Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

24 Mart 2013 Pazar

Bölünerek AZalma:)

Sol duyumun dediğidir
  İnsancıkların algısı beni hep şaşırtmıştır  valla:) Misal azalmayı,  AZALMA şeklinde büyük harfle yazdığımda anlamı azalma, değilde büyüme gibi algılana bilir mi? Ya da bu davranış biçimi, azalmanın aslında çoğalma ya da büyüme olduğu düşüncesini, alt metin olarak insancıklara sunabilir mi? Olmaz mı olabilir der Bülent Ortaçgil:)))valla:)
Ama efendim mevzu o deil, bakın mevzu ne:))
   En sevgili lise yıllarımdan yine en sevgili, biyoloji dersinden bana kalan en sevgili, repliği sizlerle paylaşacağım şimdi:)) Bölünerek çoğalma:)))) amip ve terliksi hayvanda görülen eşeysiz üreme biçimdir.Genellikle vücudun ikiye bölünmesiyle gerçekleşir.Hım...demiştim kendime bu cümleyi okuyunca:)ara sıra kendimle konuşurdum o zaman da; bölünüyorsa cıkss...bu aslında bi azalma çoğalma değil ki)valla:)
Efendime söyleyeyim efendime söylerken sizde dinleyin:)
   Mazlum ülkemde son demlerde bölünerek çoğalacağını inanan tek hücreli amipler var:) valla:) Nasıl olacak bu peki? Hep birlikte bi hoşgörü tepkisizliğiyle izliyoruz.
Ülkemi bölersek, özerk kürdistan misal, bu bizi osmanlı yapar,bizi büyütür, :))osmanlı mı? Osmanlının sınırlarından bi haber velet!! g.t kadar toprak kaldı elinde olsan olsan osmanlı beyliği olursun bu gidişle:):)
   Peki özerk kürdistan hikayesi bize barışı getirecek mi? Kesinlikle hayır.Bu durumun kesinlik kazanmasının nedeni yukarıda gördüğünüz muhteşem fotoğrafa sinsice atılan başlıktır. Şöyle der; "İRAN KÜRDİSTANINDAN" muhteşem bi fotoğraf:))İşte bu!!!! nihai hedef belirlendi.Bunun sıradan bi fotoğraf yada bu cümlenin sıradan bi cümle olduğunu düşünebilirsiniz.Ama  öyle değil. Felsefe basit:).Düşünceyi yay; eylem peşinden gelir.Düşünceyi yayıyorlar. Savaş asla bitmeyecek, bitmeyeceği gibi, ırak, mısır,suriyede uygulanan strateji ve nihai hedef iran da da uygulanacak  iran da kan gölüne dönüştürülecek.Nasıl peki?İran kürtleri kullanılarak, elbette:))Irakta işe yaradı ve tarihin her safhasında işe yaradılar:)şimdi neden olmasın:))Ve son hamle:)İsrail, Türkiyeden özür diler!!Ormanda büyük ağaç der kİ; bayram deil seyran deil, eniştem beni niye öptü?ha ha..çok hoş.)
Velhasıl  savaş bitmeyecek aslında, yeni başlıyor daha. Orta doğuya yayılıyor,  maaleesef:(((Kan, yine kan yine kan...Çemberin ortasında barış içinde yaşayacağız ama biz, buna inanan polyanalar var bide:)Belki de PKK irana yönledirilecek.türk ordusunu dize getirdik İran bize vız gelir gazıyla:)hımm...mantıklı:))Velhasıl, bi 100yıl  daha ağzımıza s..çacaklar. Allahtan o ka uzun yaşamıyacaz:)

Neferteti mazlum halkını selamlar

10 Mart 2013 Pazar

DaĞ gÖlleri::))




 DaĞın GÖzÜ:) aşkın özü:)

    Dağ gölleriiii gibiiiiiiiii hasret çektiğimmmmmmmm, her gece uyku diye yattığımm sensin:)) Ne hoş söler sezen ablam :))dinler, dinler ağlarım:)öle valla:)
 Dağ gölleri hakkında daha önce de bi yazıcık yazmıştım sanki ama, tekrar yazma isteği hasıl oldu :) Güzellikler, yükseklikler, gizem ve aşk üstüne...
 Aşk diyede tanımlanabilir bu hissiyat bence:)) Onu bi kere görme, ona bi kere bakma buldum! demek burada saklanmışsın "güzellik" diye bağırma :))çocukken saklambaç oynarken,  en kuytuya saklanan şirinleri bulduğumda ki gibi bağırıyorum!!!kalbim hızla çarpıyorrrrrrr bide:)
Onları görmek için, yürüyorum dağ, tepe, bayır, çayır....şöle bi gül cemallerini göreyim diye:))
Bi görseniz siz de seversiniz:)öle nefes nefese....ayaklarınız sızlarken, kalbiniz çarpar...
   Onlara bakarken başka şey görmem:)))Ama muhakkak biri gelip beni uyandırır:)
- Merhaba der, ormana zorunlu iniş yapan delikanlı, buralarda yeniyim de....
-Tedarikli gelmedim, fotoğraf makinemi sırt çantanıza koyabilir miyim?
-hımmm...en çok sevdiğim prototip:))terleyince sırtına havlu konan bi  evin bi oğlu:))) ha ha...çok hoş.)
Muhtemelen kızlarla tanışmak için treking yapıyo:))
-  Çantama koyabilirsiniz ama şeyy...çantamı taşırsanız olabilir dedim:)
-Ne!! Küçük bi makine için sırt çantanı, taşımamı mı istiyorsun?
-hayır:)bunu ben istemiyorm kİ,siz istiyorsunuz:)) siz bilirsiniz dedim:)
Bi evin bi oğlu azcık sinirlendi;  bi metropollü olarak bunu saklamayı becerdi elbette:))ama ışık hızıyla kararını verdi:) pragmatist düşünerek, tamam dedi:) sırt çantamı aldı:)))
 bi kızla tanışmak bu kadar zor ve sinir bozucu olmamalı diye hayıflandı sankİ:)))İstanbulda böyle miydi oysa:))kızlar peşinden koşuyordu:))neyseki , zorunlu iniş bitince, hop!! diye ormanı terk edecekti bi sabah:))

Nitekim öyle oldu. Senin gibi bi kız İstanbulda neler yapar biliyor musun? dedi giderken, benimle gel. Senin gibi birini burada asla kabullenmezler.Burada derken??? burası benim ormanım!diye bağırdım, sessizce,asla terk etmem! gidecek olan bizler değiliz!Benimle kal.

Onunla gitmediğim için, ben mi onu terk ettim, benimle kalmadığı için o mu beni?Bu bi muamma:))ha ha...çok hoş)


3 Mart 2013 Pazar

HOŞgöRüNÜN sıNIRları:)



Tepkisizlik hoşgörü müdür?

Solduyumun dediğidir:)

       Hoş gör sennnnnnnn, unut gitsin aldırmaaaaaaaaaa, büyüklük biz de kalsın sonunda, sen Sarıl o sana sarılmazsaaaaaaaa, sen unut, unutmazsaaaaaaaaa.....
  Ne hoş türküdü valla:)) Hoşgörü felsefesini,  toplumun tabanına yaymak için,şarkılardan türkülerden daha iyi bi araç olamaz valla:)))

     Peki nedir bu "hoşgörü" kavramı:))) Bi bilen söylesin hayrına:)

   Çok çeşitli tanımları yapılmakla birlikte kısaca hoş görü " müsamaha, tahammül, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma,  başkalarını eylem ve işlemlerinde serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüşüne aykırı düşen görüşlere,izin verme, aldırmama ....

    Sosyal ilişkilerde ise; kasten ya da bi kasıt olmaksızın başkalarına zarar verilmesi durumunda, karşı tarafın bu durumu görmezden gelmesi gibi v.s .vs.... daha bi sürü tanımlama biçimi:)
 
Peki bu görmezden gelme, ya da aldırmazlık ya da bana göre; tepkisizlik ne kadar devam etmeli?

    Mor gözleriyle kocalarını hoş gören bi sürü kadın gördüm ormanda. En doğru davranış biçiminin ve tek doğrunun bu olduğu onlara öğretildi:) Bu sürekli hoş görü, bu zavallı  tepkisizlik, yanlış davranış biçimlerinin sıradanlaşmasına neden oldu.Bir süre sonra, karısını dövmek, bi erkeğin rutini  bunu hoşgörmek de kadının rutini sonucunu doğurdu:)valla:)inanılmaz ama gerçek:))

 Peki bu tepkisizliğin sınırları yok mudur?

Farklı düşünce biçimlerini ve eylemeleri bize zarar verseler dahi,  anlayışla ve derin bi sabırla kabullenmemiz gerektiğini bize salık veren bu "hoşgörü" dini, şu sorularımıza cevap verebilir mi?

 *Bu hoşgörü ortamında palazlanan pedofilileri,   zoofilileri,   katilleri hoş görmeli miyiz?

 Yetiştirdiğiniz ağacın ilk meyvesini tatmak istemez misiniz? diyerek, kendini savunan, enses bir babaya hoş görü göstermeli miyiz?

Bizi hayvanlaştıran bu düşünce biçimlerine tepkisizlik, hoş görü müdür?

 Ya da oğullarımızı öldüren katillere hoşgörü  göstermeli miyiz? Katilere, "katil" diye bağırmak hoşgörüsüzlük müdür?

Bi kavram karmaşası yaşamayın aaa dostlar. Hoşgörü, yanlışı kabullenme, değildir.

 Macintosh dedemin dediği gibi;
 Hoşgörü, yapılan her şeyin kolayca kabul edilip onaylanması değildir.Hoşgörü, başkalarının görüşlerini anlama yeteneği ve acı bi duygu beslemeden, anlayışlı bi tartışma arzusudur:)

Asla ,yanlışa tepkisizlik değildir!!ASLA!!!

Bu hoşgörü adı altındaki tepkisizlik  bize, teröristlerin ve sahte kabadayıların toplumları susturduğu bi çağın kapılarını aralıyor! maalesef:((((
Kapat! Kapat!! cıkk...cık...hiç hoş deil:)

Neferteti mazlum halkını selamlar.