Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

11 Nisan 2010 Pazar

GÖÇ

GÖÇ
Güneşin doğduğu yerden,
dörtnala,
ekmeğin kokusuna geldiler.
Kurtların, aç çığlıkları, gözlerindeki.
Deli bi rüzgar, dağıttıydı da,
kara saçlarını kadının,
kokan nefeslerinde,
inanç,
bir çınardı göğüslerindeki.
Şimdi ellerinde bayrakları,
batıya giden çıplak ayakları,
durmalı artık!
Artık suya giden ayaklarımıza,
suyu getirmeli ellerimiz!
m.s 2010-nefer

1 yorum:

TACLAMACAN dedi ki...

Eller!..
Evet eller getirmeli artık suları