Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

12 Aralık 2014 Cuma

FuTBoL ve ER kişinin SaVAŞma içgüdüsü:)


Solduyumun dediğidir:)

      Biraz ter kokuyor, biraz sigara, çiş kokusu da var tabi;  Wcden... kapısı açık kalmasa öle... acı acı kokmaz valla, genelde çay içiyolar ama kahvehane diyolar, yok öle de demiyorlar, kave diyolar sade:))kısa ve öz:))
  Ben kuşlardan da küçükken, hep çay içiyonuz, niye kahvehane diyonuz, çayhane demelisiniz, dediydim de; bi m..k ol git dediler bana; edepsizler!! cıkk...cık...hiç...

     Çiş, ter, ucuz deodarant kokusunun ayyuka çıktığı zamanlar vardır bide; misal maç saatleri:)))) Bu saatlerde serpilirrrrrrrrrrrr gülüşünnn eyyy yarrrrr, selda ablamdan bi türkü gelsin araya; hah işte o zamanlarda, erkişilerin bacakları arasından, duvardaki TV bakarım bazen...küçüğüm daha:)) bizim takımın golcüsü topu ayağına alınca bi heycan bi coşma başlar, hatta ceza sahasına girince artık er kişilerin bazıları, meşhur golcüyle kendilerini öyle özdeşleştiriler ki, farkında olmaksızın ayağa fıralarlar ve Tv doğru koşarlarrr:))) Genelde bu hamlellerin çoğu ovvvvvvvvvv... kaçar mı o gol!!! yada hakem düdüğüyle, ofsait kararı esnasında gerçekleşirki, hay a..na koyyayım böle hakemin, repikleriyle biter.:)ha ha..çok hoş.)
Hangi takımı tutuyorsunuz?hımm...şeyy...
fikstürden haber ver sen, liderliğe kim yakınsa onu tuttuyom, öle artık:)yenileni asla tutmam, o nedenle her maç tuttuğum takım değişiyo:) innivasyon diyorum ben buna valla:)
 
 Ama efendim mevzu o deil; bakın mevzu ne:)
Mazlum halkımı böyle coşturan, ezikliğini, kaybetmişliğini bastıran unutturan, anlık coşkular yaratan bu top oyunları nasıl tecelli etti?Meraktayım valla.

  O vakit;   imparator Vespasion, zamanın kapısını aralayıp daldı salona
       Romanın en büyük arenasını seçkin romalıları eğlendirmek, deniz savaşlarını canlandırmak için suyla doldurmadım mı? En iyi gladyötörlerimi, dünyanın en vahşi köşelerinden topladığım hayvanlarla, kölelerle, savaştırmadım mı? Evet vahşice gelebilir size; ama daha çok vahşi olandan, daha az vahşi olanı seçtim.Doğru olanı yaptım !

   Uyanık bi imparator, halk galeyana gelip, onu tahtından, bahtından etmesin diye;   arenalarda dövüşler düzenleyip,  bastırmış er kişinin savaşma içgüdüsünü,  hatta oyunların içine bahisleri katıp, bu oyunlarla kazanma ve kaybetme duygularına ortak olsunlar diye;  halkı da ortak etmiş sinsice:)) Bence öle valla:))zamanla başka zeki adamlar, vahşiliğin dozunu azaltıp, düşük dozda, topluma enjekte edip, yavaşça, usul usul, bu içgüdüyü bastırıp,  arenaları bi nevi mutasyona uğratıp futbol sahasına çevirmişler:) hımm...mantıklı:))Tıpkı ibrahimin insan kurban etme törenlerine bi son verip, "hayvan kurban" etmeyi başlatması gibi:) alkış!! ha ha...çok hoş.)



Hiç yorum yok: