Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

14 Haziran 2012 Perşembe

AHLAkSIZ EkOnOMİ.)

   İş dünyası yanlısı neoliberal bağnazlar, ekonominin bir makine olduğuna gerçekten inanıyor:)) Böle diyor, Julye Nelson "hayatımızdaki ekonomi" adlı kitabında.
   D&R da kitap karıştırıcılığı yaparken, bu cümleyi okumamla kitabı satın almam arasında çok kısa bi zaman dilimi geçti. Hımm...dedim kendime, ne hoş bi cümle. Bi tanrı sözü gibi:)) sonra yazarın bi tanrıça olduğunu fark edince, farzı yerine getirdim:)
     A. Simit ve J.S Mill gibi er kişi mallar, ekonomiinin bi makine olduğunu iddia ettiler yıllarca, ama yanıldılar. Ekonominin bi kalbi var. Tıpkı vücudumuz gibi bi çark olabilir ama kalp hımm..nası tanımlasam ona duygu katıyor onu insanlaştırıyor:)) ben bu düşüncelerle gark olurken, kitabında ekonominin bi kalbi olduğunu söyleyen bi hatunu görünce sevinç gözyaşlarına boğuldum:):)hah!!! işte dedim:) benim gibi düşünen biri:))onun gibi düşünen ben, daha mantıklı tabi.)ekonomiye bi kadın eli değdi nihayet:))

    Ama efendim mevzu o deil, bakın mevzu ne:) Bunu yüzyıllık bi düşüncenin  kabuk değiştirmesi olarak algılıyorum.Ayrıca, düşüncenin kabuk değiştirmesi  sadece ekonomi mevzu bahis olduğunda geçerli değildir. Örneğin "dünya bir makinedir"metaforu 17.yüzyılda yaygın bi düşünceydi. Eski yunan filozoflarından Aristotales ise, dünyayı nefes alıp veren bi canlıya benzetmiştir.Dünyayı canlı kılmak onun bi kalbi olduğu sonucuna ulaştırır bizi. Kaldı ki islam peygamberi muhammed ve muhammedistler, dünya, bir öküzün boynuzları üzerinde durur  metaforunu müminlere pompladılar bi süre. Buradaki öküz metaforu elbette, "tarım ve hayvanlığı" ifade etmek için kullanılmıştır.Aslında muhammedistler bi nevi Fizyokrattır da diyebiliriz:)ve onlara göre de dünya dolayısıyla ekonomi canlıdır. asla bi makine  değildir:)

   Demem o ki sana; ekonomiyi bi makine metaforuyla bağdaştıran ekonomist, klasik mal şahsiyetler, insanın sadece para için çalışacağını, bireyi,  paradan başka hiç bir şeyin motive edemeyeceğini, bu nedenle şirket, çalışanlarının, karlılık, dolayısıyla kariyer ve yüksek ücretler için etik değerlerin yerleyeksan etmelerinin rekabet ortamında,  mubah sayılacağı iddia ederler. Bu vahşi ve ahlaksız kapitalist felsefenin, çöküşünü markizde oturup sessiz, zevkle izliyorum:)

   Komünizmin ruhuna el-fatiha okuduğumdan beri, paranın bi önemi yok mühim olan insanlık türküsünü salına salına söyleyip, gezme taraftarı da değilim. Para, çalışanları motive edecek bujileri ateşleyecek, kıvılcımdır.
Tıpkı Maslov'un ihtiyaçlar hiyerarşisinde olduğu gibi,  para birincil ihtiyaçlarımızı karşılar ve hayatımızdaki piramidin tepesinde yer alır. Ama tüm piramit paradan ibaret değildir. Çalışanların, şirkete güvenmesi, sosyal sorumluluk projelerinde görev almaları, güven ortamının oluşması, ailelerine yeterli zaman ayırmaları,  verimliliği, rekabetten daha çok arttırabilir.
Velhasıl,  "Para çok şeydir, ama her şey değildir" felsefemin tohumlarını çorak beyinlere  serpiyorum:))
   
   ya tutarsa demiş Nasrettin hoca:))))ya tutarsa???

Neferteti mazlum halkını selamlar:)

Hiç yorum yok: