Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

23 Nisan 2013 Salı

büYÜme ve kALKINMa:)


Sol duyumun dediğidir
Kavram karmaşaları:))   
  
  Büyü de gelllll çocuk, büyüde gelll, hadi o yolları yürüde gelllll,:)) ne hoş söler sertap ablam valla:)) Büyümenin sadece yaş almak değil, aynı zamanda düşünsel anlamda bi olgunluk kazandıracağı, alt  metnini taşır türküsünde:)bence öle valla:)
    Şimdi durup dururken büyümenin bize olgunluk katacağı savını niye ortaya attım:)) yaş almak bizi, kısa yaşam sürecimizi, daha verimli kullanmaya iter mi?bu bi muamma:) ha ha...çok hoş.)

 Ama efendim mevzu o deil bakın mevzu ne?

 Devletciklerin de insanlar gibi bi metabolizmaları vardır :))

  Onların sağlıklı bi şekilde büyümesi; kalkınma olarak tanımlanır:) Yani büyümüş bi ülke kalkınmamış olabilir ama, kalkınmış bir ülke kesinlikle büyümüştür:))) YANİ KALKINMA, BÜYÜMEYİ KAPSAR:))
 Son demlerde mazlum ülkemde bi kavram karmaşası yaşanıyor sankİ:):)
    Sürekli ekonomik kriterlerin yükseldiğini, bunun sonucu olarak ülkenin büyüdüğünü ve bu serpilip, boy atmanın yeterince takdir edilmediğini ileri süren bazı zatlar var:))) Büyümenin rakamlarını görmeyecek kadar kör değiliz elbette:))Ama büyüme, kalkınmayla birliktelik sağlamadığı sürece bi anlam ifade etmez:)) sizin görmezden geldiğiniz, belki de fark edip üzerini örttüğünüz büyük bi yara var ortada:) Daha net bi şekilde ifade etmek için kalkınmayı tanımlayacağım size:))
  Kalkınma; bir ülkenin milli gelir düzeyindeki sürekli artışa paralel olarak ekonomik, sosyal ve siyasal yapısında değişimleri içeren bir süreç olarak nitelendirilmektedir.Sorun şu kİ; bu süreç mazlum ülkemde tersine bi seyir takip ediyor:) son model otomobillere biniyoruz,  son model cep telefonları elimizde ama adalet sistemimizde büyük gedikler açılıyor. Sosyal ve siyasal yapı niceliksel rakamları takip etmiyor.Onlarca insanı katleden katiller sokaklarda fink atarken, fazıl say v.b gibi insanlar komik denilecek bi nedenle tehdit edilip cezalandırılıyor:)) Kadınlar iş hayatından sinsice uzaklaştırılıyor.

velhasıl;
 büyüdüğümüz doğrudur aa dostlar ama kalkındığımız söylenemez. Büyüme ve kalkınma farklı kavramlardır, bilineee:)) misal: KATARın KBDMG, isviçre kadardır ya da ona yakındır:)) ama katar hiç bir zaman kalkınmış bir ülke sayılamaz. Petrol ve doğal kaynakları onu büyütmüştür sadece:)) hımm...obez iriliği diye tanımlayabilirim. Obezlik bi zeka geriliğine neden olmuş ayrıca:) Ama isviçre hem büyümüş hem de kalkınmış bi ülkedir.  Biz katarlaşıyoruz sankİ sadece g.t büyüyo:))valla:)) Fakat her dem söylediğim gibi Türkiye hiç bir zaman, iran olmaz ama suudi arabistan olma yolunda ilerliyor:)) Ve şeriatın şeytanı o kadar güçlü ki; halkı ne kadar ezseler bile seslerini kimse duymuyor:)bahreyn rallisinde çıkan olayları kaç TV yayınladı? sorarım size:)))Arap baharı niye şeriatın şeytanı suudi arabistana uğramıyor? Cevabını hepimiz biliyoruz elbette, sam amcanın çıkarlarına zeval gelmediği sürece en iyi yönetim biçimi şeriattır:))maalesef:(varsa yoksa düşman iran:))ha ha...çok hoş.)