Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

4 Eylül 2014 Perşembe

GÖkYÜZÜlü AHmET-O bi işletim sistemi!!!


Fısıltılar:))

Adımı Unuttum!
adımı unuttum.
adı olmayan yerlerde.
ne in, ne cin, ne benî âdem zamanlar içinde.
kuşlar uçuyor, kervanlar geçiyor bir iğne deliğinden,
çarşılar kuruluyor,
sarayları, oyuncak insanları, karınca şehirler,
zamanları gördün mü bir iğne deliğinden?
adımı unuttum,
adı olmayan yerlerde, geçip gidenlere bakarak


     Fısıldadı kulağıma; Ahmet diye bağırdım!! geldin mi? Zamanın kapısını aralayıp baktı bana. Gelip oturdu soframa. Onca zaman sonra, ne kadar bilmiyorum, kaç ışık yılı geçti saymadım; bana söyleyeceğin bi şey var mı dedi. 

Seni bulmadan öleceğim sandım Ahmet! Zamanım azalıyor! Ne kadar zamanım kaldı, ölüm yolculuğuma, allah bilir. Nerelerdeydin? demedim de;

 -Evet dedim. çöpü boşalt. Yine boşaltmadan gitmişsin!

    Sol eliyle kafasını kavradı. Sonra  iki elinin arasına aldı. Sert bi şekilde okşadı. Sinirlenince böyle yapardı hep. Sevilmek istiyorum ama, beni kimse sevmediği için, kendimi seviyorum diyordu bence:))
 İşte böylesin  sen dedi! Ben bi astrofizikçiyim! Onca yoldan geldim; belki de yeni bi galaksiyi keşfettim; kaç nebula gördüm, bi karadeliğe düşecektim, az kaldı içine çekiyordu beni, ruhunun derinliklerine. Ama senin tek derdin; çöpü boşaltmam!!!
Boşuna uğraşıyorsun Ahmet dedim; nefesini boşa tüketme; kendine anlamlar yükleyerek, yücelemezsin. Yeni bi galaksi bulmuşmuş! Ne bulduğunu bile bilmiyorsun. Belki de; insanlığın sonunu getirecek düşmanımızı buldun! Belki de dünyamızı yok edecekler. Uzayın Amerikasını keşfettin ama onlar Kızılderililer olmayabilir! Bi şey keşfettim diye böbürleniyorsun her zaman! ama ne ? ya kötülüğü keşfetmişsen? Pandoranın kutusunu mu açtın? Ne keşfedersen keşfet diye bağıdım ona; Çöpü boşaltacaksın! Bu bizi eşit kılacak; bana gökyüzünden bakmanı istemiyorum!


    Sonra oturdu yanıma; böyle kızgın olduğunda, sakin olmaya çalışıp becermemesi hoşuma gider; dokundum saçlarına, kırlaşmış kısacık saçlarına, ensesine, kulağının hemen arkasındakilere,

Ve fısıldadım kulağıma;
kuşlar uçuyor, kervanlar geçiyor, bir iğne deliğinden:)
çarşılar kuruluyor,
 sarayları, oyuncak insanları,
 karınca şehirler,
 zamanları gördün mü, bir iğne deliğinden. 
  
sakinleşti baktı bana; dokunmaman gerekirdi dedi; biliyorsun. Değdi ama dedim; gözlerinde gittiğin tüm galaksileri gördüm.))


Ve bi besmelelik zamanda yok oldu; dokununca

    Şimdi Ahmet geldi desem; inanmazlar bana. Ahmet kim diyecekler, gözleri ne renk? Rabba da inanmaz onlar varlığına deliller ararlar sürekli. yokluğuna deliller gösterebilir misiniz peki? Hiç bi delil bırakmadan gitti Ahmet:(

Hamiş: şiir- Asaf Hâlet Çeleb

Hiç yorum yok: