Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

10 Ekim 2010 Pazar

kulak zarı ve kızlık zarı üzerine hasbihal:)


sol duyumun dediğidir:)

anabelli, ormanda yaşayan yedi cücelerden biriydi ve masal dinlemeyi severdi.Ormana sis inince, yedi cüceler pamuk prensesin etrafında toplaşır, şah ismail, kanlı pilavı nasıl yedi:) hikayecikleri dinlerdi. Masallar odayı ısıtır, soğuğu emerdi.
Yine de soğuk, sıcak masalların arasından gizlice fırlar, anabellinin küçük kulacıklarına üflerdi..üfffffffff.....vınnnnnnnnn.....rüzgar kulak boşluğundan beyninin içine işler, .sonra biraz kann, sızardı , çok azcıkk...biraz yün alır, ısıtır kulağı sarardı pamuk prenses.
 velhasıl, kulak zarının delinmesinin ilerde yaşanabilecek duyma eksikliğine yol açacağı olayına, kimsenin aldırdığı yoktu:)

ve yıllar sonra kbb doktoruna gittiğimde, kulağın üç zarının olduğunu ve bu zarların kendilerini yenilediğini sadece bi tane zarda azcık hasar kaldığını söylediğinde:) ha ha ...tanrının varlığına bi kez daha inandım:)
VE DEDİM Ki, TANRININ KORUDUĞUNA KULLAR NE YAPABİLİR Kİ???nefer-neforizmalr:)
ama efendicim mevzu o deil:) bakın mevzu ne?
Bu zar meselesinin kulakta olanının yırtılmasına kimse takmıyordu da, bacak arasındaki yırtılmışsa! vayy...o müminenin haline:) cıkk...cıkk..hiç hoş deil:)

Bu müminelerden biri vardı ormanda.zar delinmişti! delükanlıyı onunla evlenmesi için zorladılar:) delükanlı onunla evlenmektense, ormanı terk etti:)sazan Emine!hımm...keşke onun zarıda kendini yenileseydi, kulak zarı gibi:)

Sazan Eminenin, hakkında ölüm fermanı çıkmadı ama cıkk... onu ormandan gönderdiler. bi daha hiç kimse adını anmadı. sanki yokmuş gibi. uçtu gitti.yeni bi sabaha uyandı orman...hiç kimse onu doğurmamış gibiydi.hikayesi sessizce yayılıyordu, küçük şirineler büyük ceylan gözlerini açıp dinliyordu.toprağın, dağları yediği uçsuz bucaksız bi cehenneme göndermişler onu.şittttttt!!! uslu durun...er kişiden uzak durun! ha ha ...allam yaa...çok basit:)

Demem o ki sana; hımm...mühim olan zar değil mirim, zarın olduğu yer kanımca:)zarlara eşitlik!!!kulak zarı delinen kızlara da alaka istiyoz:))))ha ha...çok hoş.)

Hiç yorum yok: