Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

26 Ekim 2016 Çarşamba

TaNRI PaTLaDı!..BİG BANG!!!




        Ben kuşlardan da küçükken, varlığından bi an bile şüpheye düşmediğim
ALLAH a her gece dua ederdim. Gerçi Tanrı inancım hala sarsılmaz bişekilde dimdik ayakta, sadece şarlatan Muhammedle yolumuz ayrıldı:))  ‎· 

          Doğmatik felsefeye inanmak insana sınırsız bir huzur verir. Dinim islam peygamberim Muhammed allah/yallah sorgusuz bi inanç,  kafayı bu konulara takmaktan sizi alıkoyar. Çünkü insan, dünyanın rahmine düştüğünden beri aynı soruları kendine sorar.Biz nereden geldik? Nereye gideceğiz? Hatta bu yaz hatim ettiğim, Sapiens kitapcığında bile, Göbeklitepede ilk yerleşik hayata geçen insacıkların, yerleşmesinin ya da bi araya gelmesinin nedeninin, tarım değil de, DİN olduğunu iddia ediyor. Ve bu iddilarını doğrulayacak somut kanıtlar sunuyor. ‎Siz de okuyun ama, okunası kitap net:))

        Ama efendim mevzu o değil, bakın mevzu ne:)
     İslamın karanlığından kurtulmam yıllarımı aldı elbette, tam 30 yıl.))) dilekolay:)) Geçenlerde bi yerde şöyle bi cümle okuyup gülümsedim:) Kuranı okuyup anlamayan müslüman olur, anlayan atesit diyordu:)ha ha çok hoş.)cıkss ben ateist olmadım ama deist oldum net:))
   Sonunda deist olduğumda da tanrı ve teklik kavramı üzerinde düşünmeden duramadım tabi.
 Peki ne sonuca vardım:) yanaşın anlatayım:))
     Dünya muhteşem bi yazılımın ürüdür bence. Evet, tanrı bir yazılım mühendisi, ama kendisi var mı?Bence Tanrı vardı ama bizi doğururken yok oldu.Tanrının yok olma sürecine bilim adamları big bang diyor:))
Aha yani tanrı patladı ve gaz ve toz bulutu oldu. Tanrının tozlarından biz yaratıldık. Hepimiz bi tanrı tozuyuz sonucta. Dönüş Onadır:)) nası tez ama:)) çürütün!!! ‎

18 Ekim 2016 Salı

Serbest Piyasa Orgazmı

    Sol duyumun dediğidir

      Monarşinin kafasının, giyotinle vurulduğu  Fransız  ihtilalinden bu yana, dünyanın  diline, eski Yunandan fırlayıp gelen, "demokrasi" kavramı, dolandı.
    Demokrasi halkın kendi kendisini yönetmesi demekti ve bu iyi bi şeydi.Demokrasiyle yönetilen dünyada, çoğunluğun dediği oluyordu ki, bu daha güzel bi şeydi.
 Ama çoğunluk kısa vadeli çıkarcılıkla düşünüyor ve doğruyla/yanlışı ayırt edemiyorsa işte o zaman, ne olacaktı?
Dananın kuyruğu orda kopuyo işte:) Yanaşın:)
           Dünyayı yöneten mahşerin 5 atlısından olan ABD seçimlerin arifesinde.
   Peki dünyanın bi ucundaki bi ülkedeki seçim, kendi ülkemiz b.ka batmışken hem de, bizi neden ilgilendiriyordu. Ha ha anlatayım.
         Çünkü düşünce, sistemde domino taşları gibi dizayn edilmişti. İlk taşın değişimi onbininci taş olsanız dahi, sizi de etkiliyordu ve bu,  bi süre sonra, sıra size de gelecek demekti. Aha bi nevi kelebek etkisi:)
    ABD de, seçimler,  serbest piyasanın  tüm pisliğiyle sallanıp sonuçlanacak elbette. Adaylarda D. Trup,  her şeyin satılık olduğuna ve her şeyi satın alabileceğine inanan, özgür kadın düşmanı bi kapitalist.
Kadınları aşağılayan, ata erkil toplumun prototipi. A..cıklarını  avuçlayacağız diye bi küfür savurduğunda dahi,  "benimkini  avuçla Truppp, aşkım" diye bağıran ya da bağırtılan bir kadın seçmen kitlesine de sahip ayrıca.
   Bunun bizim ülkemizdeki yansımalarına bakalım bide:) Kocamı ve 3 çocuğu derhal bırakıp, Recebin haremine girerim diyen türbanlı bacılarımızın tıvıtırdaki haykırışları duymuşsunuzdur elbette:).
        Serbest piyasacı, mümin;  kadının beynini kullanmasına gerek yoktur, er kişilere bacaklarını açması yeterlidir. Bu yaşama biçimi kadın için de, en hayırlıdır:)) der ve mümine onu alkışlamaktan geri durmaz.Aynı şey:)
          Ve sonuç,  Serbest piyasacı, şeriatı savunan bu mümineler, "fakir bir adamın birinci karısı olmaktansa, zengin adamın dördüncü karısı olmayı tercih ederim" allah da böle istiyor diyip,  çığlık çığlığa "serbest piyasanın orgazmı" yaşar.

        Paranın satınalamaycağı şeyler vardır, gerisi mastırkart diyen bi reklam sloganı düştü belleğe ama cıkss... durum şunu gösteriyor kİ; paranın satın almayacağı hiç birşey kalmadı. Maalesef...

Neferteti mazlum halkını selamlar.

14 Ekim 2016 Cuma

KitaPlaRı SilahLAr KoRuYaCak

Sol duyumun dediğidir

      Kadın tarihi diye bi kitapçık var mıdır acaba efendiler? Kadın tarihi derken, adıyla müsemma işte, kadının ilk çağlardan beri, ailedeki, toplumdaki yeri, konumunu irdeleyen ve yüzyılar boyunca değişimini takip eden bi kitapcık:) Misal Sapiens kıvamında olabilir.))Bilen varsa yazsın buraya çok sevap valla:)
    Ama efendiciğim mevzu o değil, bakın mevzu ne?
   İskenderileyi Hypatia'yı bilir misiniz? O bir bilim kadını. Paganizmin geniş yelpazesinde yaşayıp, evlenmemiş haliyle ürememiş, kendini bilimin sihrine kaptırmış bir kadın. ,-yazık tabi o güzelin DNA yok olmuş.)
Aha filmciğini de çekmiş holıvıt. AGORA, izlemeyen kalmasın net::)
   Bu filmde de anlatıldığı üzere,  Tek tanrılı despot hristiyanlar, önce tarikatlarla, toplumu kinlendirip bi süre sonra, iskenderiye kütüphanesine saldırır. Hoşgörü sahibi yöneticiler, bilim adam/kadınları, her fikrin yeşermesine olanak sağlarken, kendilerini ilk fırsatta boğazlayacak fikirlerin doğup büyümesine, kinlenip insanlara bulaşmasına da gözyumdular.Belki de görmediler, Çünkü bi kısmı gözlerini yıldızlara bakmaktan alamıyordu bir kısmının da kafasını matematiğe gömmüştü.
           M.Ö 370 lerde,  kitapları, fikirlerin koruyacağını sanan, asla şiddet başvurmayan, bu barışcıl bilim adam/kadınları yüzünden İskenderiye korunamadı. Fikirleri dolayısıyla kitapları, sadece silahların koruyabileceğini kabul etmediler!! Şiddet kötüdür felsefesine inanarak, şiddetin en ağır şekliyle cezalandırılıp öldürüldüler.
        Ve sonuç, Hypatia vahşi bir şekilde parcalanarak öldürüldü.Bu vahşice ölüm şekli, çağlar boyu diğer kadınlara, küçük kızlara örnek olması için gerçekleştirildi. Kadın, sokaktan, okuldan, pazardan hayatın he alanından vahşice silindi. Hareket alanı, mutfakla-yatak odası arasında olarak belirlendi.
 Ve bu hareket alanı yüzyıllarca değişmedi. Kadın,  bilimin sihirli dünyasına taaaa, 1800 doğan Mariey Curie ile geri döndü.

        Demem o ki size, efendiler!! Kitapları sadece silahlar korur. Askerlere, gereken ehemmiyeti verin. Eğer Türk ordusu İslamcı köpeklerin eline geçerse, bi on yıl sonra hepimizi s..kecekler net!!

Bunca delilere rağmen, hala daha şüphe mi edersiniz?

Vay o şüphe edenlerin haline...

Neferteti mazlum halkını selamlar...

8 Ekim 2016 Cumartesi

SERBEST PİYASADA CUMHURİYET SAVCILARI ve KOCA BULMA ARAYIŞLARIM:)


      Şimdi efendiciğim bu başlığa bi göz attığınızda, aha ne alaka yahu!!!! bu nefer neler yumurtlayacak diye söylendiğinizi duyar gibiyim!
   Evet yumurtlayacağım!!! yanaşın!!
       Serbest piyasanın dengesini belirleyen arz ve talepin, sosyallikteki, izdüşümü, bir olay karşısında toplumun verdiği tepkilerdir. Serbest piyasanın her kaidesini harfiyen uygulan bi guruh olarak, adaleti de serbest piyasanın ellerine teslim ettik.Hamdolsun:)Artık kanunlardaki boşluklar, halkın tepkilerine göre dolduruluyor. Misal otobüsteki şortlu hemşireye tekme atan müslümanın önce serbest bırakılıp. Ertesi gün, hopppp diye tutuklanması gibi.
       Peki sayın savcım bi gecede hangi kanun değiştişti de, ki kanunlar çıkarıldıktan 45 gün sonra resmi gazetede yayınlanır ve yürürlüğe girer, senin hükmün değişti?
          Ertesi gün serbest piyasadaki halkın tepkisi göz önüne alınarak, sayın savcının kafasına dank etti,  "ve halkı kin ve düşnamlığa sevk etmekten adamı tutukladı. Peki bir gün önce neden bunu yapmadın? Yapmadı çünkü, şakirt savcılar hala işbaşında:)Maalesef.
    Peki cumhuriyet savcısnın benim benim koca bulma arayışlarımla alakası ne?
Aha çok heycanlı azzzzzzz sonra:)yok şimdi anlatcağım:)
     Artık hayatımızın her anına giren teknoloji sosyal hayatımız da bir parçası oldu. Geçen sene internette tanışıp evlenen bi arkadaşımın düğününe  gittim. Elbette bu güzide örnekler bana da ilham verdi ve   adı lazım değil bi arkadaşlı sitesine üye oldum:))
 Elbette foto koymuyorum, ama hoş bi profil hazırladım. Rumuzumda . "hypatia":) aha yani azcık mürekkep yalamış kimseciklerle hasbihal ediyorum.
Neyse bi akşam yine bi damat aday adayıyla hasbihaldeyim. Ne işle iştikal ediyosunuz 100 puanlık uzmanlık sorusunu sordum. Ne dedi sizce?
Cumhuriyet savcısıyım. Aha dedim yaşasınnn, hem foto da koymuş yakışıklı bi oğlan da:)yaşı yaşıma uygun allah!!! hemen evlilik baloncuğu kafamda yandı !!
 Sohbetti de iyidi yani. Seviyeyi koruyordu.
Tüm adaylara uyguladığım prosüdürü ona da uyguladım elbette. Hakkında azcık araştırma yaptım.
Şehrin web sayfasına girdim aha evet fotosu da var, adam gerçekten cumhuriyet savcısı:))
Ama aklıma bi kurt düştü, foto koymuş olabilir ama, fotodoki adam o mu acaba diye?
Ertesi akşam kamerasını açtı tabi benimkini açmadım ay PCden hiç anlamıyom, bu nası çalışıyo dedim:) ha ha çok hoş.)
Ve fotodaki adam. Evet  oydu:)
Ama araştırmalarımı derinleştirmeye karar verdim. Telefon numaramı istedi çünkü.Şehrin yerel gazatelerini azcık tarattım. VE FLAŞ!! FLAŞ!!!
ADAMIN DÜĞÜN FOTOGRAFLARI VAR! Üstelik 6 ay önce evlenmiş.) yuhh!!! Profilinde bekarım diye yazdığını söylememe gerek yok sanırım:)
Çok sinir bozucu bişeydi, evlilk baloncuğum kafamda patladı!!!
Neyse...
Ertesi akşam aha online, hasbihale başladık yine.
-Sayın savcım dedim; bi genç kızı evlilik vaadiyle kandırmanın suçu nedir?
 5 dk sessizlik
- Onun cezası yok artık dedi, o kanun yürülükten kaldırıldı.
Şerefsiz!!!! piçç!!  demedim tabi:)
--hımmm dedim, yasemin nasıl? hala rejim yapıyor mu?
ha ha bu arada gazeteden, karısının adını soyadını öğrenmiştim azcık tontiş bi kızdı ayrıca:))
-Yasemin kim dedi?
-Hala fire vermiyor piç:)) Eşin yaa dedim 6 ay önce evlendiniz:))gelinlik giymemsi kötü oldu ama dedim.
Hayat ne tuhaf dimi, Ben yasemin arkadaşıyım dedim.
--aha şok şok şok!!!
selam söyle ona,
-hangi arkadaşısın dedi?Beni hiç görmediği için, vurdum ve gol oldu:))
---hımmmm dedim:)bu bi sır:)
-sen de kendine dikkat et sayın savcım, hem yasemini de üzme, karanlık sularda yüzüyorsun, vurgun yemeyesin:)üzülürüm:)) dedim.
-Beni tehdit mi ediyorsun dedi.
-Cıks dedim, tehdit değil bu bir uyarı.
-Gülen surat yaptı piç.!!!
Daha fazla kurcalamadım .Çünkü beni bulabilir diye tırstım. hemen hesabımı silip o siteyi terk ettim
.
Evet işte cumhuriyeti emanet ettiğimiz savcıların vahameti:)

Ağlayalım mı gülelim mi siz karar verin:))

Neferteti mazlum halkını selamlar...