Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

1 Ocak 2012 Pazar

Ayrıştırıcılar

Sol duyumun dediğidir.

 Düşüncenin yere ve mekana göre doğruluk derecesinin arttığı ya da azaldığı bi sistemde, neyin doğru olduğunu bulmakta zorlanan insancıklar, düşünme ve doğru yolu bulma yetilerini kaybettiler.Bu hengameden yararlanıp, siz zahmet etmeyin, biz sizin adınıza düşünürüz diyen bi guruh peydahlandı.

Ve insanlar ne söylediklerini anlamadan, onların söylediklerini tıpkı bi papağan gibi tekrarlıyorlar.

Misal?

Sam amcanın Irağı terk etme vakti geldiğinde, ıraklı bir vatandaşın, bi cümlesini size nakledeyim. Şöyle diyordu Amerikaya müteşekkir ıraklı vatandaş;  Amerika ırağa gelmeden önce, biz kim kürt, kim arap, kim sünni, kim şii, bilmezdik. Sayelerinde öğrendik:)
Aslında bu cümle her şeyin açıklaması kanımca:))
 Ayrıştırma işlemini hızlandıran  katalizör görevini "özgürlük" sözcüğüne yüklemişler. Peki, ıraklı vatandaş, komşunun şii, kendisinin şafi olduğunu öğrenince daha mı özgür oldu? Yoksa komşusuna düşman mı kesildi?Aynı kara kafaya sahip  olmalarına rağmen bir arapla bir kürtün  farklı ırklar olduğunu öğrenince, komşusuna daha mı yaklaştı.?
Bu ayrıştırıcı düşünce biçimleri özgürlük söylemleri adı altında ortadoğunun çorak beyinlerine ekilirken, neden çizgi gözlü bi japona sen japon deil Amerikalısın:) ırkların bir önemi yok; önemli olan barış içinde yaşamaktır felsefesini yüklüyorlar.

Doğrular Amerikada ve Avrupada farklı ama ortadoğuya gelince mi değişime uğruyor?

Aynı düşünce biçiminin acılarını hepbirlikte çekiyoruz.

Türkler sizi asimile etmeye çalışıyor, g.t aynı baş aynı olmanıza rağmen siz başka bir ırkısınız orta asyadan gelmediniz:))
Özgür olun. Ayrışın, söylemleri ormanda yayılıyor.
ve işte uludere...
Muthemelen şöyle oldu. Dost ve müttefik ülke, uydu görüntülerini gönderdi. Buncağazımlarda vurdular. Elbette köylüler oraya gönderildiler. Toplu halde sınırdan geçilince onların izlenileceğini ve vurulacakları biliniyordu.
Eskiden pkk mayınlı bölgeden geçmek için önce koyun sürüsünü bölgeye sürer mayınları patlatırlarmış. Yöntemlerini geliştirdiler kanımca.
Ve gazetelerde başlıklar dünden hazır. Katil devlet. Arap baharının bizdeki esintileri bunlar.Komşunun ülkesini kan gölüne çevirip mutlu mesut yaşayamazsın nur yüzlüm:):(cık...cık...hiç hoş deil.(

Bu türkü de bu yazıya gelsin....
İçim ürperiyorrrrrrr, yüreğim yanıyorrrrrrrr, olmasaydı sonumuz böylee.....

Hiç yorum yok: