Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

21 Kasım 2012 Çarşamba

TaVŞaN AyDıN kİMDİR?


Sol Duyumun dediğidir:)    


   Tavşan aydın, kimdir derken;  yok o deil canım yaaa...kuşum Aydın deil, tavşan aydın:) ha ha...Tavşan aydın deyince, Ali Kırcayı anımsıyorum diyen şirine de gülüyom hala:))valla:)

    Efendime sölim, efendime söylerken siz de dinleyin, toplumları aydınlatan, "sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıkları aydınlığa" diyen aydın prototipini ne yazık ki kaybettik.Elbette adamlarda haklı, bir ömrü hapislerde pis hücrelerde geçir, dinsiz imansız diye taşlan hala emek, hala eşitlik, hala halk içindi her şey diye kendini tüket.Tükendiler ve bittiler maalesef:(

    Son mohikan bu aydın formatından sonra, ortaya çıkan aydın prototipi gerçekten halkın ilerisinde  koşan, bir aydın portotipidir ki;   evlere şenlik:)) Yarışı önde koşup, arada halkına dönüpp aha!! ahmaklarrrrr ne kadar geri kalmışsınız, sizi gidi aptallar diye bağırıp çağıran aydın silueti:)))ha ha...çok hoş.)
     Oysa  aydın kişi  bi "tavşan atlet" gibi olmalıdır.Halkı ne kadar geride olursa olsun, ona hız kazandırmak için geri dönüp yanında koşmalıdır, tıpkı bi tavşan atlet gibi:)

 Demem o ki sana;
 Türk aydını halkının yanına dön!
 çukurun dibine in!

 Neferteti mazlum halkını selamlar:)

Hiç yorum yok: