Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

15 Eylül 2010 Çarşamba

DEVLETLEŞEN ŞİRKETLER VE MONARŞİNİN DÖNÜŞÜ:)KRAL ÖLDÜ!YAŞASIN YENİ KRAL! PADİŞAHIM ÇOK YAŞA!


Solduyumun dediğidir:)

Kral öldü yaşasın yeni kral! sloganı garbın afakında dalgalandığı demler, padişahım çok yaşa sloganı da şarkın afakında dalgalanıyordu. Ve günlerden bi gün, Fransada hain bi giyotin, kralın kafasını koparırken şarkın padişahı, kalın ensesinde soğuk bi rüzgar hissetti.

Tebasına en iyi aşı veren kral ya da padişahın ölümü ya da doğumu büyük bi guruhu ilgilendiriyordu ki, karnı tok sırtı pek tutan, kral 1789 tarihinden itibaren yerini ulus denen bi sürüye bıraktı.Rüzgar hızla esti ve monarşinin, diktası tarihin tozlu sayfalarına saklandı
Artık devleti padişah değil, ulus yönetecekti.

ulus-devlet burayaaaaaaaa!!! yumrukk havaya!!!ha ha...çok hoş slogan:)

Bu ne üdüğü belirsiz sürü, aç halkı tok kılmak, çıplak halkı giydirmekle yükümlüydü. Bundan böyle halk, garbda kralının, şarkta ise padişahının çok yaşaması için değil de devletin çok yaşaması için çalışacaktı.karnını doyuran, sırtını giydiren devlete sıkı sıkıya bağlandı.

Zaman aktı...zaman geçti...zaman zaman içindeeee...ve günlerden bir gün monarşinin tohumları yeniden tazelendi:) Aç halkı doyurmak, çıplak halkı giydirmek,görevini üstlenen, dev şirketler okyanusun ötesinden çıktı geldi:)

Sam amca ve kuzenleri, sömürünün adını değiştirmiş, sakallarını kesmiş müslüm gibi parası neyse ben öderim, felsefesini usulca, ulusun kulağına fısıldıyordu. Artık devlet hantallaşmış, tebasının karnını doyuramaz hale gelmişti.Elinde ne var ne yok satmalıydı.batannn gemininnn malları bunlarrrrrrrr....
Öyle ki bu dev şirketler, küçük ulus devletleri, hüpp...
diye içine çekecek kıvama geldi.Microsoftun bütcesi, küçük ulus devletlerin eceli olacaktı.ve elbette buna doğudaki müslüm, vebil kaderi diyecekti:)
Artık halk, devletle bağlantısını sağlayan vatandaşlık kavramını, sorguluyordu.Kendisinin karnının tok, sırtını pek tutan şirket içinse yapmayacağı şey yoktu.Büyük şirketler sayesinde, sam amca, küçük ulus devletlerin vatandaşıyla, bağlantısını sağlayan en büyük damarı kesmişti.misal şah damarı.
Bu arada, ulus devletin sonunun geldiğini söyleyen fısıltılar, bağırışlara dönüştü!Sana iş vermeyen aş vermeyen devlet ne işe yarardı.Her zaman ki gibi holıvıd bu çabalara kol kanat gerdi.Şark merkezli filmler çekilip arada küçük repliklerle bu düşünce biçimi vatandaşın bilinçaltına yerleştiriliyor.misal -- film--pers prensi:))bi replik:)sevimli hırsız şöyle diyor-neden devlete vergi veriyoruz kİ; bizim için ne yapıyor?

ve hoşgeldin monarşi!rivayete göre dünya çapında, 94.286 kişi, Bill Gates dudaklarının arasından çıkan cümlelere bakıyor.öldüğünde yerine geçen velihatın, kendilerine culus dağıtıp dağıtmayacağını merak ediyor.
KOMPLO TEORİLERİ-M-S-2010-NEFER-NEROFİZMALAR-TABLETLERE YAZILSIN-ha ha...çok hoş.)

Hiç yorum yok: