Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

25 Mart 2011 Cuma

Batan geminin cümleleri bunlar!!

Cümlelerim var!
kıdan ince,
kılıçtan keskin!
Cümlerim var!
Baldan tatlı
sudan ucuz,
kırık kalplere
birebir!
Her akşam yatmadan önce,
aç karına bi cümle!
bi ayeti kerime!
Batıyorum!
Batan geminin cümleleri bunlar!
beynimin dehlizinde, çürüyüp gidecekler!
Abilerim, ablalarım!
Alın!
Çalın!
Yağmalayın!

18 Mart 2011 Cuma

Blogsuzluğun dayanılmaz ağırlığı:(((

SOLDUYUMUN DEDİĞİDİR:)

Efendime sölim, efendime söylerken siz de dinleyin. Ben bu net alemine düştüğümden beri, başıma gelmeyen kalmadı aaa dostlar. Köyden artizzzzzz olma niyetiyle şehre kaçan Türkan Şoray'ın başına gelenler bir!!! benimkisi iki!! öle düşünün yani:) ha ha ...çok hoş.)
Bundan seneler evvel ne ka evvel anımsayamayacağım. bazı şirinlerin üç, cık..bazılarının 5 yıl iddiaları var. neyse efendicim o demler işte, anto diye bi siteye yolum düştü! nası düştü peki. Türkiyenin kültür sanat edebiyat sitesi başlıcığına kapıldıydım azcık:)

Ormandan kaçış senaryoları yazıyom ben de:))aha! bi de ne göreyim "serbest kürsü" diye bi forumları var.hah! işte dedim, aradığım şey! özgürlük ve serbestlik deyince, sadece şeyinin özgür bırakılmasıyla ilgilenen mazlum halkımla hasbihal etme yeri:)
Mavi salonları bile var:))bıdır bıdır konuşanlar:) işte o dem! Yıllarca yaptığı zındıklıklar yüzünden bi hücreye kapattığım sol duyum, sol omzuma çıkıp bağırdı!!!!!!! Bunlar şirinlerrrrr dedi:)) Yeterince uslu bi çocuk olursanız bi gün ormanda şirinleri görebilirsiniz diyordu o zat!!! Doğruymuş işte!!!!! Ben hep uslu bi kız oldum! Allahın ve kulların bütün söylediklerini yaptım!!! onları görüyorum!!! nihayet!! işte şimdi, yılların sessizliğini bozup, onlarla konuşacağım!! MERHABA BENİM KÜÇÜK MAVİ ŞİRİNLERİM!!!!ha ha ...çok hoş.)

Fakat gerçeği annemden sonradan öğrendim repliği yapacam, adı serbest olan bu kürsüde bi hasbihal esnasında, Seda sayan hanımefendiyle Nihat Doğan evliliği konusunda, çemkiren bi müslüme, cıkk..öle kötü kötü konuşma, peygamber kumaşı var bu oğlanda, bi kırkını doldursun hele, seda ablamın da hz. haticeden ne farkı var dediydim de:)
allam yaa..ben demedim aslında, solduyum dedi:) zındık o!! hımm...bu forumun modu rivayete göre adı Biloymuş beni şutladı:)ama sadece beni değil başkaları da şutluyodu:)hımm..yani yalnız olmadığımı bilmek güzel duygu vesselam:) Görerek yaşayarak, öğrendik ki, meğer adı serbest olan bu yercik, aslında serbest filan deilmiş.) ha ha ...çok hoş.)

Sonracığıma, dövülmüşüm sövülmüşümmmmm kovulmuşumm bennn, h..stır çekilmişim yarim türkücüğü dudaklarımda uyduk MİNİŞE :))ha ha ..FF diye bi site var. kıssss gel peşimden dedi:)) geldik:)

Zaman geçti, zaman aktı , zaman zaman içinde, BLOGLARA indirilen demir bi yumrukla durdu:)Hepimiz durduk! hepimiz sustuk! Derin bi sesizlikle bekliyoruz:)

Çember sakal şirinleri yakalayacak mı yoksa ormanda kaybolacaklar mı?..cık..cıkk..hiç hoş deil(

Yurdakul çıktı geldi, bağıra çağıra dedi ki;

Bu zavallı sürü için, ne merhamet ne hukuk!
Sade sert bakışlı bi göz!
Sade ağır bi yumruk!!!

Bide bloğumun sağından solundan fışkıran, reklamlar benim deil:)) ben hala, reklam kabul etmeyen fakir ama onurlu bloğum:)) Hele şu okeye var mısın piştt!! diyen seleni hiç tıklamayın:!!cıkk..cııkk.... gözüm tutmadı onu valla:)) ha ha ...çok hoş.)

1 Mart 2011 Salı

Kezban Pariste değil:) Amsterdamda:)

Sol duyumun dediğidir:)-ahlak üzerine neforizmalar:)

Orospuluğun özgürlük sayıldığı şehir:) amsterdam:)

Dört büyük kitabı okuyup, cıkk...bunlar büyük deil, tanrı sözü hiç deil, buncağazlarımı tanrı kelamı sayarsam, tanrının varlığından şüphe duyacağım sonucuna varıp, kendi kutsal kitabımı yazmaya karar verdiğim vakit, kendime bi mağaracık aradım:) valla:)) misal, Hira :))ha ha...çok hoş.)

Oldum olası mağaralara karşı bi ilgim alakam da olmuştur. yalan değil. misal bi gün yolunuz Antalyaya düşerse, DİM MAĞARASINI görün derim:) mağarayı gezerken bi de ney üflüyosa, bi neyzen, gelsin vahiy en güzelinden :))
Mağara demişken, Gümüşhanedeki KARACA MAĞARASINIda terennüm etmeden geçmeyi büyük günahlar arasında sayarım.dikkat!

Efendicim, bendeniz kulunuz, bu mağaracıklarda, vahiy inmesini beklerken, bana her dem şah damarımdan yakın olan, BENİN BENLİĞİ, tanrının varlığı hakkında hiç bi dem şüphe etmedi. Neden sebep?Tanrı vardı. çünkü yokluğu ispatlanamayan her şey vardır sözünden yola çıkıyordu. neden varlığını ispat etmek zorundayım ki, dedi bendeki ben:))delikanlı adam yokluğunu ispat eder:)) ha ha ...çok hoş.)
Tanrının varlığını haneme yazıp, yaratılanların en şereflisi payesini de alıp kabul ettiğim de, kitabı mukaddesten küçük bi arak yaptım:)
Kitabı mukaddesin bi ayeti şöledir.
İnsan bazen, yaratılanların en şereflisidir, bazen de aşağıların en aşağısı:)) selamlarım muhammed:) hımm...çok hoş.)

Hepiniz bildiği üzere kendi kutsal kitabım yazım aşamasında:) kırk yaşımı doldurmayı bekliyom:) ha ha ...çok hoş.)

BEŞİNCİ KİTAP- giriş bölümü bab-1
Ey rab!
Bizleri hayvan olarak yaratmış olabilirsin! and olsun ki,bizler onlardan değiliz!
m-s-2011-neforizmalar

Peki, onlar derken kastettiğimiz hayvanlardan olmadığımızı, tanrıya nasıl ispat edeceğiz:)

basit:)

bab-2
Ahlak, insanın tanrıya hayvan olmadığını ispat etme çabasıdır!
m-s-2011-neforizmalar

İnsan özüne dönüp hayvanlaşmayı değil, Darwin amcamın iddia ettiği gibi, hayvanlardan farklı davranışlar sergileyerek insanlaşmayı seçmiştir.NOKTA!

Ancak son demlerde, insanlaşma sürecinde yüzyıllarca uğraşılıp oluşturulan ve ahlak adı altında sergilenen bu davranış biçimleri, özgürleşme adı altında, içgüdüsel davranış biçimlerine dönmenin saldırısına uğruyor.

İnsan özüne dönüp özgürleşince misal, dişisiyle bi toplulukta tıpkı hayvanlar gibi çiftleşmeli mi? İç güdüsel olarak ereksiyon olunca, bulduğu ilk dişiyi becermeli mi? Bu bi özgürleşme biçimi mi?
Peki bu içgüdülerimizle özgürleşmenin sonu nereye varabilir?
Misal çok sıkıştığımızda, bi tuvalet bulma ihtiyacını hissetmeyip, sokağın ortasına s..çma bi özgürleşme biçimi mi?
Çünkü bi topluluğun ortasında çiftleşme özgürlük kapsamına alınırsa, sokağın ortasına s.ççmada özgürlük kapsamına alınmalı:)) sonuç olarak, ikisinde de, insan denen hayvan boşalacak::)) ha ha ...çok hoş:)
Ama efendim mevzu o deil, bakın mevzu ne? Efendime sölim, efendime söylerken siz de dinleyin.

Amsterdamın kırmızı sokağında salınırken, ışıklandırılmış vitrinlere iç çamaşırlarıyla yerleştirilmiş, dişi ve eril fahişeleri görünce bi sorunun ampulü bellekte yandı::)
Bu özgür ülke, o ka özgür ki ,orospuluk yapmak ,özgürlükten saylıyor:)anladım:)hımm... bunu bi özgürlük biçimi olarak algılıyorsak o dem, bu özgür ve gelişmiş ülke buncağazımları neden bu işi yapmak zorunda bırakıyor?
Diyeceksiniz ki, zevk alıyorlar. cık..sanmam. zevk alıyorlarsa, o dem para almamaları gerekir.
diyeceksiniz ki, bizim ülkemizde yok mu? elbette var.ama bizim ülkemizde cinsel özgürlük olmaması sonucunda doğal olarak fahişelik var.ama bu özgürlükler ülkesinde, hımm...nası desem:) özgürlüğün b..kunu çıkarmışlar kanımca:))cıkk...cık..hiç hoş deil.)

Aziz dostum Che Guevara Bolivyanın dağlarında çiçekler açtığı vakit, koştu geldi,sol omuzuma oturdu dedi ki;
Fakirlere ekmek dağıttığımda bana aziz diyorlar, neden aç olduklarını sorunca komünist!
neferteti mazlum halkını selamlar!!