Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

25 Eylül 2010 Cumartesi

hayatımın yontma taş devri:)


     Ben kuşlarda küçükken,en sevdiğim derslerden biriydi tarih. Hangi savaşta kaç kişinin öldüğünü soran angut hocalar dışında hocam olmadı ama:)yine de büyük bi heyecanla,kılıç şakırtılarıyla çevirirdim sayfaları.
zamanın tozuna karışmış, anadolu medeniyetleri, en büyük aşkımdı:) misal hititler :)hayat için gerekli olan bi çok şeyi unutup, hitit kraliçelerine tavananna denildiğini bi mıh gibi tutardım aklımda:)haliyle, bu yaşamsal bilgi ormanda çok işime yarıyordu:).
Gizlesem hiç fayda etmezzzzzzzzzzz,
Söylesem de daha beterrrrrrrrrr.
SORMA NEDEN, SORMA NEDEN ne hoş söler rafetim romanım:)

    Ama efendim, mevzu o deil. bakın mevzu ne? Hayatımı devirlere bölüp anlatmak fikri o devirde düştü aklıma:)
    Misal hayatımın yontma taş devri, gerçekten bi felaketti. Ormandayım, ayaklarım çıplak,yedi cüceyiz, pamuk prensesin etrafında,
daha çok küçüğüm avlanmayı bilmiyorum. cıkk...Cık...diye vahlanıyordu pamuk prenses, feride teyze, bu kız başıma kalacak...ha ha..o bi futurist:)
Taşları toplamaya başladım önce... bi sürü yontulmamış taş:) hımm..devrin gerektirdiği davranış biçimini sergileyip, uygun olanlarını yonttum:) uçlarını sivrileştirdim:)mağaramın duvarlarını çizdim. uçan bi kazz!!!

     Topraktan çömlek yapmaya başladığım sonra:)artık bi mağaram var. üşümüyorum çok iyi. Zeki, çevik, ahlaklıyım aynı zamanda:) ama hala avlanamıyorum, toplayıcılık yapıyorum, ormanda ne var ne yok toplayıp yiyorum. Karnım tok,sırtım pek. Büyük ceylan gözlerimi açıp mağaramdan dışarı bakıyorum ara sıra.Biraz korku var hala, sivrilenmiş taşlarım hemen yanımda.En küçük bi tehlikede ışın kalkanlarımı açıyorum:) kimseye saldırmıyorum, ama bana saldıranları öldürüyorum.Bi kaç taşıma kan bulaştı. Bazen ben, benden korkuyorum. Ne yapacağım hiç belli olmuyor.Taşlarını iyi sakla sana saldırlarsa kafalarına vur, diye bağıran pamuk prensesin sesi, kulaklarımda.Kendini korumayı öğrenmelisin.Kendimi korumayı öğrendim. Yaşama tutun. Tutunamayanları okumamama rağmen, yine de tutunuyorum.sakın bırakma!!! sakın bırakma!!cıkk..asla bırakmam:)
aaaaaaaaaaa benimmmm dilsiz dillerim. a benim sessiz ellerim. Yakala saçından tut hayatı. Çevir yüzüne öp öppppppp....ne hoş söler sezenim:)
çevirdim yüzünü ve öptüm:) hımmm...çok hoş.)

4 yorum:

Cevdet Aykan DEMİR dedi ki...

çok çok hoş:)))

neferteti dedi ki...

tşk cevdet şirin:)beni sizler var ettiniz:)

fer nia dedi ki...

pazar sabahı gülümsememi sana borçluyum:) teşekkürler..

neferteti dedi ki...

mucukkss benim beyaz şirinim:)