Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Ekmeğini paylaşan adam


Anabelli, ormanda yaşayan yedi cücelerden biriydi ve masal dinlemeyi severdi.Günlerden bir gün, çember sakal ormana geldi. Büyük ağaç, buyur etti.Oturdu soframıza.Ye, iç, anlat dedi.Bi adam varmış dedi, buralarda.Allahı bilmez, tanımaz.Komünist derler adına.Dikkat edin oturmasın sofranıza.Betibereketi kaçar ekmeğin, melekler terk eder sizi!

Büyük ağaç, yosunlu yüzünü okşadı, tanır biliriz dedi.Ekmeğini paylaşır herkesle.Dersin ki; allahı bilmez.O allahı bilmez ama bre cahil, bilmezmisin ki, allah onu bilir. Allah her şeyi bilen ve görendir.Onu da görür. onu da bilir. Ekmeğini paylaşan adam, iyi adamdır.

2 yorum:

neferteti dedi ki...

böyle bi ağacın gölgesinde büyüdüm:)çok hoş:)

TACLAMACAN dedi ki...

ekmek paylaşmak çok onur verici bir hâl durumudur hele hele paylaştığın adamdan yediğin hançer karşısında bile gülümsüyorsan çok berhudarsındır. işte o vakit her neye inanıyorsan o'nun en çok sevdiği güçlülerden birisisindir. ekmeğini bölüp hiç hesapsızca AL! demek.. ve huzur içinde yine hiç hesapsızca karnını doyurmak. Sonrası rrrasgele... gibisinden. hem hepsini yesen nolacak biraz daha mı fazla yaşayacaksın an itibarıyla bir sonraki katî sona doğru. Hayır ha bir eksik ha bir fazla ne fark ederki.. Toprak son durak , üstündekileri orda bırak. İyiliklerin kanat olup güzelliklerine seni alıp götürecek o ülkeye..