Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

5 Kasım 2010 Cuma

Nereye koşuyorsun anabelli? Rahmet yolları kesti!!!!


Anabelli, ormanda yaşayan yedi cücelerden biriydi ve masal dinlemeyi severdi.
Bi ceylandan daha hızlı koşuyordu ormanda. Dağlardan, denize koşan sulardan daha hızlı!onları izlee anabelli!! küçük damlalar! damlalar, seni evleklere !evlekler, derelere, dereler nehirlere, nehirler denize götürecek!!!!deniz ne tarafta? ağaçlar geçiyordu yanından.yaşlı ağaçlar.genç ağaçlar.durup bakmıyordu bile.

günlerenden bir gün, soğuktu va yağmur çiseliyordu.
ısınması için kibritlerini yaktı kibritci kız, biraz çalı çırpı, topluyordu ormanda.kırıyordu onları sonra. sıcacık bi soba ve sıcacık bi masal için:)
Uğursuz çalının biri önce inatla kırılmadı. sonra, şakkkkkkkkk...diye gözünün içine kırıldı.
Pamuk prenses!!!diye bağırdı anabelli!!!göz yaşlarım kan akıyor.yoksa kutsal meryem miyim?
Pamuk prenses baltasıyla çıktı geldi!kör olacak dedi, feride teyze!rabbim nası bi kara yazı yazmış böle? yazdıysan bozsun !!!!!!diye bağırdı !!!gitsinnn!!bi daha yazsın!!!!
sana karaaaa yazııı yazıldıııı sanmaaaaaaaaa....insanın da kaderi böyleeeeeeee öyle bi geçer zaman ki:)))hımmm....çok hoş.)

gidelim dedi benim küçük şirinim!!!yol uzak!ayaklar çıplaK!
ve gittik, parka ve yürek parmparçaaaaaaaa....

işte yolll...nihayet yolll...bi kumaş gibi yırtılıyor gözüm. yağmur yağıyor,karla karışık! gözyaşlarım hala kanla karışık.

sol duyum çıktı geldi, sol omzuma oturdu, bi türkü terennüm etti.
kuş uçmazzzzzzz,kervannn geçmezzzzzzzz bi yerdesinnn, su olsannnnnnnnn kimse içmezz, yol olsan kimse geçmezzzzz...
Yol oldu ve birİ geçti!!
ve rab, ona yeni bi kader çizdi:)
yeniden hesaplanıyor dedi:)

Pamuk prenses baltasını yola vurdu! dur müslüman diye bağırdı!!!!kamyon durdu!
küçük şirinim kan ağlıyor, kör olacak! dünyayı göreli daha altı bahar geçti!Çok az!götür bizi dedi, kulun, köpeğin olayım!

kamyonunun adı neydi, kamyoncu? al yazmalım, selvi boylum... kırmızı mıydı rengin? cıkk...değildi.mavi...kırık dökük bi mavi.kırınnnn..kıırıınn...nefessiz kalıyordu yollarda ama bizi götürdü.

Nihayet denizi gördü!!!ilk ve son defa mı görecekti denizi?elbettttttttt nasip kısmettir bu işlerrrr....elbettt dönerrrr devrann..olurr seyrannnn....elbettt....ne hoş türküdür:)

Hiç acımayacak, dedi beyaz yakalı adam. şimdi bu iğneyi gözüne yapacağım.azcık yırtılmış.sonra da yırtığı dikeceğim.
kör mü olacağım dedi anabelli büyük ceylan gözlerini açıP? Ağaçlarrrrrr geçti yanımdan, uzun ağaçlar, yaşlı ağaçlar.son kez mi görüyorum gökyüzünü pamuk prenses??

kör olmak mı?delisin!!!dedi anbelli. tanrının yarattıklarını görmeden ölmek, en büyük korkum!
Dik onu lokman hekim!!!!and olsu ki; acımıyor!!gözümü dik!!!

Hiç yorum yok: