Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

26 Şubat 2010 Cuma

Sanat Dünyasının Ergenekonu:))

sol duyumun dediğidir:))

Bu devirde kimse sultan değil, bezirgan değil, boşuna güvenme hiç kendine, kimse şah değil padişah değil..ne hoş söyler sibelcan hatunu yuvarlak kalçalarını kıvıra kıvıra…
Bu ülkede hukuk, Sibel Can’ın kalçaları gibi yuvarlak ve kıvrak oldu son demler . Hak mevla onu çoluğuna çocuğuna bağışladı..

Zamanın birinde, kaçamak aşk yaşadığı sevgilisi, hoş fotolarını oraya buraya satacağı tehdidini savurunca, ne yapacağını şaşıran fok balığı, derhal soluğu bi mafyada almıştı..
seni mermi manyağı yaparım sözcüğü kalmıştı o demlerden kulaklarımızda .Öyle hömkürüyordu, yumuşak mafya...
Ama gelin görün ki Sibel Can hatunu, bu olaydan kazasız belasız yırtmıştır. Çete oluşturmaktan ya da adam öldürmeye ya da tehdit etmeye teşebbüsten hapis yatmamıştır. Sol duyum geldi,sol omzuma oturdu, tatlı tatlı kaşındı, dedi ki, bunun Sibel Can hatununun försleydiye gidip ağlamasının etkisi var mıdır..:)vardır,elbet. Ardından, sahnelere kendini atmış, derhal kafaya da bi türban takmıştır.Ben sizdenim, mesajcıkları.
Efendime sölim, efendime söylerken sizde dinleyin..Belli bi dem sonra bi mankencik, misal Tuğba Özay, ben Atatürkçüyüm, bu zihniyete karşıyım diye bi cümlecik kurmuş, hemen akabinde, adam öldürmeye azmettirmekten içeri alınmış.Bu durum mankenciğin bana, tubiş derler asarım keserim, filan gibi bi telefon konuşmasına olay bağlanmış ve hatuncuk..hapis..:))bak sen, elbette bu durumda olay yargıya intikal etmiş, lafçıkları. Kalçaları da sibel can hatununu gibi yuvalak değil..ama bacakları uzundu vesselam, yazık ettiler:)

Efendime sölim mevzu o değil. Bakın mevzu ne. son demlerde, ara sıra şarkılarının bir ikisini mırıldandığım, deniz seki tombul kuşu, bir müddet önce ben Atatürkçüyüm diye bi kanalcıkta bi cümleği ağzından kaçırmış, tesadüfe bakın ki; bi müddet sonra hapiste. Neden sebep!! uyuşturucu satmaktan:)) sol duyum çıktı geldi bu hatunu orospuluktan içeri alsaydınız. eyvallah:))ama uyuşturucu satmaktan hapis yatıyorsa ben bu ülkenin hukukuna hukuk demem, guguk derimm..Her er kişinin bildiği gibi sanat dünyasında uyuşturucuyu tatmayan kimsecikler yok gibi..Son demlerde Türkan Saylanın ölümü üzerine cesur bi yürek daha misal Tarkan çıkıp ben Atatürkçüyüm demiş..sol duyum çıktı geldi dedi ki..tarkanı yakın da vergi kaçırmaktan hapiste görürseniz şaşırmayın..bunlar elbette ergenekonun sanat camiasındaki ayaklarıdır. böle ayakları bir bir kırmak lazım.. Pişman mıyız asla….güzelleştik yasla...ne hoş söler sezenim.
Altında bi tarih:)

08 Temmuz 2009 Çarşamba, 10:54:34

Ha ha …ben bi biliciyim..hımm..kendimi böle nitelendirmek istiyomm..cıkk..bu çok banal oldu..daha Avrupayi bi şey..hah…buldum..füturistt. Bu arada tarkana vergi borcu çıkaramadılar herhal ha ha ..olay yine uyuşturucuya kaldı zahir:) Bu da yazımın, standart sapması olsun..
Bide seki tombul kuşuna bu olay bi ders olmuş, artık atatürkçü deil, türbeci olarak doğru yolu bulmuştur:)ha ha ..çok hoş:)

Hiç yorum yok: