Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

5 Haziran 2016 Pazar

SerBeSt PiYaSada İŞKENCE hakkı !!! ve OsManlıDa Dalkavukluk

Solduyumun dediğidir

   "Devletleşen şirketler ve monarşinin dönüşü"yazıcığımda,  şirket ağlarının nasıl devleti yok ettiklerini, yok olan devletin yerine nasıl kendilerini kral,  padişah ilan ettiklerini, kısaca
anlatmıştım:)
     Elbette serbest piyasanın bırakınız yapsınlar, bırakınız s..ksinler felsefesinin doğal sonçlarıdır bunlar. Bireyin zenginleşmesi esnasında, diğerlerini sömürmesi, kandırması, s..mesi gibi her türlü faaliyeti gerçekleştirirken, ezik devlet sadece kendi payını alarak, yani vergisinin oranına bakarak, tüm bu ahlaksız zenginleşmeye göz yumar.
   Şimdi serbest piyasada zenginleşen,  bireyin, insancıkları, satın almasını ve üzerlerinde işkence hakkı dahil, hak iddia etmesini bi nevi köleliğin geri gelmesini elbette bi "sözleşme çerçevesinde" irdeleyeceğziz. Tarih tekerürden ibarettir der bi feylezof:)

   Şimdi zamanda azcık geri saralım ve kendisini eğlendirmek için bi dalkavuk tutan padişahın sarayının bahçesine gidelim. Paşa da olabilir tabi bu zat.
Dalkavuğa yapabilecekleriniz,  parasını ödemek koşuluyla, sınırı yok.
           Dalkavuklar maaşa bağlanmasalar da, dalkavukluğun bir tarifesi vardı. Burnuna fiske vurma, fiske başına 20 Para'ydı mesela. Suratına tokat atma, tokat başına 30 Para; yüzüne kömür veya mürekkep sürme ise 37 ParaŞiddetin dozu arttıkça tarife yükseliyordu. Ellerini ve ayaklarını domuz topu bağlama 40 Para'ya, merdivenden aşağı yuvarlama 180 Para'ya, bostan dolabına bağlayarak bostan kuyusu içine indirmek 600 Para'ya tekabül ediyordu. Bu son "latife"de dalkavuk ölürse, cenaze masraflarını "latife"yi yapan üstleniyordu. İşkence bedeli de yüksekti: Kuyruğu dışarıda kalmak üzere bir fındık sıçanını ağzının içine kapatmak, tam 400 Para ediyordu! 
      Kahkaha Molla, Süğlün Bey, Çıplak Kadı, Malak Ağa, Kız Pehlivan, Hacı Fişfiş gibi takma isimlerle anılan dalkavuklar, tahammül gösterdikleri şakalara mukabil belirli bir para almalarıyla tanınırlardı. Tanzimat Dönemi’ne kadar saraylarda ve konaklarda dalkavuk tutma geleneği vardı. ‎ 
     Halkın geleneğine saygı duymayan ittihat ve terakkiciler bu güzide geleneğimize son vermiş:((yazık lan!!!
Şüphesiz burada size apaçık bi mesaj var.
Neferteti mazlum halkını selamlar...

Hiç yorum yok: