Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

23 Ocak 2011 Pazar

sünnetten kaçan muhammed:)


Anabelli, ormanda yaşayan yedi cücelerden biriydi ve masal dinlemeyi severdi.hımm...bidee bi ağacın kollarında sallanmayı...bide aşağıdaki insancıklara bakmayı, bidee karıncaları dinlemeyi. karıncalar şarkı söylüyor!!!!hiç kimse bilmez ama o bilirdi:)çayırların arasında sürünerek yuvalarını bulmayı. yuvalarını yıkmayı:) her şeyi bilim için yapıyodu aslında:))
tanrının gazabını karancılara göstermekten vazgeçtiğinde, cennete gideceğini düşündüğü günden beri bilimsel çalışmaların ara verdi.
Sevdiği şeyler çoktu ama sevmedikleri de çoktu:))hangisi daha çoktu cıkk...hiç bilemedi:)
Yemek yemeyi, evcilik oynamayı, pamuk prensese yardım etmeyi, el işi yapmayı, cıkk...sevmezdi. büyüyünce ne olacaksın diye soranlara, tam cevap verecekken, sol duyusu sol omzuna çıkar, büyüyünce ne olacağını bilmiyor ama büyümezse çoban olacağı kesin, der gülerdi. onun sesi, sesini bastırır susardı.pis zındık...o demlerde bana musallat oldu zatİ:))ha ha ..çok hoş.)

inek!! cıkkk...inek deil yaa...sığır onlar. sığırla ineğin farkı var mı onu da hiç bilemedi. sonra bi gün, sığırın köylüce olduğunu, ineğinse şehir lugatında yer bulduğunu düşündü. neyse işte. sığırları beklemeyi de, hiç sevmezdi.ne zaman sığırları bekleme sırası ona gelse, içine şeytan kaçtığını düşündüğü sarıkız komşunun tarlasına dadanır, bi yıl boyunca yeşersin diye emek verdiği taze mısırlarını hüpp....diye işkembesine indirirdi:) onca oburluğuna rağmen pamuk prenses onu severdi:))dilsiz hayvan onu çubuklamışsın diye zavallı beni fırcalardı. Dilsiz olduğu doğruydu ama onun aklı ormandaki mankafadan da çoktu:))valla:)) sürekli beni kollar, ne zaman karıncalarla konuşmak içi çayıra uzansam, bi anda at gibi dört nala koşup ormanda kaybolurdu.
allam yaa bideeee...ikimizide sarı kız demeleri hiç hoş değil:))hayvan haklarının bu kadarıda fazla::)bide şirinlerin psikolojisini düşünse biri, dişimi kıracam valla:) ha ha ...çok hoş.)
ama efendim mevzu o deil, bakın mevzu ne?
Yukarıda sözü edilen mankafa adlı şahsiyet, arkadaş şirin o:))o bi er kişi.)
niye kızlarla oynamıyorsun anabelli? kızlar, kız kıyafeti giyer, kızlarla oynar derdi tel bıyıklı imam:))Belli ki, basma donumdan hoşlanmıyordu:)doğumumun üstünden daha altı bahar geçti!!!sapık pedofili!! ha ha...çok hoş:)
hımm...evcilik oynamaktan nefret ediyom, ondan olabilir diye hiç bi de dem söylemedi anabelli.

yakalamaca oynayalımm...koşalımm...hep koşalım...
önceeee koştummm...koştumm biraaz...birazda ip...atladımm..
sonra bi türkü tututurdum da öylece rahatladımmmm...allam ya ne hoş türkü

Bu man kafa bi gün ağlayarak yanıma geldi. Beni kesecekler, dedi. korktum. Mankafaydı filan ama cıkk...onu kessinler istemezdim. allam yaaa...onu keserlerse sürekli bez bebekleriyle oynayan salak ayşeyle oynamak zorunda kalacaktım!!! ağaca bile tırmanamıyodu salak! üstelik kafama keserle vuran şişko şirinden de tırsıyordum:)

Büyük ceylan gözlerimi açıp kim diye sordum.
duvar dibinde ağlıyordu bi çocuk,
niye ağlıyorsun dedim,
öyle yırtarak sesini,
uzun zamandır özlemiştim içten bi ağlamayı,
şu an şimdicik geldi,
ona ağlıyorum dedi:)
ne hoş şiirdir:))

Duvar dibindeki çocuk gibi, sesini yırtarak ağlıyordu. zorlukla babaaa--annemmm--ler dedi. pipiiii--mi kesecekler.
Allam yaaaaa...ceylan gözlerim daha da büyüdü. büyüdü yürek kadarrrrrrr!!
kaçalım, diye bağırdı sol duyum, sol omzuma oturup, kaçalım!!ormanda büyük bi ağacım var. kolları saklar bizi. O, kapkara bi cam:))silahları gövdesine sarıp saklıyo hacı:))şııttttt...çok sır!!!Rahman ve rahim olandır O!!gel kaçıp saklanalım ormanın derinineeeee....
ha ha...çok hoş:))
kaçamadık tabi.onu yakaladılar. sesiiii ormana yayıldı.kulaklarıma çarptı durdu.
beni yakalayamadılar:))yakalamadılar. bana güldüler. kızları affetmeyen orman ,bu sefer beni bağışladı.kırkgün kırk gece şükrettim:)

Hiç yorum yok: