Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

13 Aralık 2012 Perşembe

ÇAy ve FelSefe:))) DüŞÜnen Kadın:))))


  "Düşün,düşün b.ktur işin":)İrdeleyeceğimiz felfesik cümle bu:)

      Ne zaman, düşünen birini görse, böyle der, ormanda büyük ağaç:) ilk bakışta sığ bir insanın terennüm ettiği bi cümle gibi gelebilir size;  ama öle deil::)
     Felsefi düşüncenin bi sonuca varamayacağını bu sonuçsuzluğun sonunda bizi yok edeceğini ya da avamca 
b.k edeceğini kısacası;  en karmaşık olanı en basit ve anlaşılır bi şekilde bize anlatır:) 
Ayrıca düşüncenin sınırlarını zorlamamak gerektiğini de vurgular.Düşünce denizine düştüğünüzde, sürekli kulaç atmanıza rağmen olduğunuz yerde kaldığınız, aslında bi girdaba takıldığınızı ifade eder. 
ve siz bu girdapta boğuşurken akıp giden zamanın telafisi mümkün olmayan ziyanlara neden olduğunu vurgular.

  Siz de diğerleri gibi açıkıp yemek yiyip neden öleceğimizi ya da neden doğduğumuzu anlamlandırmadan, düşüncesizce, yaşamalısınız.En doğru yaşama biçimi budur.Dünya kurulalı beri ve bizim, bizden öncekilerden haberdar olduğumuzdan beri, hiç bi bilgi, eski yunan ve ondan önceleri, düşüncenin tarihinin hiç bi noktasında, nereden geliyoruz ve nereye gideceğiz sorularına bi cevap bulamamıştır.

    Tüm bu düşünce teatileri bizi fi tarihinde bir filozofun terennüm ettiği şu cümleye götürür. Bildiğim tek şey var. O da hiç bir şey bilmediğimdir. Bu cümle, düşünceyi anlamsızlaştırır ve bizi şu sonuca vardırır: düşün düşün b.k tur işin:))))ha ha...çok hoş.) 

    Tanrı felsefenin mi yoksa bilimin mi konusudur , sorusu düştü belleğe şimdi :)bu bi muamma:)

Neferteti mazlum halkını selamlar:)

5 Aralık 2012 Çarşamba

FaTmAnIN KaDeR HeSaPLaYıCıSI:)

Sol duyumun dediğidir:)

     Her davranış biçimimiz, her davranışımız bizi, başka bi yola yeniden hesaplanan, yeni bir
 kadere götürüyor. Bu sürekli yenilenen kader hesaplamalarını fark eden bi şair şöyle der; koruluktan ayrılıyordu iki yol, ben az yürünen yolu seçtim ve bu; beni farklı kıldı.  koruluktan ayrılan aslında, iki yol değildir, koruluktan ayrılan, binlerce farklı yolun ve olasılığın toplamıdır.

  Bu açıdan baktığımızda,cps lerin "kader hesaplayıcıları "olduğunu düşünüyorum valla:))ne zaman yanlış   yola sapsak, "yeniden hesaplanıyor" diyor:)))ha ha...çok hoş.:)  
    
     Yani kaderimiz diye bi şey yok. Kaderlerimiz diye çoğullar:)) yazılılar bu doğru;  ama her davranış biçimimize göre yeniden hesaplanıyor, bu da bizim davranış biçimimizin kaderimizi değiştirebileceği sonucuna bizi götürür kİ; zaten değiştirebileceğimiz şekilde tasarlanmış bi yazılımdır bu:))Kader yazılımını hazırlayan ancak bi tanrı olabilir :)tanrı sen muhteşemsin:))))valla:) ha ha...çok hoş.)

     Ama efendim mevzu o deil, bakın mevzu ne:)

    Kader ağlarını örüyordu, repliği kime ait bilmiyom ama hımm...kaderi bi örümcek ağına benzetmek mantıklı. Birbirinden  farklı olasılıklar sizi aynı sonuca götürecek. Elbette ölüme:)) Son hep aynı, farkındalık yaratan şey, kullandığınız ağlar ya da yollar, kısa yollar öğretildiği gibi sizi sonuca,  ölüme götürüyor :))) Kısa çöpü çekmiş gibi oluyorsunuz yani.))) insanın ömrünü uzatıp kısaltma olasılığı da kendi elinde sonucuna varabilirsiniz:)valla:)ha ha...çok hoş.)

    Şimdide; Fatmanın, kader hesaplayıcısı olalım.

BİRİNCİ OLASILIK-
O gün Fatma arkadaşının doğum gününe katıldı ve Aytaçla tanıştı. Sevişip evlendiler.nur topu gibi bi oğulları oldu.güzel bir hayat sürdü ve öldü.

Birinci olasılığın alt olası hesabı-
O gün Fatma arkadaşının doğum gününe katıldı. Aytaçla tanıştılar.seviştiler ama evlenemediler.Çünkü Aytaç zaten evliydi.Fatma bunu öğrenince depresyona girip intihar etti.

Birinci olasılığın ikinci alt olası hesabı-
Ogün Fatma arkadaşının doğum gününe gitti. Aytaçla tanıştılar. Aytacı görürü görmez aşık oldu ama evlenmediler.Çünkü Aytaç geydi:)Ama arkadaşı Ferhatı tanıdı.Ferhat bir motorsiklet tutkunuydu.Kısa bir hayatları oldu.Bir motor kazasında öldüler.

 İKİNCİN OLASILIK- O gün Fatma, bir baş ağrısıyla uyandı ve arkadaşının doğum gününe gitmedi.Hiç kimseyle tanışmadı.Uzun ve yalnız bi hayat sürüp öldü.

Hayat! sen bi olasılık hesabısın:::))))m-s-2012-nefer-neforizmalar:)