Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

29 Ekim 2010 Cuma

cumhuriyet, çok yaşa!!! CUMHURİYET, ÇOK YAŞA!


Markiz'de oturmuş sakin

Seyrediyor zamanı gözlerinde tozlarla

istanbulll hatırasııııııııı....

Bir yerinde Altın yaldızlı tarih ve yazı.

16 MART 1920!!!!
istanbul işgal altında! esir şehrin insanları.Esaret, bazıları için, dayanılmaz bi ağırlık! bazıları için dayanılır bi hafiflik. Ağırlığı hissedenler, anadoluya kaçıyor.Geri dönmek için gidiyorlar.
Paristen, ülkesi için geri dönen türk'e şöyle diyor sevgili zevcesi:-bu günün hayırlı solcuları diye varsay:)
-neden ingilizlerden nefret ediyorsun?ingilizler bize ne yaptı ki? kızımız ayşe için pariste bi okul bile ayarladılar.kızımızı hiç sevmiyor musun ?ayşe yi? onun istikbalini hiç düşünmüyor musun?
Anadoluya gideceksin!o işe yaramaz! ilkel insanlar için değer mi?

Demem o ki sana; benim için döndüler!Ben Fatma. BEN BÜYÜDÜM!onlara saygı duyuyorum ve unutmuyorum!!!!unutmayacağım.Kime saygı duymalıyım peki? onlardan üçer, dörder alınız diyerek beni mallaştıran, muhammede mi ?
unutmamalıııııı....hatırlamalı....sevgiyle anmalııııı...anılarla gönülleri hoş tutmalı:)ne hoş türküdür:)

Hiç yorum yok: