Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

8 Ekim 2009 Perşembe

Kadınlarda savaşı kaybetti:(

CAN DÜNDARIN KÜRT KADINI AÇILIMI:)
Sol duyumun dediğidir:)

Efendim, bilenler bilirler anabelli, ormanda yaşayan yedi cücelerde biriydi ve masal dinlemeyi severdi. Modern masallar dünyasının Lafontenleri bellediği bi iki yazarcık vardı. Bunlardan biriydi CANcağızım.
Efendicim geçenlerde KÜRT kadını adlı yazıcığına bi göz attım.
Bi taşşşş, attım, pencereye, ‘tık’ dedi
anası çıktı, gızım evde yok dedi, vayyyyyy…vayyyyy…
ne hoş söler Kahtalı Mıçı abim.
neyse efendim mevzu o deil…
bakın mevzu ne:))
Bu CANcağızımın analizi sentezi bi başka.
Bakın efendicim, son demlerde, hatun kişinin da bi özgürleştiğini nasılda analiz etmiş:)
efendim der ki; Türkiye de son demlerler iki akım kadını da bi özgürleştirmiştir.
1-İslami hareket
2-Kürt hareketi
Hoşş…çok hoş:)
Efendicim, CANcağızım, islami hareketin kadınları da bi özgürleştirdiği kanısına nerden vardın bilemiyorum. Bu kanıya varmanda Suudi modeli jipli şulebaş hatunların, etkisi vardır die tahayyül ediyorum ki; bu hatunlar toplumun, %1 bile değildir. Misal biz ormanda yaşayanlar büyük ceylan gözlerimizi açıp, sizin bu analizlerinizi hayretle izliyoruz.

Efendicim islami hareketin kadınları evlerden çıkardığı doğrudur. Kadının yaşam alanını, mutfakla yatak odası arasında belirlenen bu zihniyet, kadına, evden dışarı çıkma hakkını bi şulebaş olması şartıyla vermiştir. Bunun nedeni mazlum halkımın kadınlara verdiği değerin artışı değildir. Türkiye Cumhuriyetini şehyler ve müritler ülkesi yapmaya her mübarek Cuma toplanıp and içen müritler ordusu, karşılarında cumhuriyet kadınlarını görünce, hımm…dedi. Akıllarına mutfakla yatak odası arasına sıkıştırdıkları hatunlar geldi. Kramer-Kramere karşı bi zamanlar böle bi film vardı:) işte o hesap…

Evden dışarı adımını atabileceğini söyleyen kocanın her dediğini emir telakki eden mümine, bi şulebaş olmayı seve seve kabul etmiş ve bu sağır eden örtünün en ateşli savunucusu olmuştur. Çünkü, bi şulebaş olması şartıyla sokağa çıkabilir, bi şulebaş olması şartıyla araba kullanmasına izin verilir. Bu sağır eden örtüyü bi özgürlük bayrağı gibi sallamaları bundandır. Çünkü bu zihniyetin zehri çoktan girmiştir damarlara. Çok azımız kurtulabildik. Çok az. Bu cariye yetiştiren cennetlik zihniyetin müritlerinin, elindedir müminenin ipleri. Hangi ipi çekerse o elini kaldırır mümine.
Bu ne kadar devam edecektir, peki? Cumhuriyet kadınlarını silene kadar. Bu işlem bitince mümine ait olduğu yere mutfakla yatak odası arasına geri gönderilecektir.
Peki kadınların, Kürt hareketindeki rolleri farklı mıdır? cıkk…sanmam
Kadınlarrrr....
Kadınlarrr, dağlara doğru..
sıla gurbet ,
çalı çırpı,
dağlara doğru...
geçer ,
gider, göçer gider ay çiçeklerii.
ne hoş söylerdi vicdansız:)
Kürt hareketine gelince…
Havuzlu villarında türkü çığırıp kadınları dağlara gönderen ve bunun parasıyla zevkü sefa süren er kişiler karşısında, dağlarda k..ç başına düşen s.kk sayısındaki dengesizliği gidermeye çalışan bi avuç kadın görüyorum.

Eylemlerde gaz bombalarının önüne atılan --ki kürt kadınının da evden dışarı çıkmasına bi eylemin ön sırasında yer alması şartıyla izin verilir:) yüzlerine puşi sarıp kadınların etekleri altına saklanan er kişiler görüyorum:)

CANcağazım, kadınların ön plana çıktığı savın doğru aslında. Ama mayınlı alanları temizlemek için gönderilen bi koyun sürüsünden farkları yok:))

Bu karanlık kuytu ormanın bi köşesinden böle görünüyo ahval
ikimizden biri at gözlüğü takıyo sanıyorum…
lütfen ben olayımm…lütfenn…
ama eğer o gözlüğü sen takıyorsan
vay bu memleketin haline:)neferteti mazlum halkını selamlar

Hiç yorum yok: