Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

24 Mart 2010 Çarşamba

Bihter Behlülden hamile!!! Lorenz eğrisi kimden hamile?:)


Sol duyumun dediğidir:)
Anabelli ormanda yaşayan yedi cücelerden biriydi ve masal dinlemeyi severdi, bi de türkü söylemeyi. En ateşli tartışmaların arasında hiç alakasız bi türkü gelir otururdu dudağına…her melodi türkü tadında…bazen Kahtalı abimin kaytan bıyıklarından, bazen Selda ablamın, sıvasın yollarından, olmadı karaca oğlandan, olmadı Musa amcamdan…ohoo…gezmeee ceylannnn bu dağlarda, seni avlarlarrrrrrrrrrrr, anadan babadan yardannn ayrı koyarlarrrrrrrrr… solduyum çıkar sol omzuma oturur da, amannnn avcııııı, vurmaaaa beniii der, ben bu dağınnnnn aybalammmm maralıyaaammm, ben bu dağın ay balammm maralıyammm:)

Ama efendim mevzu o deil. Bakın mevzu ne. Sol duyum biçare duyum, ormanın derininde altın günlerine katılır her dem. Bi tür sosyalleşme çabası. Bennnnn bu dünyaayyyyyaa sevmeyee geldimmmm,eşi dostu görmeye geldimmmm. allam yaa..ne hoş söler candanım…işte o hesap. eşi dostu görme muhabbeti. Pasta börek, koca moca, buncağızım da yok ama olursa elde tutma taktikleri, yoksa, bulma taktikleri. Bi işe yaradıklarını görmedim ama neyse…

En vazgeçilmez konulardan biri aşk-meşk vs.:) kız dedi biri muhabbetin en tatlı yerinde, pastasını ağzında yuvarlayıp, geçen akşam, senin gömleğinden Bihter de gördüm. Bu zındık durdu bi an. zihnini yokladı.işyerine yeni biri geldi de ben mi kaçırdım diye şöle bi belleğe reset attı..cıkk..bihter? ha ha …dedi hatuncuk, yuvarladığı pastayı yutup, kız aşk-ı memnudaki Bihter. Akşam tv izlerken arayacaktım son anda vazgeçtim..uyuyodur o şimdi dedim. Niye koca bulmadığın belli. ha ha ...gömlek o kadar hoştu ki, nereden aldın diye devam etti. Sol duyum gülümseyip pazardan dedi:) ha ha.. .çok hoş:) çakma kız benimki.
Sonra birden hatunun kimden hamile olabileceği ihtimalleri hesaplandı. Allahtan olasılıklar iki taneydi. Onda bundaaa şundadır, onda değil bundadır…yapıldı..
Sol duyum çıkıp sol omzuma oturup sarışın sarışın gülümsedi. Bihter’i bilmem ama lorenz eğrisinin kimden hamile olduğunu bilmek asıl mevzu dedi.
Şimdi zamanın birinde lorenz diye bi gavur, bi ülke gelirinin, o ülkeciğin nüfusu arasında nasıl bölüşüldüğünü gösteren bi eğricik yapmış. Aslında bu bi eğri deil doğru, ama benim ülkem gibi, kimin elinin kimin cebinde olduğu bilinmeyen ülkelerde, bu doğrucuk eğriliyo, doğrusunu allah bilir elbette ama, biri onu çaktırmadan beceriyo ki; karnı sürekli şiş. bu durumda asıl soru bihterin kimden hamile olduğu değil, lorenz eğrisin kimden hamile olduğu dedi, sol duyum çıktı geldi.

Peki bu doğrucuk nasıl eğrilir? Bu namus ehli lorenzin karnı nasıl şişirilir? Efendicim bi ülkedeki toplam gelirin büyük bi kısmını mutlu azınlık denen nüfusun az bi kısmı mideye indirirse, buna karşılık nüfusun büyük bi bölümü toplam gelirden zırnık şeklinde faydalanırsa, bu durumda lorenz bu mutlu azınlık tarafından becerilmiş olur ki, efendicim bu p.çin babası benden duymuş olmayın, bu azınlıktır.

Efendicim lorenz eğrisin bu şekilde ahlaksızca becerilmesi, toplumda aşırı derecede gelir farklılıkları neden olur. Anlayacağınız ahlaksızlık diz boyu. Zengin daha zengin, fakir daha fakir olur. Galbraith’in deyimiyle bu durum, kinizmi doğurur. KİNİZM toplumu infiale sürükler ki; asıl tehlike budur. Ve günlerden bi gün, bi bakmışsın kerbela, bi de baktın madımak.
Elbette Bihter’in kimden hamile olduğu kadar helecan yaratmadı farkındayım, ama nasip gelecek bölümlere inşallah:)

Hiç yorum yok: