Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Kezban Pariste değil, Barselonada:)


Sol duyumun dediğidir:)

Bin cefalar etsen almam üstüme…gayet şirin geldi hallerin dostum…dostum...sensiz dünya malı neyleyim dostumm…dostumm dostum…türkücüğü dudaklarında, topuklu ayakkabıları ve sırt çantasıyla o bi idol. Görseniz hemen tanırsınız, türkü çığırıyor katalonya plazada:)

Denizi görmek için,
Ormandaki en uzun ağacın tepesine tırmanan benim! dedi sol duyum çıktı geldi.
Cıkk…ormandaki en uzun ağacın bile, denizi görmesini sağlayamayacağını anladığında 6 yaşındaydı. Hımm..dedi, sarışın başını kaşıdı.Başka bi yolu olmalı! Ormanın derininde dalgalanan bayrağa gördü.gülümsedi.
Olmalıııı!! Yaşamın bi anlamı olmalı, senden başka, benden başka, sana görünmeli bende olmalı…ne hoş türküdür.

Ama efendiciğim mevzu o deil bakın mevzu ne.
Barselona deyince…cıkk…alam yaa…yok efendicim futbol takımı demiyecem elbette, dememe fırsat kalmadan, bizi hemen stada götürdüler. İnsancıklar foto çekildi Barselona stadının önünde.ha ha ...yuh yani…arenaya gitmeyi tercih ederim. Bu arada geçen yıllarda matadoru boynuzlayan boğa olayında, boğanın tarafındaydım…boğa taraftarıyım ben:)

Cümleciğimi tamamlayayım. Barselona deyince, Cıkk…Barselona futbol takımı deil, Sagrada familla kilisesi gelir akıllara. bilenler bilirler. Antonio Gaudi’nin dev eseri. Emeğin ve inancın bileşkesi.
Efediciğim bu adamcağaz bi demirci çırağı. Sonra mimarlık okumuş. Sadece okumakla kalmamış, yaşamış mimarlığı. Sagrada familya da inancın doruğuna ulaşmış, esere bakınca Gaudinin tanrı korkusunu görebilirisiniz. Şüphesiz burada bize apaçık bi mesaj var. Eserin dış cephesindeki ürkütücü görüntü de, tanrının gazabının bi tecellisi kanımca:)
1882 yılında yapımına başlanmış bu kiliseciğin, hala daha yapım aşamasında. Sevdim bu İspanyolları, başladıkları işi bitirmiyorlar…ha ha ..aynı biz:)
Gaudi 16 yılını gece gündüz çalışarak bu esere vermiş. Sonunda bi sabah Sagrada Familyanın önünden geçen bi tramvayın altında kalmış, işçi tulumlarıyla. İşçisin sen işçi kal…haydi al takımları türküsü dudağımda…ah, ne gam! Tanrıdan korkarak ölmek…biraz sevseydi keşke…birazcık sevgi bulaştırsaydı, hayata, eserine:)

Efenciğim, bu gaudi insanı sadece Sagrada familayayı inşa etmekle kalmamış, Barselona’nın her köşeciğine bi eser bırakmış.misal mimar Sinan..öle yani.
Bahsetmeden geçemeyeceğim bi diğer eseri de Guell parkı…allam yaa çok hoş…zamanın zenginlerine hitap eden bi kurtarılmış bölge. Küçük şirin evleri…Şirinlerin Belçikalı yaratıcısı, gaudiden kopye çekmiş söyleyeyim.valla. üstelik bu park bi ormanda:) ha ha ..çok hoş.)
Bi de Salvador dali var..ama artık o da haftaya…haftayaaa buluşalım haftayaaa….ne hoş türküdür:)

Hiç yorum yok: