Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

BÜYÜK ULUS DEVLETLERİN küçük ulus devletleri IRKÇILIKLA SUÇLAYIP, güçten düşürüp, soyup ...kmesinin hikayesi.)))

 Sol duyumun dediğidir:)) Striptiz!


    Efendime sölim, efendime söylerken sizde dinleyin. Ulus nedir? Bu kavramcık insanlığın, önce
belleğine, sonra diline ne zaman düşmüştür?  Misal selfy sözcüğünün doğumuna hepimiz tanık olduk:))çok yakın bi zamanda:)nur topu gibi bi sözcüğümüz oldu. ay! çok heycanlı!! ha ha..çok hoş.)
       Bazı araştırmacılara göre, ulus kavramının ortaya çıkışı Fransız ihtilaliyle ilintlidir yani yaklaşık bu kavramın 225 yıllık bi geçmişi filan vardır. Bazılarına göreyse daha eski. Ben daha eski olduğunu düşünenlerdenim ama , neyse efendim mevzu o deil; bakın mevzu ne.
         Yeni küreselleşme selinin, herşeyi önüne katıp sürüklendiği çağımızda, artık büyük devletler,  serbest piyasanın onlara verdiği yetkiye dayanarak, dünyanın geri kalanını sömürme, bi tür çiğneyip tükürme, haklarının, komünizmin çöküşüyle birlikte netlik kazandığını ilan ettiler ve bu haklarını sonuna kadar  kullanmaya  karar verdiler. Fakat gelin görün kİ;  bu ideolojinin önüne çıkan  bir duvar var! "ulus devlet"! "yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı" sloganları mini minicik beyinlere yerleştiren, yerel üreticileri, küresel dev şirketlere karşı demir zırhıyla koruyan, kollayan devletlerin vay! haline!
   Öncelikle, uygarlık ayarları kullanılarak;  "piyasanıza girmemize müsaade eder misiniz?" diye sorulan devletçiklerden;  bu teklifi kabul edenler, küreselliğin hazzını, sonuna kadar tadarken, gelin görün ki; buna karşı çıkan,  devletler, şapa oturur!! "İşaret parmağını sallayarak, "şimdi biz sana gösteririz gününü " zılgıtından hemen sonra;  dağıtın ulan bunları!!!emirleri yağmaya başlar. Benden duymuş olmayın ama, dev şirketler,  büyük devletlerin, uzak diyarlardaki, askeri üsleridir artık:)valla:).
      Piyasalarının işgaline izin vermeyen ulus  devletler,  kendi çıkarlarını hop! diyince kabul edecek küçük devletlere ayrıştırılır. Peki nasıl? En zayıf noktası aranır elbette?  Din, mezhep cıkss..yoksa etnik köken:))Misal Türkiye, neden kürdiye olmasın? Bu esnada hemen parapeşin kırmızı meşin diyen bi tarihçi olur bi yazar olur misal "ahmet altan" v.s gibiler, devreye girer ve tarihin tozlu sayfaları karıştırılmaya başlanır. Bunların dedeleri var yaa!! şu tarihte bakın şurada kürtlere,  sırf kürt oldukları için neler neler yaptılar şeklinde, sürekli bombardımanla,  bireyin zihnine  Kürt-türk düşmanlığı enjekte edilir. Türkiye cumhuriyeti kurulurken, sizin dostunuz aslında  Amerikalılardır,  v.b:)) Sonuç olarak,  başı g.tü aynı olan arasındaki 7 farkı bulunuz deseler bi ömür bulamayacağınız,   kürt-kurt-türk karışımını ayrıştırmayı başarır:) Türkiyede, etnik köken ırkçılığı körüklenirken misal suriyede,  mezhep farklılıkları körüklenir ve aynı sonuca ulaşılır. Alkış!

   "Küreselleşme sahnesine çıktığında devlet striptiz yapmaya başlar, gösterinin sonunda,   çıplak kalır. Maddi temeli tahrip olmuş; egemenliği ve bağımsızlığı iptal edilmiş, politik sıfatı silinip kaybolmuş,  " DEVLET" mega şirketlerin, basit bir güvenlik birimi haline gelir.(küreselleşme-zymunt bauman) Seviyom ben ZYMUNT BAUMAN dedemi valla:)
  Dünyanın yeni efendilerinin, doğrudan yönetilmeye ihtiyaçları yoktur. Artık;  rehin alınan devlet, efendilerinin her emrini yerine getirmek zorundadır:))
Velhasıl;
 Türkiye de özelleştirme idaresi miadını doldurmuştur. Çünkü artık satacağı bişeyi kalmamıştır.

Bölün!!!Soyun!!

 Neferteti  mazlum halkını selamlar:)
     

21 Ağustos 2014 Perşembe

CeHeNNeMDE Bİ bAKİRE:))

GüLİStanSIZ  KaLdIM  REcEp!!   

   Çocukken, Muhammedistlerin kaydettiği öğretiler, artık güncellemelerle doğruluk varsayımı kaybetse bile bi tür eylemsizlikle alışkanlığa dönüşür.

      Bu esnada öğretilerin yanlışlığını, fark eden beynine, format atan kullanıcı, yeniden yüklenen doğrular karşısında, acaba bu doğrular da öncekiler gibi eskiyecek mi sorunsalıyla karşılaşınca sistemi ERÖR verir.
  
    Yeniden yüklenen er kişi ayarları tek tek incelenir, misal er kişiler sevimlidir, azcık östrojen yardımıyla yenilebilir gibi; öğretiler sisteme geri yüklenir. cıkss...sonuç yine ERÖRRR!!
    
  Başka bi taracıyıcıdan giriş yapılır; er kişi kullanıcının tüm ayarlarını tek tek incelerken, cıkss...bu iş PC başında olmaz diyen eski tip nası desem MS-DOS kafasının en doğru mantık olduğuna karar verilir:)) bi kaç görücüyle hasbihal edilir. cıkss..sistem yine erör!!

    Formattı, erördü, sistemi geri yükleyeyim derken, her sistemi geri yüklediğinde hardiskinin zarar gördüğünü  ve bi fil ömrüne sahip olmadığını fark eden kullanıcı  amannnnnnn boş ver bugün ne giysem kafasına döner:)) ve bi dağa çıkar. Bu iyiye alamet:)

Hamiş:Böyle böyle düştüm cehennemine. Artık inanmıyorum. Ey rab! yak beni!!!

 ha ha...çok hoş.)




15 Ağustos 2014 Cuma

DEmokraSİ ErEKsiyonu ay dilim sürtçtü çok pardon !!! EroZYonu:)))

  Sol duyumun dediğidir


     Ben kuşlardan da küçükken, büyük ağaç,  insanlar hakkında ne zaman yorum yapsa, cıkss...işe yaramaz kötü bi adamdır o; ya da heee heee ne iyi gadındı o:) derdi. Bu iki tanımlamadan başka hiç bi şey söylemezdi, zengindi, fakirdi, güzeldi, çirkindi v.s sadece "iyi ve "kötü";  insanları tanımlamak için kafiydi:))

     Bu öğretilerden yola çıkarak dünyada 2 ırk olduğu sonucuna vardım ben de:)), iyiler ve kötüler:))) ha ha...çok hoş.)
    Geçenlerde  Benim adım  Khan'ı  izlediğimde de aynı anafikri görünce gülümsedim:))İzlemeyelere "ay çok feci güzel izleyin!!! repliği yapacam:))

  Ama efendim mevzu o deil bakın mevzu ne. Uçurumdan uçan evler, yazı dizime başlamadan önce ki; bazen böle diyip hiç başlamıyorum; olur öle arada,neyse, demem oki sana,  uçurumlarda kartallar gibi yuva yapan insancıklar vardır mazlum ülkemde. Her ne hikmetse uçurumlarda kurulmasına rağmen nasıl oluyorda uçmuyordu bu evler dedi küçük kız? Elbette ağaçlar diye bağırdı kendine:) Ağaçlar, dört kollarıyla sararlar toprağı, mavi ağaçlar, yeşil ağaçlar, sarı,bodur, tıfıl ağaçlar:))
   Ama kötüler iş başı yaptığında ve cahillik kötülükle birleştiğinde işte o an; ağaçları kesip satmaya başladılar. İy para ediyo muhtar emmi! köylüyü fukaralıktan kurtarıyokkk fena mı ediyoz? hem köylüde memnun, azcık saralle çikolatası gördü ekmekleri:)misss gibi mübarek:))
      Yağmurlar başlayacak dedi, iyiler, toprak ona ait olanı alacak, yapmayın!
 Sonra bi gün, ağaçsız, çırılçıplak kalan tepeler,  hoppp diye çöküverdi evlerin üstüne. Uçurumdan uçtu evler diye bağırdı küçük kız!! uçurumdan uçtu evler!
  Allah taksitarlarını affetsin!

Demem o ki sana,  seçimden sonra halkım bana gaz verdi diye göğsünü yumruklayan,  Gazman, kalan son ağaçları da, yok ediyor. Yılmaz abim hürriyetten kovulmuş diyorlar, Ahmedimin başına neler gelir tahayyül edemiyom bile:((

     Onlar sayesinde elimiz ayfon gördü, ayağımızın altında son model  vosvagenler, ekmeğimizin üstündE sarella çukulatası:))yalan mı, yalansa yalan de replikleri kulaklarımızda:))

       Velhasıl;   demokrasi ereksiyonu sonucunda, erozyona uğrayacak mazlum ülkem sanki:((

Allah taksiratımızı affetsin:))
     Neferteti mazlum halkını selamlar

11 Ağustos 2014 Pazartesi

TeRÖristlerin Ve SahTE KaBAdaYılaRın, toplumları Susturduğu bi Çağa vira demir yol alıyoruz!!maalesef:(

Sol duyumun dediğidir

      Demokrasi nedir dedi; karatahtanın başında duran kara bıyıklı adam. Demokrasi halkın kendi kendisini yönetmesidir diye bağırdı Anabelli, parmağıyla birlikte sırasından ayağa fırlayıp. Halk uyacağı kanunları belirleyecek kişileri seçer. Demokrasi ne güzel şey!!
      Hım...dedi kürdi ağa sakalını sıvazlayıp, "halk" biz deil miyik?  Vekil efendi bizi temsil edecekse, mecliste bi el kaldırmaya bakar, o vakit töremizi kanun ederik:))Bu bizim en demokrat hakkımızdır!!!
Halkın %99nun yerlere tükürdüğü bi memlekette, yerlere tükürmeyi yasaklamak da neyin nesi?
Kitabı mukaddesimizde bize vaad edilen tomurcuk memeli  13lik kızları M..kmemizi yasaklayan bu yasakçı zihniyete son verme zamanıdır bide!
     Sokaklarda g.t başı açıp dolaşan her an m..kimizi kaldırıp abdestimizi bozan, bizi cünüp gezdirip günaha sokan karı milletine tanınan bu ayrıcalıklar yok mu hele!!! Koca Osmanlının başını da bunlar yakmadı mı? Çoğunluksa çoğunluk biz de.:)  Pedofili hakkımız söke söke alırız!!

     Zaman geçti, zaman aktı, zaman zaman içinde.

      Demokrasi nedir dedi;   küçük bi kız meraklı gözlerle:

     Demokrasi dedi Anabelli; durdu azcık, yutkundu, zihnindekileri söyleyip söylememekte tereddüt etti .Demokrasi diye tekrar etti; sonra cümleyi bi çırpıda tamamlamaya karar verdi.

DEMOKRASİ, HAYVANLARIN ÇOĞUNLUK OLDUĞU YERDE, ORMAN KANUNLARININ HÜKÜM SÜRMESİ DEMEKTİR.


     Neferteti mazlum halkını selamlar.