Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

17 Ekim 2009 Cumartesi

Anabelli tatilde:)) Senelerce senelerce evveldi; bir deniz ülkesinde yaşayan bir kız vardı, bileceksiniz ismi Anabelli:)

Ayşegül tatilde kitapçıkları vardı bi dem, ne hoş kızdı o Ayşegül. At kuyruğu yapardı saçlarını, minicik bikinisi...Böle kötü şeyler aşılıyodu bu cumhuriyet kitapları kızlara. Ayıp diyordu büyük ağaç ormanda , töbe töbe...Başında erkek olmadan öyle kız başına nereye? ? ? :)
Dağları deldim tek başımaaaaaaaa, fonda özlem tekin hatunu...
çölleri aştım bir tek ben...
erleri yendim kız başımaaaaaaaaa...sende yıkılmammmm...

Bide yıkılmadımmmm...
ayaktayımm...dertlerimle başbaşayım...
kötülere zalimlere...yenilmedim ayaktayım...
die çığırırdı, o bet sesiyle kafası hafif sola eğik, yüzünde mazlum halk ifadesi, güllerin en kırmızısı, Mahsun Kırmızıgül :))

Müziğin geniş yelpazesini sallayarak serinliyordu bi yaz günü anabelli. Hey gidi...Bi zamanlar TRT 2 de Sezen Cumhur Önal diye bi zat-ı muhterem vardı. Şimdi derdi size, çikolata renkli bi sanatcıdan bi parça dinletecem...Parçalarını hiç dinlemedi ama onu hep sevdi anabelli...

Efedime söliyeyim, mevzu o değil. Bakın mevzu ne. Uzanmışım kumsalaaaaa, güneş damlar içimeeeeeee... die bi türkü tutturmuşken yandaki şezlongtaki hatuna ilişti gözü. Çekirdek aile silüeti. Bir eliyle çocuğunun ağzına bişiler, tıkıştırırken, bir gözüylede yanında güneşlenen kocacığını göz hapsinde tutmakla meşgul yuvayı kuran dişi kuş:)
Haliyle beni görünce tehlike çanları çalmaya başladı , küçük kafacığında. O ara hatunun bu paramparça halini görüp, sol duyum çıktı geldi, cık...cıkk..dedi yanlış alarm :)) o tehlikeli değil. Onur, haysiyet, namus vs. gibi donelerle ormanda, yüklenmiş bellek. Bu değerler dolar- avro paritesinde sürekli değer kaybetsede onun için bi anlam ifade etmez, onun nezdinde, soyut kavramlar ateş pahası :)) hala daha takas-trampa misal o kadar yontmataş devri :))

Değer yargılarım, parçalanmış bi kristalin cam kırıkları gibi, kalbime, beynime, orama burama batmakta. Elim yüzüm kan içinde....
Boynumda kitabı mukaddesten tanrı sözleri, dünyanın kıyısına oturmuş, ay-yıldız bikinimle denize bakıyorum hoş, çok hoş...

Hiç yorum yok: