Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k

Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, k
Kalem kılıçtan keskin değilmiş, gördü, kavradı.Keskin bir kılıç karşısında kalem, susar, tırsardı, kalemlikten çıkardı.Sustu.Anladı.

21 Eylül 2009 Pazartesi

evrensel insan modeli:)

Hayvanlıktan insanlığa, insanlıktan hayvanlığa, çan eğrisi ve evrensel insan modeli:)-2-

Efendime sölim, efendime söylerken sizde dinleyin. İnsan denen mahlukatı, hayvandan ayıran nedir? Bu Darvin’in iddia ettiği gibi bi süreç midir? Misal zaman geçtikte insan, hayvansal özelliklerini kaybeder mi?
Ya da çan eğrisi gibi önce hızlı bir insanlaşma sürecini max. noktasında tamamlayıp, o noktadan sonra, bir noktadan ibaret insanlığını bırakıp, hızlı bi düşüşle geldiği yere yani hayvanlığa döner mi? Tersine evrim teorisi:)) Bu teori kime ait?? hım..elbette bana. Neden sebep?
Son demlerde peydahlanan evrensel insan modeli beni bu düşüncelere gark etti:)) Evrensel insan kimdir?? hım..kısaca şöyle tanımlayabiliriz : Birincil ihtiyaçlarının her şeyden üstün tutan , misal: yeme, içme, barınma, seks içgüdüleri karşılandığı sürece, eşeği saldım çayıra, otlayıp karnın doyura misali, toplumun ona vermiş olduğu tüm değer yargılarını reddeden, (onur-haysiyet-namus, millet, vatan gibi) savaşma seviş perspektifinden hayata bi bizon gibi bakan, savaşın, bazen sevişeceğin kişiyi seçme hürriyetini kazanmak için yapıldığını kavrayamayan bir homosapiyen:)) Yani çan eğrisinin dibi:))
Keza evrensel insan modelinin siluetinin bellekte oluşmasında, son noktayı memleketimin bi köşesinde, uzanmışım kumsala, güneş damlar içime türkücüğünü mırıldanırken, yaşadığım bu olaycığın etkisi olmadı değil.
Yine bi tatil günü.üç arkadaş, artos, patos ve dartanyos. Kumsaldayız. Yaşlı bi hatun, yanında özürlü bi çocuk. Babaannesi olabilir, beklide annesiydi hala merak ederim nesiydi diyeJ) Tekerli sandalyeyle onu her sabah kumsala taşıyo. Tabi bu durumdan ona yardımcı olan bizim şezlongcu başı gayet memnun. Olsun.. Çalışıyo hak ediyo çocuk..Ekmek parasıJ) Yaşlı kadın her şeyiyle bi alman..Kumsalda başka almanlar da var..Misal hemen yanı başımızdaki kolunun tamamı bi ejderha dövmeli şahısta alman.
Olay şöyle cereyan ediyor. Efendime sölim. Yaşlı kadın, özürlü çocuğu (bu arada çocuk 8-9 yaşlarında filan olabilir..) tekerlekli sandalyesinden indiriyo..ayaklarını denize sokmak için. O arada saniyelik bi olay! Bi dalga gelip, çocuğu hüpp diye içine çekiyo..Fakat kadın, çocuğu bırakmıyor. Birlikte sürükleniyorlar. Kadın yardım istiyor..Yanımızdaki dövmeli evrensel alman insanı, kılını bile kıpırdatmadan bakıyor..neyse ki bizim atos ve patos bi hamleyle çocuğu denizden alıyorlar. Yaşlı kadının yanına gidip, türkçe bir şeyler söylüyorum. Kadın zor bela gözleri yaşlarla dolu te-şek-ederim diyor.
Efendime sölim. Mevzu Alman olmak yada Türk olmak meselesi deil..insan olmak meselesi ki; zurnanın zırt dediği yer burası. İnsannn olllll…evlatttttt..ne hoş söler müslüm babamJ) İlk yardım eğitimi almadığı için kıllarını kıpırdatmamış olabilirler evrensel alman insanları. Ama bi cümle bile kurmadılar. Hiç olmazsa elini tutabilirlerdi..Aynı dili konuşuyorlardı. İnsaf dedi, sol duyum çıktı geldi.dedi ki; onurunu kaybetmiş insan, çan eğrisinin max.noktasından hızlı bir inişle dibe vuran bir hayvandır. Kısaca hiçbir hayvan, insanlaşamaz. Ama her insan hayvanlaşabilir. Tersine de olsa bu bir evrim:)

Hiç yorum yok: