Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

31 Ağustos 2010 Salı

Değer yargıları...Yargısız değerler:)


Sol duyumun dediğidir:)

Ben kuşlardanda küçükken, bi gece vaktiydii, aşk tuttu elimdennnn beniii...geçtim düşler ormanından bi gece vaktiydi...ceplerimde hacı yatmazlar...allam yaa ne hoş türküdür.
ama mevzu o deil, bakın mevzu ne.efendime söliyim, efendime söylerken siz de dinleyin.Ben kuşlardan da küçükken ne zaman bi yaramazlık bi oyunbazlık yapsam, büyük ağaç kaşlarını çatar tüh!!!! senin suratına diye...okkalı bi tükürük savururdu suratıma.Bazen, tükürük yerine 'tü' sesinin de kafi geldiği olurdu:)
Mevzu şu ki; bu tükürük, çok derin anlamlar ihtiva ederdi:)Şöyle ki, misal büyük ağaç, bi kereliğine tüh senin suratına derse bu, çok fena demekti. ama bunu, misal, tüüü tütüüü tüüütü diye üç defa tekrarlarsa, bu da hah... aferim çok iyi bi iş başardın anlamına gelirdi.Bi ara belgeselin birinde, şempazelerin birbirine tükürdüğünğünü görünce, Darwin haklı olabilir mi diye aklımdan geçirmedin deil:) ha ha...çok hoş)

Efendicim bu davranış biçimlerinin, toplumlar arasında iletişimsizliği doğurduğundan dem vuracam. Misal batı toplumlarında, Leydi Godivanın öncülüğünde, soyunma eylemi, protesto anlamı taşır. bildiği üzere, leydi godiva, halkını ağır vergilerden kurtarmak için, çırılçıplk soyunur ve atının üzerinde tüm kasabayı dolaşır.Gelin görün ki, memişleri açıkta bi hatun doğuda ya da müslüman toplumlarda, tabi bunda cinselliğe doymamış er kişilerin davranış biçimleride durumu etkiliyor, direkt seksi çağrıştırır. Demem o ki sana, barış için soyunanarak bişey yaptığını sananlar:) memişleri göstermek homosapien bi topluluğa , barışı deil, seksi çağrıştırır sadece.

Bi dem önce, türkiyeyi bi gelinlikle gecerken tecavüze uğrayıp öldürülen, Pippa Bacca keşke bunları bilseydi.Beyaz bi gelinlikle yolda yürüyen bi hatunu gören müslüm, haliyle Pippanın gerdeğe girmek istediği düşüncesine kapıldı.Bi kadın..gelinlik...bu hatun ne anlatmak istiyor?

Sene geçen sene, cennet ülkemin cennet mekanlarında tatildeyiz. Arkadaşların küçük şirinleri de bizimle birlikte.Çocuklar otelin bahçesinde, ingiliz çocuklarla tanıştı kaynaştı.hah..bi de top buldular.yaşasın futbol:) derken, aniden kavga gürültü.goldi değildi olayı:)ama lisan yok. iki grupta küfrediyo ama karşı tarafın, küfürleri anlamadığından çok muzdaripler. Bu duruma, bi ingiliz küçük şirin son verdi.İşi eyleme döktü. Yanındaki 5-6 yaşlarındaki kız kardeşini çekiştirip, kilotudu aşağıya çekip, bizim şirinlere küçük kızın g.t gösterdi:) ha ha...işte film orada koptu.bizim şirinler yumrukları sıkılı bi şekilde öylece kaldılar.ingiliz çocuk hala daha bağırıp küfrediyordu.küçük kız ağlıyordu.bizimkiler hala kıpırdamadan öylece duruyordu.Aynı hareketi biri kız kardeşlerine yapsa, muhtemelen yumruğu yerdi.ama şimdi bu ingiliz kendi kız kardeşinin g.tünü gösteriyordu onlara! aha...bu ne demek istiyordu.kendi kendine mi küfrediyordu?
Örnekleri çoğaltabiliriz elbette ama cıkk..çok uzun oldu:)
Demem o ki sana, biri yüzünüze tükürdüğünde yağmur yağıyor sanın:)ha ha...çok hoş.)

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Bu sanat, senin şerefineee emmi oğluuu:)))


SANAT SANAT İÇİNDİR DEYİP, KESESİNİ DOLDURAN SANATÇI İLE SANAT TOPLUM İÇİNDİR DEYİP, AVUCUNU YALAYAN SANATCININ HİKAYESİ:)
Solduyumun dediğidir:)
Sanat sanat içindir deyip, kesesini olmadı cıkk...daha teknik bi terim kullanacağım, kasasını dolduran sanatçı ile, sanat toplum içindir eyy...ahali, sanat, toplumun her bireyine ufacıkta olsa bi ışık tutmazsa, aydınlatmazsa, s..çç öyle sanatın içine deyip, hapsi boylayan, en iyi ihtimal boş bi kasayla avucunu yalayan sanatçının farkı, haliyle zeka farkı bu günkü konumuz mazlum halkım:)

Son demlerde ülkeciğimin sanatçıları, tıpkı seçilmiş aydınları gibi, uyandılar. Boş bi kasayla bi yere varılamayacağını kavrayıp, her fırsatta kasasını üç olur, beş olur avro olur, dolar olur doldurmaya baktılar.Herkesler kesesini ihtiyaçlar sonzuzlaşınca kasasını doldurmaya başladı.Onların bi suçu yok haliyle, bu ihtiyaçlar sonsuzlaşıp bu namuslu insanları soysuzlaştırdı kanımca::)Veletleri, 'benim hiç ferrarim olmadı baba' cümlesini sarfedip,kendilerini ezik hissetmesinler diye tüm çabaları, o açıdan da bakmak lazım:)

Kürt Faşo+ nur yüzlü ittifakı, gitgide palazlanıyor.Ellerini ceplerine atınca, gerek seçilmiş aydınlardan , gerek sanat camiasından tahmin ettiğinden de fazla destek görüyor.Sanat toplum içindir eyy..ahali, bu toplum olmayınca, kime sanat yapacaksın diyen bi kaç iyi adama, kıs kıs gülünüyor, sanatı sanat için yapan kapitalci sanatçı. Peygamberin mübarek tokadı mazlum halkımın suratına inince, soluğu Londrada alacak, belli. Büyük ihtimal koca memelerini açıp, vatan için soyunacak, trajı yüksek bi dergide:)Neler yapmadık şu vatan için!

Demokrasiyi satın aldılar velhasıl, kıroyum ama para bende hesabı:)
Sol duyum çıktı geldi sol omzuma oturdu, bi garip,Yunus oldu dedi ki;

ilim ilim bilmektir
ilim kendin bilmektir
sen kendini bilmezsen
ya nice okumaktır.

Hala daha bu ülkeye inanan, sanat toplum içindir, biz sizin için varız diyen, tüm küfür ve aşağılanmalara rağmen direnen, sayıları, geometrik bi hızla azalan, bu onurlu adamları neferteti selamlar.Biz buradayız.

Varlığınız, varlığımıza güç katıyor.biline:)

24 Ağustos 2010 Salı

MAZLUM HALKIM! ANA-YASAN NASIL OLSUN ?SERT Mİ, YUMUŞAK MI?


YASAMA-YÜRÜTME-YARGI DEVLETLUMUN ELİNDE:)BİRLİKTEN KUVVET DOĞACAK SANKİ:)YAŞASIN KUVVETLER BİRLİĞİ!!!

Para bittiii aşkkk, bittiii, getttiii sevdiğimmm getttiii, onun aşkı paraymışşş, para bitti aşk bitti. allam yaa...bi zamanlar böle derin manalar ihtiva eden türküler dinlerdim. para sevgi ve aşk üzerine.tatil de, böle vefasız bi sevgili gibi, para bitince çekip gidiyo.dönüş onadır...kürkçü dükkanına:) ha ha...çok hoş
Neyse efendicim kredi kartlarını fulledim. alış dönemim sona erdi, veriş dönemim başladı anlayacağınız. hımm...bu durumda hep sizinleyim cancağazlarımmm.sevininnn looo...
hemencecik bi anektodumu paylaşacağım sizinle. tatilden ormana döner dönmez.tırıss tırıs borçlarımı ödemeye giderken, hemen elime, 'anayasaya evet' deyin broşürcüğü tutuşturdu müslüm.batan geminin malları bunlarrr...broşür çıkar, vasıfsız müslümün eline ver dağıtsın..üç beş kuruş cebine girsin mübarek günde..oylar da pAK partinin cebine..ne de olsa. ön seçim denemesi sayılır..oh... herkes yolunu bulsunn...aferim..

ama efendim mevzu o deil, bakın mevzu ne?Sert mi olsun anayasan, mazlum halkım, yoksa yumuşak mı istersin? Asıl mühim soru bu:)ha ha...layt selami geldi belleğe şimdi.geçen tv izliyon. çocuklar duymasın başlamış yinee...taş fırın sever benim mazlum halkım sonucuna varıyom. Demem o ki , sana taş fırın erkeğinin, anayasası da taşfırın olsun...cıkk..layt olmasın, sert olsun :)

Şimdi efendime söyleyim, efendime söylerken siz de dinleyin. anayasa nasıl sertleşir?
Bi anayasa, değiştirilemeyecek maddeler içeriyorsa, misal türkiye devleti bir cumhuriyettir gibi(1982 anayasa madde 1).Bu maddeyi değiştirmek ya da değiştirmeyi teklif etmek yasaktır. Görüyon mu zorbayı:)

Sertliğin ikinci şartı ise efendicim, bazı durumlarda hükümet, meclisi çiftlik yapıp, at koşturmasın diye, halk oyuna başvurulur. misal şimdi olduğu gibi, dikkat ediyon mu müslüm.Bu hakları sana veren, 82 anayasasısır. sertlik için yeterli mi peki cıkk..yetmez.. Bi de değiştirmek için, çoğunluğa sahip olmak lazım ki, o konuya hiç girmeyecem:)

82 ye gelene kadar, 21 den 24'e olmadı 61'e, cık..bu da çok layt oldu, az da sert olsun ..hah..82:)
Türkiye, gençlik yıllarında yumuşak bi anayasayı mecburen denemiştir.misal 1921(teşkilat-ı esasiye) Diğer anayasaların 1924-1961-1982 anayasalarının çoğu serttir.1961 anayasaının da yumuşak olduğu bazı çevrelerce rivayet edilir:)

1921 anayasasını Kemale ermiş mustafa yumuşak yapmıştır, çünkü efendicim, mazlum halkım fakrü zarüret içerisindedir, savaştan yeni çıkılmıştır.Bu hazin dönemi atlatıp, bu sürüden bi millet yaratma telaşı içindedir.Halifesini kaybeden müslüm, ahirette cennet yüzü göremeyecği endişesine kapılıp, bi elinde kitabı mukaddes bi elinde satır sokağa düşmüştür.
Anlayacağınız kuvvetleri birleştirmek farz olmuştur. 1921 anayasasını diğerlerinden ayıran en temel husus budur. Devletin üç önemli kuvveti YASAMA-YÜRÜTME-YARGI tek elde toplanmıştır. Misal kafana vurmak için sıkı bi yumruk oluşturulmuştur da denilebilir. Bu yumruk halifemizü isterukkkkkkkk, diye sokağa düşen, müslümün kafasına inmiştir. Doğru. Kabul etmek gerekir ki, bu ülkeye cumhuriyet ZORLA, ASKER POSTALLARIYLA gelmiştir. Fransaya ihtilalin geldiği gibi.Jakobeni seviyorum valla.
Fakat Kemale ermiş mustafa, bu millete hep inandı 1924 anaysasında kuvvetleri ayırdı. çünkü yürütme yargı tafarından denetlenmezse, denetimsiz bi sistem üç vakte kadar kendini yok eder.gördü. kavradı.

Zamannnn geçriiiii zaman aktıııııı, zamannn zamannnn içindeee, bizz mahpusta yaşardıkkk...dostla düşman içindeeee....ne hoş sölerdi vicdansız.
Altında bi tarih 12 eylül 2010 !!!yeni anayasa,-- sert olan 1982 anayasaının-- ona verdiği özgürlükle halk oyuna sunuluyor. Yoksa müslüm, ben ol dedim, oldu diyecek, dediğini emir telakki ettirecek.
Tüm yeniliklere balıklama atlayan müslüm, inovatör o:)) hımm...yeniyse iyidir deyip atlıyo..ama bu yenilik, onu eskiye postalayacak haberi yok:)Haber edelim dedik:)

Ve kuvvetler birliği geri döndü.pAK parti yumuruğunu sıkıyor. Yasama- yürütme-yargıyı kendi elinde topluyor. Yargının yürütme üzerinde ki, denetimini açıkca kaldırıyor. Özellikle, özelleştirme husunda ihaleye fesat karıştırılması hımm..şöle açıklayayım..misal devletin demir yoları, devletlumun oğluna satılacak,öz-elleşecek yani:) bu ihalenin ne kadar, nasıl ve devletin hayrına mı değil mi, kısmı yargı tarafından değil de, misal idare tarafından yani devletlumun atadığı müdür tarafından denetlenecekkkk:) ha ha ...çok hoş:))) ben seni göreyimmm...sen beni gör ki, bozulmasınn ağzımızı tadııııı ...A de bakimmm...AAAA.. ne hoş sölerdi barış abim:)

Demem o ki sana mazlum halkım!!! ömrü hayatında, gelene geçene he dediğini bilirim. Bu sefer HAYIR de. Önemli olan anayasayı kimin yazdığı değil, askerin , sivilin ya da tanrının yasanın ne içerdiğidir. Adil olmayan bi tanrıya, adil olmayan bi askere, adil olmayan bi sivile hayır deee!
Adalet isteee...sadece adalett!!!
Şüphesiz burada sana apaçık bi mesaj var! HAYIRLARINIZ HAYIRLI OLSUN, HAYIRLI VATANDAŞLARIM:)ha ha...tombik özal