Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

29 Ekim 2014 Çarşamba

hAYAt MuHAreBEleRİ- CUMHURİYET çOK YAşA!

Eşeklik günleri bab 1:)


      Anabelli ormanda yaşayan yedi cücelerden biriydi ve masal dinlemeyi severdi. Bir varmış bi yokmuş oldu, var olan büyüdü, zamanın kapısını aralayıp baktı onlara:)
     Ormandayız, yedi cüceyiz, pamuk prensesin etrafında. Kimimiz eteklerine yapışıyoruz, kimimiz kucağında;  allahtan "abla şirin" var. Benden 7 yaş büyük. Annem sanıyorum onu. Hep peşindeyim. Yağmurlu havalarda dereye gidiyoruz. Bez yıkamaya. Hep bi bebek var evde. Bebek olunca tabi, s..çıyo,  hazır bezin varlığından haberimiz yok. Haberimiz olsa sanki satın alacağız  gibi konuştum şimdi:) ha ha...çok hoş.)

  Neyse efendim mevzu o deil; bakın mevzu ne:

   Yağmurlu havalarda dereye boklu bezleri yıkamaya gidiyoruz yaa, abla şirinle.  Dere coşkun akınca; boklar akıp gidiyor. Bu iy bişey allahın bi hikmeti gibi:)Azcık elinle sıyırırsan bide, bezler pırıl pırıll..Mintaxla yıkadım, mintaxla  ,böle reklamcıklar vat tvde
devir o devir yani.)
    Bütün yük, abla şirinin omuzlarında tabi, bezleri o yıkıyo, ben 6 yaşındayım o da 13 filandır belki.  Bez teknesini taşıyorum ben. Bi nevi yamağım .) Büyüyüp bez yıkayıcısı olacam:)valla

      Annem sanıyorum diyorum yaa, ablamı.) bakın niye; ben daha bebekken, büyük ağaç tarlaya gidince "sen bu gün okula gitme, kardeşine bak" emrini verip, çıkmış. Ama abla şirin; okulu çok seviyo hem de çok. Giydirmiş beni, bezlemiş güzelce, götürmüş okula. 3 kilometre uzakta okul tabi. kucağında bi bebekle, küçük bi kız, ormanda yürüyor. Görüyor musunuz onu ?
      Öğretmen onu görünce gözleri dolmuş, en çalışkan öğrencisi; ver bebeği yatıralım demiş. Sen geç sınıfa. Yok demiş, bebek benle otursun sırada, ama bebek o demiş öğretmen oturamaz kİ, zor bela ikna etmiş onu.
   Sonra büyüdük; peşindeyim yine, kışlık odunumuzu hazırlıyoruz ormanda.  Kesilen ağaçları taşımak çok zahmetli. Yamaçtan sırtımıza taşıyoruz, eşek olsa taşıyamaz öle yani. Ben zayıfım küçüklerinden taşıyorum, onun boy pos yerinde, zeyna gibidir vesselam:).Pamuk prenses bi kütük yükledi ona. Çünkü onu sinirlendirdi. Karnede zayıf getirdi bir tane. Arkasında duruyorum. Patika dar ve yamaçtan tırmanıyoruz. Düşerse tutarım onu, diye geçiriyorum içimden; nasıl tutacaksam onu ,cılız kollarımla. İkimizde uçacağız dereye ayağı kayarsa, düşmedi Allahtan.:)
   Pamuk prenses patikanın başında bekliyor bizi.  Ben eşeğim ,siz de eşek olacaksınız. Bi eşek gibi yük taşımaya alışmalısınız. Ama sizin bi şansınız var! Eşeklikten kurtulmanın bi yolu ! Tepenin ardında bi bayrak var. Çok yakında.  Bana  göstermediler onu, ah! bi görseydim, ama olmadı işte, babam öldü anam başkasıyla evlendi,  demedi de; öyleyece baktı bize; sonra bi türkü tuturdu sanki.)
 Kendimi yaktım sen yanmaaaaaaaaa gittt, diye bağırdı,
kaç kurtul ateşimdennn,
 alnıma yazaılanlar silinmezzzzzz
 kurtulun kaderimdennn
hımm...çok hoş.)
   O yıl abla şirin sınavlara girip hayat muharebelerine devam etti. Ve biz, Yedi küçük şirin bayrağa koşuyorduk. Kulağımda Yahya Kemal dedemin dizeleri,
 "Her yaz şimale doğru asırlarca bir koşu,
Bağrımda bir akis gibi kalmış uğultulu.
Aldım Rakofça kırlarının hür havasını,
Duydum akıncı cedlerimin ihtirasını.
Bi nevi akıncılardık yani:)

   Tek çıkış, tek kapı, bizi eşeklikten kurtaracak tek yol!Çok yakın hemen tepenin ardında:)
Her sabah ormandaki en uzun ağacın kollarına tırmanıp, bakıyorum bayrağa. Yolda gördüğümde, bi askeri konvoya durup selam veriyorum. Bize mi selam veriyorsun küçük kız ? gülümseyerek, selamlıyorlar beni. cıkss..sizi değil,bayrağı selamlıyorum sadece:)) ha ha...çok hoş.)

   Karanlık ormanda ışıklar yanmıyordu. Ama, yıldızlar öyle ışıltılı öyle ferahtılar ki... yedi küçük şirin, nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden,  umutla güzel günlerin geleceğine inanıyordu.

Güzel günler güzel günler heyyyyy güzel günlerrrr, tam da mendil sallıyordum güzel günlere:)hımm...çok hoş.)

       Ve şayak kalpaklı adam bi cumhuriyet sabahı ,çıktı geldi dedi kİ;

SİZ ORADA SADECE KADERİ DEĞİL, TÜRK KADININ TERS DÖNEN TALİHİNİ DE YENDİNİZ.


  
     Neferteti mazlum halkını selamlar.

Okudun mu? Afiyet olsun:) Alttaki, reklamı tıkla layk niyetine çok sevap valla:) ha ha...çok hoş.)

3 Ekim 2014 Cuma

OrTaDoğuda OrTA oyunu:)



Sol duyumun dediğidir

    Varvara  Aleksiyevnayı bilir misiniz?  O bi insancık!! Kaderini kim yazdı,  Aleksiyevna.?Tanrı Dosteyevski elbette!!! Çırpındıkça nasıl da battı. Okumamışsanız okuyun! "insancıklar" okunası kitap! ha ha...çok hoş.)
     
       Ben kuşlardan da küçükken, tv nin evimize girdiği o musmutlu günlerde, ajansı hiç kaçırmayan büyük ağaç sayesinde, ajans sever oldum yeminle:)))) Açın tvyi,  haberleri dinleyelim neler oluyor dünyada duyalım derdi.))Ta o günlerde işte, orta doğunun adı ezberimdedir. Doğunun ortasında bi cehennem var!!! çaresiz, öfkeli insancıklar, ölüyor, kadınları , çocukları, köpekleri, ölüyor. Öldürüyor!
        Yazık diye söyleniyordu büyük ağaç, yazık Müslümanlar ölüyor! Hayatı Müslümanlara üzülmekle kahrolmakla geçti :)) valla:)Ama onun inandığı Müslümanlıkla, Arabın Müslümanlığını çok az ortak yönü vardı. Sonrada cıkss..çalışmadan olmaz diyordu, gavur sabah akşam çalışıyor. çalışmak en güzel ibadettir :)) nerden öğrenmişse artık:)) bence kendi dinini yazdı:)bize de öğretti.) ha ha...çok hoş.)
   Neyse efendim mevzu o deil bakın mevzu ne. Baba Bush, sermayenin zaferi olarak, Amerikan başkanı seçildiğinde,  "biz Amerikalılar, dünyanın sahibiyiz"  öğretisini evrene saldılar. O zamanlar iran-ırak savaşı esnasında, orta doğu  alevlendirmişken, nihayet savaş bitti.) savaş bitince haliyle onların da Saddamla işi  bitti:))) Bizim Recep Gazman gibi o devirde de,  sam amca tarafından gazlanan Saddam, kendini orta doğunun hakimi sandı:))) Bi sabah, askerlerini toplayıp kuveyte daldı:)) Amerikanın, yarattığı küçük petrol prensliği neye uğradığını şaşırdı. Kendi çapında Ortadoğu petrollerinden Amerikayı el çektirecekti.)) ay! yanlış hamle! gitti bi kale! ha ha..çok hoş.)
   Neyse efendicim; celallenen baba Bush, Irakın üzerine füze yağdırdı. Orta doğunun cehennemi yeniden alevlendi.)) TV den uçan füzeleri, onları havada vuran patriyotları izliyoz güya:)) Tombik Özal, küçük Amerika olma yolunda:))Ay çok nostaljik:)
  Sadece bi kadın CNN muhabiri canlı yayında,  Bağdattan bildiryor. Amerika uçaklarıyla kafamıza ölüm yağdırıyor diyor. Yayın kesiliyor. sular azcık duruluyor.
     Kara harekatına bi türlü cesaret edemeyen baba Bushun, yarım kalan işini tamamlamak, oğul Busha nasip oluyor:)) Demokratik seçimler sonucunda parayı veren düdüğü çalıyor ve oğul Bush  yeni başkan:)) Dünyanın en tehlikesiz aracı olarak icat edilen cıncırdan düşüp kafasını gözünü yaracak kadar beceriksiz, aptal bi  adam dünyayı yönetiyor:)  Üç kuşaktır zengin olan ailesi sayesinden elbette:)) ve sonuç;    sermaye bi aptalın dünyayı yönetmesine neden olabilir:)) yaşayıp gördük.Net!
       Ve nihayet, 11eylül ona beklenen fırsatı sağlıyor.  Dünyayı  m..kmeye geliyorum, Müslümanlar bize saldırdı repliğiyle salyaları akarak bağırıyor. Önce Afganistan. Taliban peşindeyiz ayağına Afganistan işgal ediliyor.
Kürtler palazlanıyor sonra,  bi sabah hoppp  Amerikan ordusu ırakta. Saddamın  kafası koparılıyor.  İnsanlık dersi, alıyoruz bu arada Avrupa insan hakları mahkemesinden:))
    Zaman akıyor zaman geçiyor:))büyüyorum yaşım kemale erdi. Dante gibi ortasındayım ömrün:)  Ha bitti bitecek derken, orta doğuya yerleşen sam amca g.tünü daha da yayıyor. Ona karşı koyacak tek ordu olan , Türk ordusunu, önce kürtleri kullanarak sonra,   nur yüzlüleri destekleyerek, bakın zamanında Türk ordusu size neler neler yaptı, siz dininizi özgürce yaşayamıyorsunuz misal bunlar yüzünden gibi, düşünceciklerle önce psikolojik olarak sonrada küçük bi operasyonla türk subaylarının başlarına çuval geçirip Türkiyeye yollayarak,  çökertti ve çöküşü, dünyaya ve Türk halkına duyurdu. Artık orta doğu, benim dokunanı yakarım narasını atarak!!!  ha ha..çok hoş.)

        Ampulcülerden tam desteğini eksik etmeyen, sam amca, bu sayede Türk ordusunu da; Amerikan ordusunun bi kolu ilan etti. Şimdi yat dese yatacak, m..k dese mikecek olan nurtopu gibi bi ordusu oldu:)  İşte şimdilerde de, suriyedeki laik yönetim Esadı deviremeyince, haliyle "nükleer silah üretiyorlar""" yalanını da, bi süre önce ırakın işgalinde tükettikleri için, yeni bi strateji geliştiriyorlar. Hım...mantıklı:)) Yeni bi şeriat örgütü peydahlandı aniden:)adı da IŞID:) Şimdi bu sözde terörist gruba karşı mazlum suriye halkını korumak için, suriyeye dalacaklar:)) işin en eğlenceli yanıysa, suudi arabistanında şeriata karşı savaşanların yanında olması:)) ha ha...çok hoş.)
   Ama suriyeye dalma işini, kendileri yapmak istemiyor bu sefer:) Bi maşa lazım tabi.))
Elinde tuzluk koşuyor ampulcü.))

         Seneler evvel, Türkiye üzerinden ıraka dalma planlarını suya düşüren TBMM şimdi tam teslim olmuş görünüyor. Bu strateji tastamam ilerliyor:) tezkere meclisten geçti.Bu sefer başardılar:)net.

Ve sonuç; Avrupa treninden kopan Türkiye Ortadoğu bataklığına sürükleniyor:))maalesef:(

Büyümem durdu, yaşlanıyorum, Ve orta doğu yayılarak, yanmaya devam ediyor :) uzaydan baksan görünür o derece yani.)))ışık ışık  :) Bu manzara kaçmaz orta doğuya selfy çekin!!

Neferteti mazlum halkını selamlar.

Okudun mu? Afiyet olsun:) Alttaki, reklamı tıkla layk niyetine çok sevap valla:) ha ha...çok hoş.)