Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

30 Mayıs 2014 Cuma

KıZı KurTARmaYa kiMsE gElmEdi:(

beyin göçtü,
 rüzgar bi gavur gibi esti,
çatladı toprak,
çatladı yürek,
kırk gün kırk gece bekledi
kızı kurtarmaya kimse gelmedi:((

bi besmelelik zamanda yağdı kar.
oruç vakti.
 allah kurban istedi.
günah büyük!
namus içler acısı.
aradı gözleri,
bi kurt, bi ceylan
 birbir baktı ağaçlara, bekledi.
ilk taş onu vuruncaya kadar bekledi
kızı kurtarmaya kimse gelmedi.

eridi yürek,
 eridi kar.
 zaman eridi.
 adı bi haram gibi,  silindi.
sustu ana.
sustu kadın
sustu ses!
son sözümdür dedi: hamdolsun verdiğin acılara !!!
kızı kurtarmaya kimse gelmedi.:(((


m-s-2014-nefer-neforizmalar

26 Mayıs 2014 Pazartesi

KeDİye antiDEPreSAN:))KApiTalist ÖTeSİ toplum:))

Kapitalizmin kedisi:))!
    Sanal mecrada bi hasbihal esnasında kedisinin son demlerde çok agresifleştiğini bu durumu gidermek için veteriner veteriner gezdiğini anlatan bir  kullanıcının,  kedime son çare olarak antidepresan aldım,  repliğini terennüm etmesiyle, koptum:)) yeminle.:) ha ha..çok hoş.)

     Hayır kedilerden nefret etmiyorum elbette. Bu prototip batının çoğunluğunu oluşturduğu için dikkatimi çekti sadece:)  Kapitalist ötesi toplumda kastı, yeniden tanımlama gereği duydum bide:)
*tacirler(sermayedar)
*yöneticiler
*din adamları
*askerler
*kediler(ciğercinin kedisi)
*halk

   Peter Drucer dedem,  bütün izmlerin bittiğini bize muştuladığında, komünizm ölmüştü net;  fakat kapitalizm  de etkisini yavaşça kaybettiğini çünkü emeğin ve sermayenin, üretim faktörü olmaktan çıktığını iddia ediyordu. Artık yeni bir üretim faktörü piyasa giriş yapmıştı ve bu üretim faktörünün adı "bilgiydi".
     Bilgi toplumunda, sermayenin yeni adı bilgiydi ve kim elinde bulundurursa parseli toplayacaktı. Aslında kısmen yanılmamıştı. Misal facebooke sahibi Mark Zuckerberg
 Kapitalist ötesi toplum diye tanımlanan bilgi toplumunda üretimin faktörleri arasında bilgi kendine iyi bir yer edinmişti bu doğruydu. Fakat bu durumun toplumu kapitalizmin, ötesine geçirdiği konusunda derin endişelerim var:))valla:)
   Kapitalist ötesi toplum gerçekliğe dönüştüğünde görüyoruz kİ,  aslında değişen bi şey yok;  vahşi kapitalizm sinsi adımlarla geri dönüyor.
  Bilgi toplumu, serbest piyasada oluşacak en yüksek fiyatla bilgiyi satıp, zevkü sefa sürerken,gitgide vahşileşiyordu. Aslında sistemi vahşileştiren, üretim faktörlerinin neler olduğu değildi,  asıl sorun, toplam gelirin sınıflar arasında nasıl paylaşıldığıydı. Eğer paylaşım sınıflar arasında derin uçurumlar yaratacak şekilde dağılıyorsa ve bu dağılım serbest piyasanın görünmez eline bırakılıyorsa bunun sonucunda oluşan sistem kapitalist ötesi toplum değil, vahşi kapitalizmin taaa kendisidir.
Bakınız nasıl?
       Geçenlerde sinemada izlediğim  ender güzellikte filmlerden biri olan, terminali izlememişseniz, izlemenizi salık veririm:) izlenebilitesi max.
   Kısaca mevzu şu. Doğu Avrupa vatandaşı profosör bi Amerika seyahati esnasında beklenmedik bi olay yaşanır. Ülkesinde savaş çıkmış ülke sınırları hopp!! diye değişince zavallı adam vatansız kalmıştır. Amerikaya giriş izni yoktur, ama kendi ülkesine de dönememektedir. Kısacası havaalanında mahsur kalmıştır.

   Ama efendim mevuz o deil; bakın mevzu ne.:)O esnada havaalanı girişinde doğulu bir ülke vatandaşını yaka paça sürüklendiğini görür. Adamın elinde bi ilaç vardır ve görevliler ilacı elinden almaya çalışırlar. adam bağırır! -annem içinnn!!- annem kanser, ülkemde her şeyimi sattım sırf bu ilacı Amerikadan almak için! şimdi bana bunu, ülkeme götüremeyeceğimi söylüyorsunuz!!!- annem için.!!!
   Elbette görevliler adamın feryatlarına aldırmaz ve görevlerini yerine getirirler. Tam o esnada profösör adama yaklaşır ve kulağına bişey fısıldar. Adam, profösöre bi saniyelik şaşkın bakışından sonra bağırır!!!--- köpeğmmm o ilac köpeğimm için!!!! Görevliler adamı derhal bırakır. Havaalanı müdürü gelir ve adamdan özür diler, uluslararası hayvan hakları sözleşmesine göre bu ilaçı köpeğinizi iyileştirmek için kullanabilirsiniz der:))) Şüphesiz burada bize apaçık bir mesaj var!!!!ha ha...çok hoş.)

     Velhasıl kapitalist ötesi toplumda, bilgi çağında, serbest piyasanın tüm üretim faktörleri iş başı yapmış, serbest piyasanın görünmez eli, batının kedilerini doğunun insanlarından daha değerli kılmıştır; ve seçme özgürlüklerinin ayyuka çıktığı bu ortamda,  sermaye sahipleri, kedi-insan piyasasında,  insanı değil de, kediyi seçmiştir:))
     Fakat gelin görün  ki; bu seçimi kendilerinin değil de bi görünmez elin yaptığını iddia etmektedirler:)) Tıpkı o masaldaki gibi, krala görünmez bi elbise diktiğine, herkesi inandıran o kurnaz terzi gibi:))ha ha...çok hoş.)
Onu görüyorum diye bağırdı küçük kız!!
Onu görüyorum!
Ya siz görmüyor musunuz?
 Bu görünmez eli kesecek yok mu?


 Neferteti mazlum halkını selamlar.





22 Mayıs 2014 Perşembe

SİsTEmde DoMuZ BAĞI!

  KaNLI KöMüR


   İlk kez domuz bağı tamlamasını  "kurana hakaret ettiği iddiasıyla kaçırılan, Gonca Kuriş'in videolarını yayınlayan hizbullahçılar sayesinde duydum. Kadını soyup kalın halatlarla bağlamışlardı. Görüntüsü  hala bellekte.

   Şimdi bu vahşilerin aramızda, hatalı bi yargılama sonucunda fink attıkları, komedisine hiç girmeyeceğim

    Çünkü mevzu o değil; bakın mevzu ne.

     Domuz bağının en büyük özelliği, sizi saran iplerden kurtulmak için yapacağın her hangi bi hamle boğazındaki ipi sıkıştırır ve kendinizi boğarsınız. Bu vaziyette yapılacak tek şey hareketsizce birinin sizi kurtarmasını beklemektir ya da ölmektir.
    Şimdi sistemin nasıl domuz bağı yapıldığına şöle bi göz atalım.

     Taşeron firma, denilen kurum, ne iş olsa yaparız abi; repliğiyle yaşayan, açlık sınırındaki işçileri bulup, ucuza çalıştırmakta. Bu durumdan asıl firmada memnundur çünkü, taşeron işçiler sözleşmeleri biter bitmez kapı dışarı edilir. .Eğer şikayet ya da iş koşulları hakkında olumsuz bi düşünce, duygu ya da mimik sezinleyen işverenler, işçileri hop! kapı dışarı eder. Yani işçinin, çalışma koşulları hakkındaki, herhangi bi olumsuz hareketi onun işten atılmasını yada sözleşmesinin yenilenmemesi ihtimalini doğurur kİ; hiç bir işçi ne olursa olsun kendi ipini çekmek istemez. Bi nevi, domuz bağı.

   Velhasıl;  devlet denetiminden yoksun, sen bana seçimlerde bedava kömür sağla ben de senin, işçi sömürünü, vahşetini görmezden geleyim diyen hükümetçiler tarafından, vahşi kapitalistin insafına bırakılan 301 işçi yakılarak, toprağa gömülüyor. Kaza ve kader diyor devletlum! İş kazası::((
nede olsa tehlike sınıfı:7:)
  Peki ne olacak şimdi? Vahşi kapitalistin kucağında kalan diğerleri, önce ölenlere feryat figan ağlarken bi süre sonra,  maden ocaklarının kapatılıp işsiz kalacakları endişesine gark olmuş durumda. Size maaş bağlarız ya da ev veririz replikleriyle teselli edilen kalanlar, bi süre sonra ölümlerin hayırlı olduğuna inandırılabilirler. Hatta bi süre sonra olay gündemden düşünce misal; aslında işçilerin bu kazada ihmalleri olduğunu sonucuna bile varılabilir.:)) Burası Türkiye olmaz demeyin! Olur olur bal gibi olurrr:)Böle bi türkü var valla.

Bu kısasadan çıkarılcak hisse nedir peki?

 Maden ocakları çok tehlikeli nükleeer enerji santralleri kuralım::(((cıkk...cıkk..hiç hoş deil.

NÜKLEER ENERJİ SANTRALLERİNİ DURDURUN!

Neferteti mazlum halkını selamlar

8 Mayıs 2014 Perşembe

AyFoNu OkŞARkEN:))

 Bireyselleşme ve selfie şeysi...
  Bırakınız yapsınlar bırakınız m..ksinler felsefesinin şaşalı zaferinden sonra,  birey kendini toplumun
merkezine saldı. Artık kişisel özgürlükler ve yetenekler sizi diğerlerinden daha üstün kılar ve siz bu değerlerin bütün getirilerinden max. bi şekilde faydalanma hakkına sahipsiniz. Herhangi bi pembe dizideki esas oğlan sizden daha yakışıklı olduğu için, siz, cüzzi bi ücretle ancak asgari geçim düzeyinizi sağlarken,  100 kişinin toplam ücretini , bir kişinin alması kadar doğal bişey yoktur.
   Fakat bu ona tanınan bir ayrıcalık değildir! bireyin farkındalıkları sizde de olabilir. Siz de bir dizinin esas oğlanı olup, ya da bi sami hazinses fırsatı yakaladığınızda, diğerlerini ezip, parseli toplayıp gidebilirsiniz! Peki nasıl? YETENEKSİZsiniz:))

      Küçük piyasa oyunlarıyla çoğunluğun sesi olan, fırsatlar dünyasını size sunan, serbest piyasada belki de sıra sizdedir!! Olmaz demeyin! şansızını deneyin!

           Bu repliklerle toplumun tüm YETENEKSİZlerini söğüşleyen ve çoğunluğa, umudu, serbest piyasada oluşacak en yüksek fiyatla satan kapitalist abiler, alkışlarla, naralarla karşılanmakta.

   Kapitalist abi,   psikologlar, toplum mühendisleri, sistem mühendisleri tarafından hazırlanan bilgisayar oyunlarıyla,  bireye savaşlar kazandırarak, içindeki kahramanı ortaya çıkartıp  dünyanın hakimi kılarken milyon dolarları çaktırmadan götürüyor. Bu arada öldürerek puan kazandığınız oyunlarla büyüyen çocuklar, okullarda suç oranını max. ediyor. Devlet bakıyor:))Artık bunu durduracak gücü ve itikadı kalmadı.

     Birey,  doğaya, sanata ve diğerlerine bakmaktansa yıllarca ihmal edildiğinin ona hatırlatılması üzerine objektifi kendine çeviriyor.

   Sonunda akıllı telefonun akıllı yaratıcıları bireyin, neden ben olmayayım sorunsalına çözüm bulacak bi telefon  üretiyor. Artık merkez sizsiniz! Ölsün doğa fotoğrafları, natürmortlar!
 gelsin bireyin tatlı, kızgın, gülümsemeye çalışan, sırıtan, suratı!! aha! bu selfie!
 Artsın satışlar, gelsin paralar, !

 ha ha...çok hoş.)
Neferteti mazlum halkını selamlar