Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

18 Aralık 2010 Cumartesi

silah kadına yakışır!


Sol duymun dediğidir:)
Silahlar sesi sevmez.cıkk..öle deil:) hımm...tam olarak şöyle:)Silahlar sahibinin sesini sever. silah kimin elindeyse o konuşur.Herkes dinler:)
Her yıl, dünyanın en güzel kızının tv çıkıp, dolgun kırmızı dudaklarını büzüştürüp, savaşlar olmasın, kutuplarda balinacıklar ölmesin, savaşmayın sevişin mesajcığını vemeye çalışmıyorum elbette.
İnsan var oldukca, silahlar var olacak.Habil ve kabilin kavgası sihirli küremiz dönmekten yoruluncaya kadar sürecek! Değiştiremeyeceğimiz bu gerçeği kabullendikten sonra, değiştirebileceğimiz, mevzuya gelelim:)
asıl mevzu, silahların kimin elinde bulunduğu mevzusudur.
silahı elinde bulunduran söze ve sese sahip olacak!
Her şey bi sesle doğdu.
Rab ol dedi,
emir telakki ettti:)
Önce bi ateş topu döndü durdu, bi yüzyıl yandı.
sonra yüreği buz tuttu bi yüzyıl dondu.
ve yedi mübarek günde, yedi katlı gökyüzü,
evrenin gözü doğdu.
Lanet şeytan! şer gözlerin kör olsun!
ve günlerden bir gün, sesin sabibi, silahın sahibine dönüştü. bi tanrı oldu.kimin ölüp, kimin yaşayacağına hüküm kıldı.

Zaman aktı zaman geçti, zaman zaman içinde.mezopotomyada durdu. --(M.Ö. 58- M.S. 21) yer, "Melitene" m-s 2010 yer malatya!--

Tozlu gözleriyle etrafa baktı.
Medine kan içinde.
o bi mümine.
kendisine verilen o mübarek adı kirletti!
ve cezası kesildi!
Bi mezarda uyandı.
yedi kat yerin altı!
nefes aldı son bi kez!
ciğerlerine toprak doldu.
yaşı daha 16!

hüzün, bi türkü oldu, sol omzuma oturdu. Töremiz bu muydu... yazımız bu muydu...susma söyle küçüğüm ne hoş söler çelik oğlanı.
Düşün FATMA! bu töreyi kim yazdı?
DÜşün MEDİNE!
Düşün GÜLDÜNYA!
Düşün ki yüreğin sallansın.
Düşün ki o an güneşli güzel günlere inanan.
Mutlu bir Yusufcuk havalansın.”
Değiştir töreyi Fatma!
Yeniden yaz!
Seni korumuyorlar? korumayacaklar! Çünkü içten içe onlar da senin suçlu olduğunu düşünüyorlar. Müslüman senin, öldürülmeni haklı görüyor. Suç unsuru oluşsun diye ölü bedenini görmesi gerek kadı efendinin! a mon dio! ne gam!!!
Demem o ki; sana, hazır silahlanma yasası çıkmışken, kendine bi silah al!
Meşru müdafa haktır!
Cana can !!!Sana bacak arasından bakan, babanı, atanı ve yedi sülaleni vur!
Kan aksın, vicdan kanasın!
bin yıllık töreyi yeniden yaz!
ve de ki;
Rabbimin verdiği canı almaya gelen her kimse, bilsin ki canını almak haktır.
m-s-2010-nefer-neforizmalar-beşinci kitap!
TABLETLERE YAZILSIN:)))

10 Aralık 2010 Cuma

Türk'ün islamla imtihanı:)


Türkleşen islam!

Sol duyumun dediğidir:)

Efendime söyleyeyim, efendime söylerken siz de dinleyin. Efendiciğim, türklerin islamlaşma tarihi, hepimizin bildiği üzere talas savaşına dayanır. Talas savaşında çinlilere karşı, abbasilerle omuz omuza savaşan türkler, çinlileri bozguna uğratınca işte o dem!
araplara uyum süreci başlaR:)ha ha...bugünün avrupalıları varsay:)

bu sürecin sonunda, muhteşem bi inovasyonla müslümanlığı kabul ederler.

bu konuda şimdiye kadar çekilen en iyi film, cıkk...tek film diyeceğim, kuşkusuz' karagözle hacivat niye öldürüldüdür. emeğine sağlık, ezel akay:)selamlarım:)

Ama efendim mevuz o deil. bakın mevzu ne.
Arap töresine bulaşmış islam, budizmin derin sularında yıkanan türk'ü yavaş yavaş , kendileştirmeyi başardı.
islamiyetle birlikte, türk kadını attan inip, bi peygamber tokadıyla yatağa girdi.
Toplumsal roller yeniden hesaplandı.Kadın islamiyetle birlikte, sahip olduğu cepheleri tek tek kaybetti.
Ve sonuç olarak, türklerin araplaşma tarihi başladı.

zaman aktı, zaman geçti zaman zaman içinde.
29 ekim 1923 de durdu.

göktürklerden sonra, türk adını taşıyan ilk türk devlettinin temellerini mustafa kemal attı.
Kemalizm, araplaşan türkü, yeniden özüne döndürmeye kararlıydı.
Ve elindeki bi avuç insandan cebren bi ulus yarattı.

Kemalizm, düşünce biçimi, zamanla yaşama biçimi haline aldı.

Peki kemalizm, islamı nasıl yaşanılabilir adil bi din haline getirdi?

Son demlerde, kemalizmi -izmsiz bırakarak, kemalcılik, dikatatörlük tek adamlık anlamı vermye çalışan, seçilmiş aydın, bu düşünce biçimini bi akım olmaktan çıkarmaya çalışıyor.
Kemalizmin bir din olarak algılandığını vurgulayarak, mustafa kemali peygamberleştirerek, muhammedin karşısına çıkarıp, muhafazakar kesimin, kemalizmi dinsizlikle bağdaştırmasını sağlamlaştırmaya çalışıyor.
Alkış!!!!
Kemalizm bi din biçimi değildir. Fakat kabul etmek gerekirdi, islamın LUTHER'i Mustafa Kemaldir.
Luther hristiyanlıkta nasıl bi reform yaratmışsa,
Mustafa kemal, islamı türkleştirerek, bi bakıma reformize ederek bu dini yaşanılabilir bi şekle sokmuştur.
Elbette bunun sonucunda, elinde kitabı mukaddes din elden gidiyor naraları atan müslüman, mustafa kemali dinsizle itham etmiştir.
unutmayınız ki; kilise de Lutheri aforoz etmiş, dinden çıkmış, sapkın ilan etmiştir.
Tekerrür etme tarih!!!ha ha...çok hoş:)

Ama efendim mevzu o deil:) Bakın mevzu ne.
Kemalizm felsefesi sonucunda yeni bir müslüman prototipi ortAya çıkar.

LAİK MÜSLÜMAN!!!

Peki laik müslüman kimdir?
ya da müslüman laik olur mu?
ya da laik müslümanın arap müsülümandan farkı nedir?

*laik müslüman, dini bireysel yaşar, dini, allahla kul arasındaki en güçlü bağ sayar.
*laik müslüman, ahlakın temel kavramlarını yaşama biçimine yansıtır ve ahlaksız bi dinin varlığını reddeder.Arap müslümansa, ahlaksız bi din yaşar.misal çok eşlilik.

*Laik müslüman, tek eşlidir.islamın, kadını sıkıştırdığı mutfakla yatak odasından çıkarır. laik müslüman, kadına, insan diye bakar.
onu insan-kadın yapar.Arap müslümana göre kadın, dişi-insandır.

zaman akarr zaman geçer zaman zaman içinde.
ve günlerden bi gün, arap müslüman geri döner!

elbette ilk işi, kendisinin iktdarı kaybetmesini sağlayan 'laik müslümanı' ve onun fikir babası kemalizmi yok etmektir.

Seçilmiş aydın elbette, kemalizmi, -izmlikten çıkarıp, kemalcilik yapmaya çalışırken bilerek, isteyerek, kasten, bu süreci gözardı etmiştir.

Marksizmi -izmlikten çıkarıp markcılık yapacağından endişe ediyorum, artık:) ha ha...çok hoş.)

3 Aralık 2010 Cuma

kapitalizmin sermaye, komünizmin fahişe, islamın cariye yaptığı kadın!


kadın ve sistemler:)
sol duyumun dediğidir:)

Tanrıça atena, muhteşem efesi, barbar akınlarından koruyamadığı o lanetli günde, gücünü ZeusA kaptırdı.Tanrıça atenadan sonra, hiç bir kadın Zeusun, apollonun ya da diğer tanrıların gücüne ortak olamadı.Bu bi miladdı. Bundan sonra,ortak oldukları tek şey, tanrıların yatağıydı ki; afrodit, tanrıcalık sıfatını adaleti ve gücüyle değil güzelliğiyle hak ediyordu.
Afroditle birlikte kadın, sadece güzel olduğu sürece tanrıca kalabildi.

ve tanrıçalar sonsuza dek olimpostan kovuldu.karşı koyan Hera yeraltına gönderildi ve ebediyen lanetlendi.tüm kötülüklerin anası ilan edildi.
O gün bu gün, kadın erkegin hegemonyasında, güçlü kaslarının altında, bazen zevkle bazen öfkeyle inlemekte.

Zaman aktıı...zaman geçti...zaman zama içindeeeeee...
1776 yılında durdu!
Adam smith, bizim adem babamız sayalım, kapitalizm tohumlarını dünyanın böğrüne fırlattığında, halk bereketli bi hasılat elde edeceğini umuyordu.Çünkü adem baba, milletlerin nasıl zengin olacağının şifresini çözmüştü!
ve şimdi, hayrına dünyanın kulağına fısıldıyordu.
Kapitalist sistem;
bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler diyordu ve bu felsefe kadına, bırakınız s.kksinlr felsefesine dönüşerek yansıyordu.Piyasa, dengeye zayıfın üzerine basarak geliyordu ki; çoğu toplumda bu zayıf kesimi, kadınlar oluşturuyordu.
Piyasanın, dalgalanıpta durulduğu doğruydu, ama dalganlanma sürecinde boğulanlara kimsenin aldırdığı yoktu!
Özgürlük ayyuka çıkmıştı.dört yanımız özgürlüktü. misal dev dalgalarla boğuşurken, herkes istediği tanrıya yakarıp, yardım isteyebilirdi.
Artık insanlar insanlardan deil, tanrılardan yardım istemeliydi!


Kapitalizmin ezdiği kadın, cılız kollarıyla, tıpkı havva anamızın ormanda avlanamadığı gibi, sanayi devrimiyle birlikte, devinmedi ve sermaye kapsamına girdi.
Afrodit, güzelliğinin bedelini ödeyene tanrıçalığın tüm zevklerini sunmaya başladığından beri, artık çalışmanın kutsallığına da inanmaktan vazgeçmişti.

Fabrikada tütün saran, sararkende hayal kuran, fabrika kızı, artık kendine daha kolay bi iş kolu seçmişti.
ha...ha...çok hoşş)

Kapitalizmin bu vahşetini korkulu gözlerle izleyen insancıklar, başlarını göge çevirip,uzun süre mesihi beklediler.
ve bi gün mesih elinde kitabıyla çıktı geldi:)DAS KAPİTAL!
Tanrı size yardım edemez diyordu! çüNkü yok!!!insanlardan yardım isteyin!
Artık lasser-faire lasse-passe dönemi sona ermişti.
Karl marks, ağzından köpükler saçarak bu sistemin sona ereceğini muştuluyordu.
Kadın sosyalist sistemde insanlaşabilecek miydi? Kadın, artık insan olma mücadelesini kazancak mıydı?
bi ümit? belki?
Zaman geçti, zaman aktı, zaman zaman içinde...
altında bi tarih 1917!!!!

bi adam apoletlerini şakırdatarak mesih marksın rüyasını gerçekleştiriyordu.
ama büyük bi standart sapmayla.ingilterde değil, rusyada:)

Ben kuşlardan da küçükken TRT 2 de olimpiyatları izlerken, muhteşem rus hatunların, buzda bi kuğu, gibi süzülüşlerine hayrandım.
Güçlü, güzel, onurlu katerine vit, idolümdü.katerina vit doğu almandı ama tüm komünistler bizim için rustu:)))ha ha...çok hoş:))
1991 yılında SSCB dağıldığında, komünizmin kadını bi fahişe yaptığını büyük ceylan gözlerimi pörtleterek gördüm.
Sadece ben değil, bütün dünya gördü.
inandım bi şey daha yok oldu!
İnandığı hiç bi şey kalmayan insanlar kİ; onlardan kılmasın beni tanrı poe dedi, sol duyum çıktı geldi.)

telli li...telli...şu telli turnammmm...sanma ki yaralı ...uçmaz bi daha...kanadı takıldı göçmen buluta...
anlatır eski beni, şimdiki bana...
hep çıkıyom, patika yollaraaaaaaaaaa!!!!dağlara....kırlaraa... ne hoş türküdür:)
islamın cariyeliğide haftayaaa....buluşalım haftayaaa...ha ha...çok hoş.)