Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

14 Ekim 2016 Cuma

KitaPlaRı SilahLAr KoRuYaCak

Sol duyumun dediğidir

      Kadın tarihi diye bi kitapçık var mıdır acaba efendiler? Kadın tarihi derken, adıyla müsemma işte, kadının ilk çağlardan beri, ailedeki, toplumdaki yeri, konumunu irdeleyen ve yüzyılar boyunca değişimini takip eden bi kitapcık:) Misal Sapiens kıvamında olabilir.))Bilen varsa yazsın buraya çok sevap valla:)
    Ama efendiciğim mevzu o değil, bakın mevzu ne?
   İskenderileyi Hypatia'yı bilir misiniz? O bir bilim kadını. Paganizmin geniş yelpazesinde yaşayıp, evlenmemiş haliyle ürememiş, kendini bilimin sihrine kaptırmış bir kadın. ,-yazık tabi o güzelin DNA yok olmuş.)
Aha filmciğini de çekmiş holıvıt. AGORA, izlemeyen kalmasın net::)
   Bu filmde de anlatıldığı üzere,  Tek tanrılı despot hristiyanlar, önce tarikatlarla, toplumu kinlendirip bi süre sonra, iskenderiye kütüphanesine saldırır. Hoşgörü sahibi yöneticiler, bilim adam/kadınları, her fikrin yeşermesine olanak sağlarken, kendilerini ilk fırsatta boğazlayacak fikirlerin doğup büyümesine, kinlenip insanlara bulaşmasına da gözyumdular.Belki de görmediler, Çünkü bi kısmı gözlerini yıldızlara bakmaktan alamıyordu bir kısmının da kafasını matematiğe gömmüştü.
           M.Ö 370 lerde,  kitapları, fikirlerin koruyacağını sanan, asla şiddet başvurmayan, bu barışcıl bilim adam/kadınları yüzünden İskenderiye korunamadı. Fikirleri dolayısıyla kitapları, sadece silahların koruyabileceğini kabul etmediler!! Şiddet kötüdür felsefesine inanarak, şiddetin en ağır şekliyle cezalandırılıp öldürüldüler.
        Ve sonuç, Hypatia vahşi bir şekilde parcalanarak öldürüldü.Bu vahşice ölüm şekli, çağlar boyu diğer kadınlara, küçük kızlara örnek olması için gerçekleştirildi. Kadın, sokaktan, okuldan, pazardan hayatın he alanından vahşice silindi. Hareket alanı, mutfakla-yatak odası arasında olarak belirlendi.
 Ve bu hareket alanı yüzyıllarca değişmedi. Kadın,  bilimin sihirli dünyasına taaaa, 1800 doğan Mariey Curie ile geri döndü.

        Demem o ki size, efendiler!! Kitapları sadece silahlar korur. Askerlere, gereken ehemmiyeti verin. Eğer Türk ordusu İslamcı köpeklerin eline geçerse, bi on yıl sonra hepimizi s..kecekler net!!

Bunca delilere rağmen, hala daha şüphe mi edersiniz?

Vay o şüphe edenlerin haline...

Neferteti mazlum halkını selamlar...

Hiç yorum yok: