Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

27 Haziran 2013 Perşembe

DaĞ GöLLERİ dEPrESyona Birebir:)))


Ağaçların dağları terk ettiği yerdeyim...

     Toprak bizi esir ettiğinden beri ağaçlar uçamaz, böle dedi yaşlı ağaç okşayıp yosunlu yüzünü. Böle zamanlarda işte, biz büyüdükçe yok olan inançlarımız gibi,  sisteme, tanrıya ve olan biten her şeye inancımı kaybettiğimde, bi bırakıp gitme halleri, dayanılmaz bi yok olma isteği tüm benliğimi kapladığında hep o şarkıyı  söylerim :)) Bazı sabahlar uyandımmmmm, kayıp haldeyimmmm sanırsın gölgeyim, ayaktayken yerdeyim Ne bileyim...ne bileyimm..Nil hatunun türküsü dudaklarımda; vuruyorum depresyonun dibine:((

     Depresyondayım yine, diyorum hasbihal ederken bi şirine:)Çikolata ye diyor;  geçer. Ben ne zaman depresyona girsem bi kutu çikolata yiyip ağlıyorum:)) Durup bakıyorum ona; cıkss...diyorum ben çikolata sevmem, ağlamam da:(( söyler söylemez, geri al tuşumu arıyorum:((((öylece bi uzaylı görmüş gibi bakıyor bana:(( hımm..yine toplum dışı gibi hissediyorum:(( nefesim daralıyor, oksijen azalıyor sankİ:)) çok alçaKK!!!! çok alçak bi basınç hissediyorum!!alçak basınç etkisine aldı seni; diye bağırıyor sol duyum sol omzuma oturup!!! Yükseğe çıkmalısın!! Yükseğe, sıfırdan kurtulmalısın ! oksijen azalınca, ciğerlerin bi balon gibi şişecek, sudan çıkan bi balık gibi ağzın açılıp kapanacak, işte o vakit ciğerlerin genişleyip, yaşam hazzın çoğalacaK!!İrtifa kaybediyorsunn:(((( yükseğe, bi dağ gölünün saklandığı kadar, yükseğe çıkmalısın!!

    Sırt çantamı kaptığım gibi, vira demir, dağlarrrrrr:)))

          Benim meskenim dağlardır, dağlarrrr...türküsü dudaklarımda, bi dağ gölünü görmenin heyecanı damarlarımda...rakkım arttıkça, nefesim açılıyor. Ne zaman bi dağ yürüyüşüne çıksam en büyük ayaklı dağcının peşine takılırım. Kar yürüyüşlerinden yadigar bana: Büyük ayak izlerine güvenle basarım:)) valla:) ha ha...çok hoş.)

   Yine bi büyük ayağın peşindeyim, saatime bakıyorum, bide ayaklarıma, nefesimi tasarruflu kullanıyorum. konuşmuyorum bile. Sevmediğim çikolatayı yiyorum, enerjim bitti bitecek, bademe dadadım bide.Suyumu kontrol ediyorum ikide bir.Tüm habis düşünceler beynimden silinip gidiyor. yaşama endeksleniyorum artık. sadece    
aldığım nefes ve attığım adımları sayıyorum. hımm...diyor sağ duyum ettiği duaları bırakıp, gördün mü yaşamı ne kadar önemsiyormuşsun meğer:)) kıs kıs gülüyor bana:)o böyledir hep .Asla kahkaha atmaz. sadece bi 
gülümseme...hiç kimsenin görmeyip sadece benim gördüğüm sinir bozucu bi sırıtış...

  Ve sonra...
Onu görüyorum, bi dağın kucağında...aha!!!! buldum seni diye bağırıyorumm!!! seni buldumm!!! Ayaklarımın acısını, yorgunluğumu unutuyorum. Sevindi mi sanıyorsunuz. cıkss...yüzünde bi küçümseme, bi rahatsız etmeyin yazısını görmedin mi halleri, öle nemrut bakıyor bana...yine de seviyorum onu..bana iyi geliyorsun diyorum, tam yaşamdan koptum derken, yeniden bi yaşama sarılma halleri...hımm....çok hoş.)
      Velhasıl,  ne zaman bi dağ gölü görsem mutasyona uğruyorum sanki. Toynaklarım sivrileşiyor, beyaz tüylerim çıkıyor, yüzüm bi kurdunki gibi uzuyor,  dolunay görmüş gibi uluyorum..:))ve yeniden saldırıyorum hayata!!!valla:)
ha ha...çok hoş.)

23 Haziran 2013 Pazar

UÇaN AğaÇLAR...kutsal metinler- bab-1-




ağaçların felsefesi         

     Toprak bizi esir ettiğinden beri, ağaçlar uçamaz; böyle dedi yaşlı ağaç, okşayıp yosunlu yüzünü.

    Biz toprağa gömülmeden çok önce, zamanın ve karanlığın gözlerimizi kör etmediğinden önce, tanrı rüzgar tohumlarımızı kanatlandırmış da, bi yüzyıl gökyüzünde öylece uçmuşuz.

   Ve ansızın, rüzgar gidince, bi kara delik içine çekmiş bizi,  karanlık bi toprağın böğrüne gömülmüşüz.Düşer düşmez toprak, zincirlerini takmış boynumuza ve sonra gelzaman, gitzaman, zincirlerimizi kökümüz sanmışız.

    Ve ne zaman, serseri bi rüzgar, ormana düşse, dallarımızı okşasa, kulaklarımıza fısıldar bu türküyü, "rüzgar ağaçların kanatlarıdır der" rüzgar ağaçların kanatlarıdır...

    O kadim zamanlardan kalan türküler, fısıldanır küçük fidanların kulaklarına, bi ninni gibi...
Ama ne kadar fısıldansa da, cennet gibi varlığından sürekli bahsedilen, bahsedildikçe inananı azalan, ufalan, uzaklaşan, ses ve düşünce gibi, duyanı çoktur da, bi göreni olmamıştır, uçan ağaçların.

Hamiş;

 Dünya, "insan ağaçların toprağıdır" 

Dünya, bizi esir ettiğinden beri, insanlar uçamaz -bab2- kutsal metinler-beşinci kitap-

 tabletlere yazılsın-m s 2013-nefer-neforizmalar-



    


17 Haziran 2013 Pazartesi

Şüphesiz burada SİZE apaçık bir mesaj var!


Şüphesiz burada BİZE apaçık bi mesaj var!

       Demokrasi, satırıyla sokağa çıktığında,  özgürlüğü ve adaleti bi darbeyle yerle bir eder. Bir bardak  suyla söndürülecek bi kıvılcıma, bi bidon benzin döküp alevlendiren, bu vesileyle topluma korku ve endişe salan, kabadayı sonunda, elindeki demokrasi satırını, sağa sola sallayıp, kalabalığı dağıttı. Benzin cümleleri, ahlaksız, çapulcu, iki ayyaş ve daha nicelerini salyalarını akıtarak terennüm ederken,nihayet nefretini topluma kustu. Bu nefretini arkamda %50 var diyerek toplumun diğer yarısına yaydı. Hukukun daima güçlüden yana olduğunu bir kez daha anlattı. Kendisi, bir şiir okuduğunda hapse tıkıldığında mazlumu oynarken, satırı eline geçirir geçirmez, dinime hakaret ediyor safsatasını kapıp, Fazıl Say gibi, toplumun saygınlığını kazanmış kişilere aba altından sopa göstererek, aslında onun düşüncesine sahip diğer gruba iyi bir göz dağı verdi.  Kuvvetler birliğinin, toplumu getirdiği noktayı bize bir kere daha gösterdi. Yasama-yürütme-yargı- tek yumruk olup,  özgür düşüncenin kafasına indi. Ağzından salyalar saçan demokrat--siz, bide beni başkanlık sisteminden sonra görün! repliğini terennüm etti. ve the end-Toplum bileniyor.cık...cık...hiç hoş deil.

Şüphesiz burada SİZE apaçık bi mesaj var!

Demokrasi satırını kullanıp çaktırmadan şeriat yasalarını getiremezsiniz. Alkol yasağını bi gece ansızın çıkarıp, ayranı milli içki ilan edemezsiniz. Ekonomik kriterleri nasıl düzelttim görmüyor musun derken, bu ülkeyi yoktan var eden insanlara iki ayyaş diyemezsiniz.Mahallemdeki sağlık ocağındaki, T.C yazısını bana sormadan kaldıramazsınız.Kürtaj yasası adı altında, kadınların bacak arasına istediğiniz zaman elinizi sokamazsınız. KBDMG yükseldi diyerek, bizler Ayfonlarımızı okşarken, Türkiyeyi, büyümüş ama kalkınamamış, Suudi Arabistan yapamazsınız.
   Ayrıca, izlediğimiz dizilerdeki kahramanları gerçek sanıp kurtlar vadisindeki, Necatiye, vatan kurtarma görevini veren, Behzat Ç yi evlendiren, bu zihniyetiniz, bizim gibileri sadece güldürüyor biline:)
Belkide yanılıyorumdur, belkide, bunların hepsini yapabilirsiniz ama şimdi hepimiz öğrendik ki, hiç kolay olmayacak.

Neferteti mazlum halkını selamlar