Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

10 Ocak 2015 Cumartesi

dinime SALDIRMA safsatası:)bu bi saldırı değil, bu bi savunma...


HoşGÖRÜSÜZ din: ŞeRİat

    Toplum, basit bi devredir aslında. Toplumun sigortalarıysa, gazetciler, yazarlar  ve sanatcılardır. Toplumun eksik, feci, hatalı yanlarını görüp, koşup halka haber veren, en basit şekilde anlatan, çizerler, yazarlar, güldürücüler.... Çünkü halk basittir, sürekli karmaşadan, uzun cümlelerden, kalın kitaplardan hoşlanmaz,
 o zaman onlara, kısa, net, bir şekilde sorunun varlığından bahseden, çözümler üreten ve tüm bu karmaşayı, onları gülümseterek anlatanlar, işte onlarrr.... hım... işte ben onlara toplum korucuları diyorum:)) Bi nevi dünyanın ışık kalkanları:))
      Bir toplumda gazeteciler, sanatcılar tutuklanıyorsa, çizerler öldürülüyorsa, bilin kİ; o toplum korumasız sigortasız kalmıştır. Çünkü sigortalar yangının çıkmasını önceden haber vermek için kendilerini yakıp,  sistemi kapatırlar. Gazeteciler tutuklanmaya başladığında, sanatçılar kurşunlanmaya, işte o vakit, korumasız kalan toplumlar ilk kıvılcımda yanmaya mahkumdur.Maalesef:(
   Son demlerde, komünizmin çöküşyle birlikte ayyuka çıkan dinciler, "dini özgürlük" kavramı altında her türlü sapkınlığı yapabileceklerine inanıyorlar. Allah vardır diyen bi müslüman ifade özgürlüğünü rahatça kullanırken,  "allah yoktur diyerek;  aynı düşüncenin tersini iddia eden biri, "inanca hakaretten"  yargılanabiliyor.
8 yaşındaki küçük kızını, dişi statüsünde sayıp, saç telinin diğer er kişi müslümanları, tahrik edeceği inancını taşıyan  pedofili ana-babaya, "inanç özgürlüğü ve hoşgörü"  kavramları altında bu haklar tanınıyor.
Kafasına çöp poşeti geçirilmiş kadınlarla, sokaklarda dolaşan arap müslümanın, ( peçeli kadınların yemek yerken,  çektikleri işkenceye gülenler olduğu gibi ağlayanlarda var elbette.) kadına yaptığı bu zulum "inanç özgürlüğü kapsamında" görmezden geliniyor.
Bu insanlık dışı davranışların "yanlış olduğunu ifade ettiğimizde; "dinime inançlarıma saygı yok mu!!! çığlıkları, ayyuka çıkıyor. YANLIŞ YÜKSEK SESLE VE SÜREKLİ SÖYLENDİĞİNDE DOĞRU OLARAK KABUL GÖRÜYOR.
    İslamı yaşanabilir bi din ve yaşayış biçimi haline getiren cumhuriyet Türkiyesi de, temellerinden sallanıyor. Cumhuriyet müslümanları, islamı, monogamiye dayalı, kadın erkek eşitliği üzerine kurulu bi din olarak algılıyor.Türker islamın portestanlarıdır net:),
Ama arap müslüman, peşinde, kafalarına çöp poşeti geçirilmiş, 4 karısıyla çıkıp geliyor. Bide petrol zengini olunca tabİ; para ben de, ben ne dersem doğru odur, felsefesini yayıyor. Serbest piyasacılar;  lan!! bana ne, zulumden, eşitlikten, haktan falan;  ben onu bunu bilmem paramı bilirim!!! replikleriyle ceplerini dolduruyor bu arada.
Velhasıl;
  Şeriat, korkunç yüzüyle dünyayı tehdit ediyor, sonuç olarak Şeytan ayetlerinin yazarı; Salman Rüştü, yıllarca kaçma ve saklanmalarından usanıp,  hakkındaki öldürülme fermanını, iran cumhurbaşkanına bi özür mektubu yazarak, bertarafetmiş ve  hayatta kalmıştır.
O vakit Galilo zamanın perdesini aralayıp daldı yazıma; katolik kilisesi onu ölümle yargılayıca hımm.. dünya dönmüyo da olabiir demiş yaa...:))ha ha...çok hoş.)
Velhasıl;
Muhammedin sallama kitabına, herkes inanmak zorunda,   isteyerek ya da zorla, tehditle, şantajla.
AV BAŞLADI  ....ay çok feci.)))

Dinime neden saldırıyorsun kadın!!!?
Küçük bi kızken bana saldırdı çünkü; hımm..şimdi büyüdüm, gelsene...

Hiç yorum yok: