Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

3 Ocak 2014 Cuma

YOL-SUz:))) icraatın İçiNdEN

Solduyumun dediğidir:)
 Yol yapan yolsuzlar:)
    Ne zaman tvde bi yolsuzluk haberi dinlesem tombik özal düşer belleğe:)))semrasıyla ele ele, bu ülkeyi küçük amerika yapacağım replikleri ve işaret parmağını ekrana sallayarak konuşan halleri:)
    Ama efendim mevzu o deil bakın mevzu ne.)80 sonrasında 24 ocak kararlarıyla birlikte Türkiyenin, ekonomik sitemini değiştirip, ithal ikameci politikalardan vazgeçip, serbest piyasa ekonomisine geçişin kapılarını araladı. Artık mazlum ülkem ürettiğini tüketmeyecekti. Üretmediğini de tüketme hakkın sahip olcaktı ki; bu kısaca borçlanarak büyüme modeline geçiş demekti.:) Aslında bu model,eğer sistem oturmuşsa borçlanarak ev sahibi olmak gibi bişeydi.))hımm..mantıklı:)))
   Serbet piyasa ekonomik sistemine büyük adımlarla dalan özal, gerçekten büyük bi değişime cesaretle saldırmıştı. Ancak,bazı kavram karmaşaları oraya çıkıyordu. Malzum ülkemde serbestlik, özgürlük kavramları doğru bi şekilde algılanmıyordu.
:))serbestlik ve özgürlük kuralsızlık olarak algılanıyordu:)niye peki?
İrdelememiz gereken bi konu da bu:)
     Özalla birlikte ormana telefon gelmişti. Devlet bedava telefon dağıtıyordu. Bizim için inanılmaz ama gerçek bi olaydı bu:))) İcraatın içinde programını hiç kaçırmayan büyük ağaçla, mecburen özalı dinliyor ve izliyorduk. Parmağını bize sallayarak şöyle diyordu. Elektriksiz köy kalmadı!!!. Doğru da diyordu.Ama bunun yanında, icraatları son hız devam ederken, "benim memurum işini bilir" gibi repliklerle memura zam vermeyip artı parayı illegal yollardan tabiri  caizse serbest piyasanın vahşiliğine bırakıp rüşveti legal ya da  ahlaki kılmasa bile en azından ahlaksızlık kategorisinden çıkarıyordu.
   İcraatın içinden programlarında yaptıkları icraatları anlatırken bu arada oğluna illegal yolardan TV satın alıp kurduruyordu. Kanunu, eylemleri gerçekleştirdikten sonra çıkararak, kanunsuzluğu legalleştiriyordu. Semra hanımın papatyaları da cabası:))

    Velhasıl, sürekli, Türkiyenin çehresini geliştirip değiştirdiği gerçeği vurgulayan bu adam icraatlarının karşılığında yaptıkları yolsuzlukları görmezden gelmemiz gerektiği alt metnini giriyordu:)))
      Tıpkı yazımın başlığındaki gibi, YOL-SUz verdik diyordu bunun yanında şuncacık çalmışız suç mu?
 İşte bugün olan biten de budur:)))aynı felsefe aynı tarih tekerrür ediyor:)
      Başka bi adam şöle hömkürüyor ekranlardan, Marmarayla istanbulun trafik problemini  çözdük, enflasyonu tek hanelere indirdik :)))Oğulcağazıma bi filo kurdum çok mu?
Ama mazlum halkım özalı sandığa gömdü:))
  Şimdinin sonucunu ne olacak peki:)Mazlum halkım rüşveti ve yolsuzluğu ahlaksızlık kategorisinden çıkaracak mı?
   Bekleyip göreceğiz:) ay çok heycanlı:)) valla:)))ha ha...çok hoş.)
Neferteti mazlum halkını selamlar

Hiç yorum yok: