Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

2 Eylül 2010 Perşembe

Sarı Fatma


Bi gün,
yağmurlu bi sabaha
uyandığında ormanda,
günahkar kıllarından,
kurtuldu Fatma.
bi makas döktü saçlarını,
göğsüne, omuzlarına.

Çocuklar toplaşıp başına,
bağırdılar ona.
Kabak Fatma,
kel Fatma!
Şekerli ekmeğini yedi,
sümüğünü emdi.
temizlendi.
Artık, Muhammedle oynayabilirim dedi.
gülümsedim:)
gülümsedi:)

1 yorum:

neferteti dedi ki...

fotoğraf bana ait deil::)ama çok hoş.)