Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

22 Haziran 2010 Salı

Onursuz Onur ve Sam amcanın şişman kedisi:)


Solduyumun dediğidir.

Gelll…sokağıma gell…penceremiii açç..yatağımaa gelll… hadi hazırımmm yeter kii onursuz olmasın aşk.. Allam ya ne hoş söyler Levent’im Yüksel’im. Aşk bile onurunu kaybedince değersizleşir. İnsan kişisi, bu değerin kaybolacağı endişesine kapılır kapılmaz, çoluğuna çocuğuna ad olarak koyuverir. Ama adına Onur deyince bu durum,ne yazık ki; Onuru, onurlu yapmıyor.
Bu devirde onur, haysiyet gibi kavramlar dolar yuro paritesi karşısında sürekli değer kaybeder. O kadar ki, belli bir süre sonra piyasadan silinecek endişesi hakimdir.

Onur, nasıl onursuz oldu? Bu süreç yavaş yavaş mı, yoksa aniden mi gerçekleşti.
Büyük bi ihtimal bi evin bi oğlu olan Onur, el bebek gül bebek büyür. Paşa babası onu kolejlerde okutur. Adına Onur koyar ki, paşa baba böyle şeylere değer veren bi zatı muhteremdir. Vatana millete hayrı dokunsun. Gelin görün ki, Onur, sam amcanın kucağına oturduğundan beri işler değişir.Artık o bi ülkenin vatandaşı değildir. Bi şirketin elemanıdır . Peter Drucer amcamın, bahsettiği şirket vatansdaşlığı kavramı Onura cuk…oturmuştur. Onurun artık, şirketi için yapmayacağı hiçbir şey yoktur. O şirket andını içmiştir ve şirketin bayrağını, ülkesi neresi olursa olsun oraya dikecektir.

Artık Onur, bi evrensel insan modelidir. Evrensel insan: yeme, içme seks içgüdüleri karşılandığı sürece bu içgüdülerini en iyi şekilde karşılayacak şirkete hizmet edecektir. Ve gelin görün ki, bu şirketlerin çoğu, sam amcanın şirketidir.Ve sam amca, dünyanın her bölgesine onuruz Yumokolar, onursuz Mayalar, onursuz Muhammedler göndermiştir.Hal hal değil, hal bildiğin gibi değil demiş, zamanın birinde bi feylezof:)

Ama efendicim, mevzu o deil. Bakın mevzu ne? Sam amcanın şişman kedisi büyük karyolasında elinde uzaktan kumandasıyla dünyayı kontrol eder. Lazanya yer. Bi düğmeye dokunmasıyla, dünyanın bi ucunda binlerce insancık telef olur. Varvara Aleksiyevna, Dosteyevskinin tozlu sayfalarından çıkar gelir. Yapacağı hiçbir şey yoktur, efendisine itaat etmekten başka.Bi düğmeye dokunmasıyla, dünyanın bi başka köşesinde insancıklar birbirini boğazlar.Bu zavallı kedicik ,sabahtan akşama kadar o büyük yatakta yatmak zorundadır. Ve düğmelere basmaktan parmakları helak olur. Bu azap verici hayat bakın ona neye mal olur. Şişmanlar:) Peki bu kedi niye şişman?

ABD'de devlet kurumlarının topladığı son veriler, Amerikalıların dörtte birinden fazlasının şu anda aşırı kilolu (obez) olduklarını ortaya koydu.ABD Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezi'nin (CDC) verilerine göre obez olan ABD'li yetişkinlerin oranı, 2005 ile 2007 yılları arasında yüzde 24'ten yüzde 25,6'ya yükseldi.Alabama, Mississippi ve Tennessee'de, tıbbi olarak obez kabul edilenlerin oranının yüzde 30'a ulaştığı belirtiliyor.Amerika'da yapılan bir araştırma, ülkedeki şişmanlık oranının artmaya devam ettiğini ortaya çıkardı. "Trust for America's Health" adlı organizasyon tarafından yapılan araştırmaya göre, 2006 içinde ülke çapında şişmanlık oranı azalan tek bir eyalet bile yok:)

Hım…bu kedi sürekli şişmanlarken, dünyanın düğer ucunda açlıktan ölen kedicikler var. Bu durumun birbiriyle bağlantısı var mı? Yoksa bu bi tesadüf mİ? Dünyanın diğer ucunda açlıktan ölen ya da birbirini tırmalayarak ölen kediciklerin böyle anormal davranışlar sergilemesinin nedeni, şişman kedinin tüm yiyecekleri midesine indirmek istemesiyle alakalı olabilir mi?
Dünya onu seviyor. Dünya ona gülüyor. Biz ona gülüyoruz.Komik mi?Tembel, şişman, sevimli Amerikan kedisi . Bi de bizim van kedisine bak.Daha güzel ilginç ve sevimli olmasına rağmen, soyları tükeniyor. Eğer açlıktan ölmez yaşamayı başarırsa bile, onursuz Onur onu yiyecek. Şişman kedinin bi düğmeye basmasına bakar.

Velinin oğlu Orhan çıktı geldi dedi ki;

Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;.
Benimki aslan ağzında;.
Sen aşk rüyaları görürsün,
ben kemik…
ha ha…çok hoş:)

Ben söymedim ki, bunlarıııı kedi söylediii....ne hoş söyler candanım:)

Hiç yorum yok: