Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

3 Ekim 2011 Pazartesi

AVcı VuRuldu!

köpekler,silahlar  ve çocuklar üzerine hasbihal...


Bir avcıyı diğerinden ayıran avına duyduğu merhamettir.hımm...hoş replik. Av mevsimi filmciğinden bellekte kalan hoş bi sedadır bu replik. Fakat avcılar gelende merhametsizdir, ya da  şöle de tanımlanabilir. Merhametli insancıklar avcı olmaz.nokta:))

Ama efendim, mevzu o deil, bakın mevzu ne.
Ben kuşlardan da küçüktüm bi gece vaktiydi. Ormanda bıldırcın avına çıkardı ahali. Ellerinde lüksleriyle, geceleri ışığa düşen sazan bıldırcınları  avlarlardı. Avcının en sadık dostu elbette avcı köpeklerdi. Boyunlarında çıngıraklarıyla, silah sesiyle birlikte, dallardan uçuşan kuşlar kadar hızlı ve çevik... avın düştüğü kuytuyu bulan, ertesi akşam verileck muhteşem ziyafetin habercisi ... avcı köpekler ve elbette köpeklerle birlikte koşan çocuklar.

 Çocuklar kendi silahlarını hangi zaman diliminde yapmaya başladı bilmem.Belkide oyuncağın tarihi kadar eskidir. ama ağacın çatal kökünü kaucuk bi lastikle birleştirdiğiniz zaman, ucuna da küçük bi taş yerleştirdiğinizde, muhteşem bi silah-oyuncak elde edersiniz.
Kuş lastiği:))

Kuş lastiği,  bir avcı çocuk elinde,  biçok kuşun küçük başını koparabilir. İtiraf edecem, kuş lastiği kullanmışlığım vardı.ama hiç bir  kuşu öldürmedim.hımm...yuvalarından yumurtalarını çalmışlığım var ama:)) merak, hep merak:))çok pişmanım::((( valla:)


Efendime söyliyim, efendime söylerken siz de dinleyin. Adı güzel, kendi güzel Muhammet.
Muhammed, iyi bir avcı çocuktu. Kırmızı kocaman yanakları burnundan akan sümüğü ve kuşlastiğini çekerken,  bir gözünü sıkıca kapayışı ve nişan alışı hala bellekte. fırlattığı taşın hızı ve kuşların dallardan aynı hızla havalanışı...yere düşen kanlı bi küçük,  kuş başı ...


    Başı yere düştüğünde, oynuyorlardı. Öyle diyor,  Ali. Oynuyorduk diyor. Kuş tüfeğini tavandan indirip bana verdi. Hadi sen avcı ol dedi. Boş dedi.çakmaz dedi. sonra bi el silah sesi...kuşlar dallardan uçuştu. avcı köpekler koşuştu. Küçük başı, yere yuvarlandı. kan duvara yazıldı. şifre kırıldı. uyan Muhamet!, dedi Ali. oyun bitti. Uyan dedi. uyanmadı...uyanmadı...Ali bağırdı, rüzgarlı bi bayırda,  koşup bağırdı. kanlı elleriyle bağırdı. o bağırdı! Dağ bağırdı.Avcı vuruldu!!AVCI VURULDU!!

        Elbette kaderini yazmıştı Tanrı, dedi büyük ağaç. Ölecekti. kısa bi ömür biçti ona rab. Ama böyle mi olacaktı? Bundan böyle her kim ki; evimin eşiğinden içeri bi silah sokar ,bu dünyada ve diğer dünyada yirmi tırnağım yakasında olsun!. silahlara veda!

Hiç yorum yok: