Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

10 Mart 2013 Pazar

DaĞ gÖlleri::))




 DaĞın GÖzÜ:) aşkın özü:)

    Dağ gölleriiii gibiiiiiiiii hasret çektiğimmmmmmmm, her gece uyku diye yattığımm sensin:)) Ne hoş söler sezen ablam :))dinler, dinler ağlarım:)öle valla:)
 Dağ gölleri hakkında daha önce de bi yazıcık yazmıştım sanki ama, tekrar yazma isteği hasıl oldu :) Güzellikler, yükseklikler, gizem ve aşk üstüne...
 Aşk diyede tanımlanabilir bu hissiyat bence:)) Onu bi kere görme, ona bi kere bakma buldum! demek burada saklanmışsın "güzellik" diye bağırma :))çocukken saklambaç oynarken,  en kuytuya saklanan şirinleri bulduğumda ki gibi bağırıyorum!!!kalbim hızla çarpıyorrrrrrr bide:)
Onları görmek için, yürüyorum dağ, tepe, bayır, çayır....şöle bi gül cemallerini göreyim diye:))
Bi görseniz siz de seversiniz:)öle nefes nefese....ayaklarınız sızlarken, kalbiniz çarpar...
   Onlara bakarken başka şey görmem:)))Ama muhakkak biri gelip beni uyandırır:)
- Merhaba der, ormana zorunlu iniş yapan delikanlı, buralarda yeniyim de....
-Tedarikli gelmedim, fotoğraf makinemi sırt çantanıza koyabilir miyim?
-hımmm...en çok sevdiğim prototip:))terleyince sırtına havlu konan bi  evin bi oğlu:))) ha ha...çok hoş.)
Muhtemelen kızlarla tanışmak için treking yapıyo:))
-  Çantama koyabilirsiniz ama şeyy...çantamı taşırsanız olabilir dedim:)
-Ne!! Küçük bi makine için sırt çantanı, taşımamı mı istiyorsun?
-hayır:)bunu ben istemiyorm kİ,siz istiyorsunuz:)) siz bilirsiniz dedim:)
Bi evin bi oğlu azcık sinirlendi;  bi metropollü olarak bunu saklamayı becerdi elbette:))ama ışık hızıyla kararını verdi:) pragmatist düşünerek, tamam dedi:) sırt çantamı aldı:)))
 bi kızla tanışmak bu kadar zor ve sinir bozucu olmamalı diye hayıflandı sankİ:)))İstanbulda böyle miydi oysa:))kızlar peşinden koşuyordu:))neyseki , zorunlu iniş bitince, hop!! diye ormanı terk edecekti bi sabah:))

Nitekim öyle oldu. Senin gibi bi kız İstanbulda neler yapar biliyor musun? dedi giderken, benimle gel. Senin gibi birini burada asla kabullenmezler.Burada derken??? burası benim ormanım!diye bağırdım, sessizce,asla terk etmem! gidecek olan bizler değiliz!Benimle kal.

Onunla gitmediğim için, ben mi onu terk ettim, benimle kalmadığı için o mu beni?Bu bi muamma:))ha ha...çok hoş)


Hiç yorum yok: