Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

10 Aralık 2009 Perşembe

DEVLETLEŞEN ŞİRKETLER VE MONARŞİNİN DÖNÜŞÜ:) OLMADI OLİGARŞİ:)

SOL DUYUMUN DEDİĞİDİR:)
David Ricardo, Keynes, Adam Smith, en çok ‘Adamı’, severim aralarından:) Hep Adem diyesim gelir bu zata:) Hepsi cennetlik vesselam. Yaşayan bi efsane vardı. Neydi adı..hımm…Peter Drucer. Üretim faktörlerini, köklerinden sallayıp bilgiyi altıncı üretim faktörü olarak belleklerimize yerleştiren zat-ı muhterem. Bilgi güçtür, sahip olan kazanır. Misal atom bombası. Bigg...bommm..Kısa ve acısız.!böyle bi film vardı, şimdi geldi belleğe:)kısa ve acısız, olmadı tabi, kısa olduğu doğruydu da, acısız kısmı..cıkk..bol acılıydı Japonlar için. Nedense soykırım denince akla kısa ve acılı Hiroşima gelmezde hemen onun adı gelir. Ne hoş reklamdı.. hitlerrrr, hitlerr..Elbette bunun belleklerimize kazınmasında yahudi mazlum halkının para peşin kırmızı meşin yapmasının payı büyüktür.
Efendicim ama mevzu o değil. Bakın mevzu ne.
Bu Drucer zat-ı muhteremi şirket anlayışını yeniden yapılandırmış. Şirket vatandaşlığı kavramını çalışanların belleğine kazmıştır.Misal şimdiler büyük şirketlerin çoğunun duvarlarında şirket andı gibi yemincikler oluşturulmuş, şirket çalışanları hem maddi olarak hem manevi olarak tıpkı bi ulusun parçalarıymış gibi şirkete bağlanmıştır. Hatta şirketlerin çeşitli renklerde logoları oluşturulmuştur ki misal kırmızı beyaz coco cola gibi:) buda bi ülkenin bayrağı mahiyeti taşır.
Sen bizim babamızsın sen ne dersen o olur:) hey gidi barış abi..ne hoş sölerdi..vatandaşın ekmeğini veren bunun karşılığında ondan vatandaşlık görevlerini yerine getirmesini isteyen devlet, yerini yavaş yavaş şirket sahiplerine bırakmak zorunda kalmıştır. Şirket bütçeleri o kadar devasalaşmıştır ki, bir çok devletin bütçesini katbekat aşmıştır. Misal general motors, misal microsoft, misal coco cola.. ee döndük mü monarşiye:) cıkk..olmadı oligarşi..
Demem o ki sana:)
Son demler kuş gribi, sars,domuz gribi vs. gibi salgın hastalıkların aşısını üreten şirketlerin, bu gerçeği haklın kulağına fısıldayanlar sayesinde, ürettiği aşılar ellerinde kalmıştır. Şimdi vatandaş şirketlerin kıskacında kalan devlete güvenmemektedir. Beşinci dalga bitti, altıncı dalga bi Tusunamiye mi dönecek!! Bu bi muamma. Bekleyip ya öleceğiz ya da göreceğiz:)
Neferteti mazlum halkını selamlar:)

4 yorum:

fer nia dedi ki...

kendimi yağcı gibi hissetmeye başlıycam:p
ama beğeniyorum naapıyım..harika:)

neferteti dedi ki...

seviyom seni beyaz şirin:)

h1n1 dedi ki...

2009 perşebe diyor tarih için neferim?? yeni yazı yazamıyor musun artık? :(

neferteti dedi ki...

yazıyom ya domuzcuk:)peşimden gel:)mevzu bu konuya dönünce, terennüm edelim dedik:)