğini düşündüm:) aha kelebek etkisi:) Cumhuriyet olmasaydı, şimdi sokaklarımızda kafalarında bi çuvalla dolaşan suudi kadınları gibi olurduk net:))Bundan kuşkunuz olmasın.
  Neyse efenim,  peki Fransadaki cumhuriyeti, osmanlı sultanı, ne zaman ve kimler sayesinde ensesinde, hisetti.Jön Türkler sayesinde elbette:) Tanzimat fermanıyla birlikte, ingilizlerin Magna Cartası gibi padişahın yetkileri kısacası, herkesi m.kme isteği dizginlendi. Ama Abdülhamid denen monarşik kafa herkesi m.kme isteğini dizginleyemedi. Meclisi fes edip, anayasal monarşiyi red etti.Bu red ediş genç  Türkiyenin, bir cumhuriyet oluşunu sağladı. Ve osmanlı monarşisi tarihin tozlu sayfalarına gömülürken,  Kemale ermiş Mustafa, 1923 de şöyle buyurdu.

 Efendiler! Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz!

Ve işte bi adam ve tarihte bi kadın,  bizi söz sahibi kıldı.

Zamanın sarmalından fırlayıp bağırdım onlara.Unutmadık aklımda!! Unutmadık Lucretia!

       Ve kaydı zaman M.Ö 2018 de durdu.

 Bir tiran,  nice acılarla kurulmus,Türkiye Cumhuriyetini tıpkı hain sezar gibi tehdit ediyor.Peki şimdi ne olcak? Bu tiran, Cumhuriyetin bıcak darbeleriyle yok edilecek mi, yoksa Tiran, genç cumhuriyeti, tarihin tozlu sayfalarına, mı gömecek.

Bekleyip göreceğiz.
Cumhuriyet çok yaşa!!!


Neferteti mazlum halkını selamlar.

Hiç yorum yok: